Sonu PİLİ ile biten kelimeler

Kelimeler arşivi içinde; sonunda "pili" olan, toplam 11 adet kelime bulunmaktadır. Sonu pili ile biten kelimeler listesinden; Türkçe hakkında yapacağınız ders ve araştırma çalışmalarında ya da Scrabble, Kelimelik vb. gibi kelime bulma oyunlarında kelime türetmek için faydalanabilirsiniz.

Bunun yanı sıra, başında pili olan kelimeler listesine ulaşmak veya içinde pili olan kelimeler listesini incelemek isteyebilirsiniz. Ayrıca, burada verilen kelimelerin tanımları için aşağıda bulunan "harfli kelimeler" bağlantılarını kullanabilirsiniz.

 
 

13 harfli kelimeler

ALAMANGUMPİLİ

7 harfli kelimeler

SERPİLİ

6 harfli kelimeler

SEPİLİ, TİPİLİ, AKPİLİ, DEPİLİ, KAPİLİ, PİPİLİ, YAPİLİ

5 harfli kelimeler

İPİLİ

4 harfli kelimeler

PİLİ

Bazı kelimelerin anlamları

PİLİ

Kumaş, kâğıt vb.nde bir bölümün öbürünün üzerine getirilmesiyle oluşturulan kıvrım, kırma. Her türlü kıla verilen ad.

SERPİLİ

Serpilmiş.

KAPİLİ

Saç, kıl.

İPİLİ

Ilık (Çayağzı).

YAPİLİ

Cüsseli.

TİPİLİ

Kar fırtınalı.

AKPİLİ

Darısı başına anlamında.

SEPİLİ

Sepilenmiş, tabaklanmış (deri, post).

PİPİLİ

Çocuğun erkeklik organı.

ALAMANGUMPİLİ

İri, sarı ve sert, iyi, bir çeşit patates.

DEPİLİ

Tepeleme, iyice dolu.

  -   -   -  

Anlamında PİLİ bulunan kelimeler

Bu bölümde tanımı içerisinde PİLİ geçen kelimeler listesi verilmiştir.

BİLİÇ

Piliç.

GELİŞİM

Gelişme işi. Aksiyon. Serpilip büyüme. İlerleme, inkişaf, tekâmül.

ASCARİDİDA

Secernentea alt sınıfında bulunan iki veya üç çift kuyruk papiline sahip nematod takımı.

NERVÜR

Bir veya iki milimlik pili. Direnci artıran çıkıntı.

TORPİLLİ

Torpili bulunan. Kayıranı olan.

BAGET

Bateri çalmaya yarayan ince, kısa çubuk. Tavuk, piliç vb. kanatlılarda but ile paça arasında kalan etli bölüm. Çorabı gergin tutmak ve düşmesini engellemek için kullanılan sert lastik. Tıraşlanmış, dikdörtgen biçiminde değerli taş. Düşük gramajlı ince, uzun ekmek.

FİSTAN

Tek parça kadın giysisi. İskoç, Arnavut ve Yunan erkeklerinin giydikleri kısa, pilili eteklik.

PİLİLİ

Pilisi olan, kırmalı, pilise.

BROYLER

Etlik piliç.

FERİK

Kümes hayvanlarının civcivlikten çıkmış yavrusu, piliç. Tümgeneral. Korgeneral. Bir tür gevrek elma, ferik elması.

BİLİK

Kaz ve ördek yavrusu. Bilen, tanıyan, vâkıf. Bölük, parça, kısım. Meşe ağacı meyvesi, palamut. Bilim. Tavşan. Anaç tavuk. Kırık leblebi. Tandırda, simit biçiminde yapılmış çörek, ekmek. Silâh. Tanık. Bilirkişi: Ne bilik var ne tanık. Kadının cinsiyet organı. Vesika, vekâletname, senet, kart, kimlik cüzdanı, tezkere. Piliç. Küçük erkek çocukların cinsiyet organı. Erkeklik organı. Civciv. Tandırda pişirilen ortası delik küçük ekmek. Akıl, us, anlayış, kavrayış, bilgi. Güçlü bir seziş ve görgüden doğan ruh uyanıklığı ve zevk olgunluğu. Akıl, us, hikmet, bilgi.

KIRMACI

Giysilere pili yapan kimse. Değirmen işleten kimse, değirmenci. Basılmış formaları katlayan kimse. Kırılmış tahıl satıcısı.

YARKA

Büyük piliç.

KIRMA

Kırmak işi. Basılı kâğıtları forma durumuna getirmek için belli yerlerinden bükme ve katlama işi. Kırılmış ya da dövülmüş tahıl. Ortasından kırılarak doldurulan (tüfek). Ot bitmeyen bayır. Pili. Melez. Yabancı etkilerle özgün niteliğini yitirmiş olan.

BULADA

Büyük piliç.

PİLLİ

Pili olan, pille çalışan.

KIRMALI

Üstünde kırmaları bulunan (giysi), pilili.

BİLÜÇ

Piliç.

BÜLÜÇ

Piliç. Civciv. Serçe. Tarlakuşu.

BALADA

Altı aylık piliç. Leş.