Kelimeler arşivi içinde; başında "pinti" olan, toplam 7 adet kelime bulunmaktadır. pinti ile başlayan kelimeler listesini Scrabble, Kelimelik vb. gibi kelime bulma oyunları için veya Türkçe hakkında yapacağınız ders, araştırma veya ödev çalışmalarınızda kullanabilirsiniz.
Ayrıca sonu pinti ile biten kelimeler listesine ulaşmak veyahut içinde pinti olan kelimeler listesini incelemek isteyebilirsiniz. Bunlara ek olarak, kelimelerin anlamları için aşağıda bulunan "harfli kelimeler" bağlantılarından da faydalanabilirsiniz.
PİNTİKLEŞMEK
PİNTİKLEMEK, PİNTİLEŞMEK
PİNTİLEŞME
PİNTİŞMEK
PİNTİLİK
PİNTİ
PİNTİ
Aşırı derecede cimri, hasis.
PİNTİKLEMEK
Ufalamak, parça parça etmek.
PİNTİŞMEK
Bir kimseyi çok rahatsız etmek, başına bela olmak: Ben kendisinden çekindikçe üstüme pin-tişiyor.
PİNTİKLEŞMEK
İyice pazarlık etmek : Sen pintikleşmeyince bir şey alamazsın.
PİNTİLEŞME
Pintileşmek işi.
PİNTİLİK
Cimrilik.
PİNTİLEŞMEK
Pinti duruma gelmek.
Bu bölümde tanımı içerisinde PİNTİ geçen kelimeler listesi verilmiştir.
ÇİRPİNTİ
Denizle çayın birleştiği yer. Terbiyesiz kimse: Çirpintilerden korkulur.
DEMİRHİNDİ
Baklagillerden, odunu oldukça sert olan, sıcak iklimlerde yetişen bir ağaç (Tamarindus indica). Bu ağacın meyvesi. Demirhindi şerbeti. Pinti, hasis.
TALAZLIK
Dalga serpintilerini önlemek için kayıkların küpeştesine baştan kıça doğru yerleştirilen tahta.
GIDIGIDI
Önemsiz işler için kullanılır: Bu kadar lüzumlusu varken sen gıdıgıdı işlerle uğraşıyorsun. Cimri, pinti. Leblebi.
CİMRİ
Elindeki parayı harcamaya kıyamayan, bitli, eli sıkı, ekti, hasis, kısmık, kibritçi, mıhsıçtı, nekes, pinti, sıkı, varyemez.
ILINIZ
Pinti.
FIRIŞKA
Rüzgâr etkisiyle serpinti halinde yağan yağmur.
DUTUCU
Pinti. Tutumlu.
SEPELEMEK
Kısa süreler içinde ve serpinti hâlinde yağmak, dökülmek, serpelemek.
CIMRI
Cimri, pinti.
KISMAK
Sesi azaltmak, alçaltmak. Pintilik etmek. Sıkıştırmak. Gözü biraz kapamak. Ezmek, büzmek, daraltmak. Masraf, harcama vb.ni azaltmak. Verilen hak ve özgürlüklerin sınırını daraltmak. Lamba ışığını azaltmak.
CIĞANLIK
Pintilik, cimrilik, hasislik.
ÇIĞŞAK
Karışıklık. Küçük taneli dolu, kar serpintisi. Taşlı arazi. Kırık, parça parça. Düğünlerde oynanan fincan oyunu sonunda, kazanan tarafın kaybeden tarafa söylediği deyiş, mâni.
EHTİ
Fakir, yoksul, sefil. Hısım, akraba. İhtiyar. Anadan doğma yetim. Karların toplandığı yer. Anası ölüp de başka bir koyuna alıştırılan ya da elde beslenen kuzu. Cimri, pinti, görmemiş. Arsız, yüzsüz, görgüsüz. Eli sıkı. Açgözlü.
ÇOLGIN
Rüzgârla beraber serpinti şeklinde yağan yağmur.
ÇİŞE
İnce yağmur. Çise, yağmur serpintisi.
ÇİPİLTİ
Yağmur serpintisi.
EHDİ
Anası ölüp de başka bir koyuna alıştırılan ya da elde beslenen kuzu. Cimri, pinti, görmemiş. Çok bilmiş, kurnaz (Kaman).
CİMRİLİK
Cimri olma durumu, eli sıkılık, hisset, imsak, mıhsıçtılık, nekeslik, pintilik, sıkılık.
ÇİLENTİ
Hafif yağmur, serpinti.