Kelimeler arşivi içinde; sonunda "peri" olan, toplam 14 adet kelime bulunmaktadır. Sonu peri ile biten kelimeler listesinden; Türkçe hakkında yapacağınız ders ve araştırma çalışmalarında ya da Scrabble, Kelimelik vb. gibi kelime bulma oyunlarında kelime türetmek için faydalanabilirsiniz.
Bunun yanı sıra, başında peri olan kelimeler listesine ulaşmak veya içinde peri olan kelimeler listesini incelemek isteyebilirsiniz. Ayrıca, burada verilen kelimelerin tanımları için aşağıda bulunan "harfli kelimeler" bağlantılarını kullanabilirsiniz.
KİLİTPERİ
SEREPERİ
ÇEMPERİ, GÖKPERİ, GULPERİ, GÜLPERİ, MAHPERİ, NURPERİ, YAMPERİ, ZEMPERİ
ESPERİ, AYPERİ, DEPERİ
PERİ
PERİ
Doğaüstü güçleri olduğuna inanılan, hayal ürünü varlık. Çok güzel, alımlı, becerikli kadın.
ZEMPERİ
Zemheri.
DEPERİ
Rüzgârın etkisiyle ocakta yanan ateşin geriye tepen dumanı.
GULPERİ
Gülperi.
GÖKPERİ
Mavi gözlü, peri gibi güzel.
KİLİTPERİ
Kilitlerin içinde anahtarın geçtiği ince dil. Kilitlerin içindeki dil bölümü.
ÇEMPERİ
Kadın başörtüsü, yemeni, yazma.
AYPERİ
Ay gibi güzel olan peri.
NURPERİ
Işıklı, aydınlık, peri kadar güzel.
ESPERİ
Ava alıştırılamayan bir tür doğan.
MAHPERİ
Ay gibi, peri kadar güzel.
YAMPERİ
Yan yan yürüyen. Eğrilmiş, eğri, yan, çarpık.
SEREPERİ
Yaprağın pürüzsüz yanı.
GÜLPERİ
Gül ve peri gibi güzel olan.
Bu bölümde tanımı içerisinde PERİ geçen kelimeler listesi verilmiştir.
DAMPERLİ
Damperi olan.
HAYALET
Gerçekte var olmadığı hâlde bazen görüldüğü sanılan peri, hortlak vb. görüntüler. Belli belirsiz görülen şey, gölge. Çok zayıf kimse.
BAŞEKSPERLİK
Başeksper olma durumu. Başeksperin yaptığı iş.
ABDAL
Gezgin derviş. Tasavvufta manevi üst bir rütbe. Safeviler devrinde İran'da yaşayan Türk oymaklarından biri. Dilenci kılıklı, üstü başı perişan kimse. Anadolu'da yaşayan oymaklardan bazısı.
GEÇİŞME
Geçişmek işi. Yarı geçirgen bir çeperin iki yanına yerleştirilmiş, derişikliği farklı iki sıvıdan oluşan yer değiştirme olayı, hulul, ozmoz. Moleküllerin kinetik enerjileri sebebiyle çok yoğun bir bölgeden az yoğun bir bölgeye hareketleri, difüzyon.
HAKLAMAK
Bozmak, perişan etmek, yenmek. Yiyip bitirmek. Kırmak, bozmak.
ABAJUR
Işığı bir yere toplamak, doğrudan doğruya gözlere vurmasını önlemek için kullanılan, kâğıt, kumaş, maden veya renkli camdan yapılmış lamba siperi. Genellikle üzeri siperli masa lambası veya ayaklı lamba.
ARİSTOTELESÇİLİK
Yunan filozoflarından derslerini öğrencileriyle birlikte gezinerek veren Aristoteles'in felsefesi, gezimcilik, Aristoculuk, peripatetizm. Bu felsefeyi benimsemiş olma durumu.
DÖNEM
Belli özellikleri olan zaman parçası, periyot. Bir çağ içinde belli özellikleri olan sınırlı süre. Yarıyıl. Yasama meclisinin iki seçilişi arasındaki süre, devre.
ÇEPERLİ
Çeperi olan, çeperle çevrili bulunan.
ARİSTOTELESÇİ
Aristotelesçilik yanlısı olan, Aristocu, gezimci, peripatetist.
BALÇAK
Kabza. Kabzanın demir siperi.
BERBAT
Kötü. Darmadağın, bakımsız, perişan, viran. Çirkin, beğenilmeyen. Bozuk.
DARIFÜLFÜL
Doğu Hint Adaları'nda yabani olarak yetişen, tırmanıcı, meyveleri 6 santimetre uzunluğunda, 7 milimetre çapında, koni biçiminde, açık esmer renkli, yakıcı ve keskin lezzetli, iştah açıcı bir bitki (Fructus Piperis longi).
ÇEVRE
Bir şeyin yakını, dolayı, etraf, periferi. Bir birimden önce veya sonra gelen aynı türden birimlerin tümü, bunların oluşturduğu küçük grup, kontekst. Kişinin içinde bulunduğu toplumu oluşturan ortam. Hayatın gelişmesinde etkili olan doğal, toplumsal, kültürel dış faktörlerin bütünlüğü. Bir kimse ile ilişkisi bulunanlar, muhit. Yağlık. Düzlem üzerindeki bir şekli sınırlayan çizgi. Aynı konu ile ilgisi bulunan kimselerin tümü, muhit.
DEVİR
Kendine özgü bir özellik taşıyan zaman parçası. Dönme, dönüş. Bir hareket, birbirinin aynı olan ve eşit zamanlarda yapılmış olan başka hareketlerden oluştuğunda hareketlerin her biri veya bunların yapılması için geçen her zaman aralığı, periyot. Bir görevin bir kimseden bir başkasına geçmesi. Aktarılma. Bir malın mülkiyetini veya bir mal üzerindeki hakkı bir başkasına geçirme. Sürekli ve düzenli değişme, çevrim. Dolaşma.
BARÇAK
Kılıç kabzasının siperi.
HARAP
Bayındırlığı kalmamış, yıkılacak duruma gelmiş, yıkkın, viran. Çok sarhoş. Bitkin, yorgun, perişan.
AÇIKAĞIZ
Turpgillerden bir bitki (Hesperis acris).
HARAPLAŞMAK
Harap duruma gelmek, viran olmak, perişan olmak.