Kelimeler arşivi içinde; başında "seke" olan, toplam 13 adet kelime bulunmaktadır. seke ile başlayan kelimeler listesini Scrabble, Kelimelik vb. gibi kelime bulma oyunları için veya Türkçe hakkında yapacağınız ders, araştırma veya ödev çalışmalarınızda kullanabilirsiniz.
Ayrıca sonu seke ile biten kelimeler listesine ulaşmak veyahut içinde seke olan kelimeler listesini incelemek isteyebilirsiniz. Bunlara ek olarak, kelimelerin anlamları için aşağıda bulunan "harfli kelimeler" bağlantılarından da faydalanabilirsiniz.
SEKESTRASYON
SEKELETMEK, SEKELLEMEK, SEKESTERAN
SEKELEMEK, SEKESTRUM
SEKENDİZ, SEKESTER
SEKEMEÇ, SEKEMEK
SEKENE
SEKEL
SEKE
SEKE
Odanın ayakkabı konulan yeri, eşik. Pike, yatak örtüsü. Yuvarlak, tatlı bir çeşit armut. Alçak ayaklı, arkalıksız iskemle. Tahta sıra. Peyke.
SEKESTRASYON
Sekestrum oluşması, canlılığını kaybetmiş kemik parçasının sağlam dokudan ayrılması. Bulaşıcı hastalık taşıyan hayvanı çevreden ayırma, tecrit etme.
SEKESTRUM
Sekester.
SEKELETMEK
Sendeletmek, sektirmek.
SEKELEMEK
1.Tek ayak üstünde sıçrayarak yürümek. 2.Aksamak, topallamak. Çiselemek, az az yağmak. Bir ayak üstünde sıçrayarak koşmak, yürümek. Topallamak. Çocuk ilk kez yürümek.
SEKELLEMEK
Tek ayak üstünde sıçrayarak yürümek.
SEKEMEK
Toprak üstündeki yükseklik, doğal set. Merdiven, merdiven basamağı. Toprak alanlarda doğal setler, basamak biçiminde düzlükler. Merdiven.
SEKENE
Bir yerde oturanlar, sakinler.
SEKESTER
Canlılığını kaybetmiş kemik parçasını sağlam kısımdan ayırma. Canlılığını kaybetmiş ve çevre dokulardan ayrılmış doku parçası, sekestrum.
SEKESTERAN
Çelat.
SEKEMEÇ
Merdiven, merdiven basamağı.
SEKENDİZ
Satürn.
SEKEL
Bir hastalıktan sonra yerleşip kalan işlev veya doku bozukluğu.
Bu bölümde tanımı içerisinde SEKE geçen kelimeler listesi verilmiştir.
DİSEKSİYON
Herhangi bir canlının iç yapısını incelemek üzere kesip açma olayı. Bir organizmayı incelemek için küçük parçalara ayırma, doku veya organları görülebilir duruma getirme. Herhangi bir canlının iç yapısını incelemek üzere kesip açma, parçalara ayırma, diseke etme. Keskin ve küt biçiminde yapılır. Herhagni bir canlının iç yapısını incelemek üzere kesme olayı.
SAKARIMEKE
Gagası ve ayakları sarı, sekerek yürüyen bir çeşit ördek.
KAYDALANMAK
Kıvrak, çalımlı, sekerek yürümek. Yavaş sesle türkü, şarkı söylemek, mırıldanmak.
GAYDALAMAK
Sekerek yürümek.
GAYILAMAK
Sekerek yürümek.
KEYSEKEY
Olsa olsa, olsun olsun: Şu kalem keysekey beş kuruş etsin.
KESEKES
Kesin olmayarak, şüpheli : Onun ne olduğu bilinmez. Ne sünni ne kızılbaş kesekestir. Kesin, kati, kesinliğe yakın olarak.
GAYDALANMAK
Bayılacak kadar korkmak. Delirmek, çıldırmak. Kibarlaşmak: Karşımda gaydalanma. Sekerek yürümek. Koşmak.
TOPALLAMAK
Bacağındaki sakatlık sebebiyle seker gibi veya iki adımda, bir yana eğilerek yürümek. İşler gerektiği gibi yürümemek, aksamak.
ÇİNÇİN
Serçe büyüklüğünde ve toprak renginde bir çeşit kuş. Tek ayak üzerinde sekerek oynanan bir çocuk oyunu. Ağızda ezilip çocuklara yedirilen çiğnem, yutum. Su kuyusu. Hamam tası.
KAYDALAMAK
Kıvrak, çalımlı, sekerek yürümek.
SATÜRN
Güneş'e yakınlık bakımından altıncı sırada olan gezegen, Sekendiz, Zühal.
ZİMİ
Soğuk günlerde çocukların sekerek oynadıkları bir oyun.
SİMİ
El ele tutuşarak seke seke oynanan bir çocuk oyunu.
TOPAL
Bacağındaki sakatlık sebebiyle seker gibi veya iki adımda bir, bir yana eğilerek yürüyen (insan veya hayvan). Ayaklarından biri kısa olan (nesne).
GAYDALMAK
Sekerek yürümek.
GAYDALI
Güzel, sekerek yürüyüş (için): Öyle gaydalı bir yürüyüşü var ki, insanın durup bakası geliyor. Gösterişli hareketler yapan kimse: Senin gaydalı geliyor.
ÖRELEMEK
Gelişigüzel, üstünkörü iş yapmak. Düzeltmek, süslemek. Bir şeyi geçici olarak onarmak. Birdenbire göz önünden kaybolmak. Dolambaçlı, anlamsız ve yersiz konuşmak. Yeni yürümeye başlayan çocuk, keklik seke seke yürümek. Düzeltmek. Örmek, onarmak.