Kelimeler arşivi içinde; başında "perm" olan, toplam 13 adet kelime bulunmaktadır. perm ile başlayan kelimeler listesini Scrabble, Kelimelik vb. gibi kelime bulma oyunları için veya Türkçe hakkında yapacağınız ders, araştırma veya ödev çalışmalarınızda kullanabilirsiniz.
Ayrıca sonu perm ile biten kelimeler listesine ulaşmak veyahut içinde perm olan kelimeler listesini incelemek isteyebilirsiniz. Bunlara ek olarak, kelimelerin anlamları için aşağıda bulunan "harfli kelimeler" bağlantılarından da faydalanabilirsiniz.
PERMEABİLİTE
PERMANENTES, PERMANGANAT
PERMANANT, PERMETRİN
PERMİYEN
PERMEAZ, PERMEÇE, PERMELE
PERMUN
PERMA, PERMİ
PERM
PERM
Birinci zamanın altıncı ve sonuncu dönemi ve bu dönemde çökeltilmiş katmanlar. 286 milyon yılından 250 milyon yılına kadar süren bir jeolojik devir.
PERMİ
Yazılı izin belgesi. Kişilere özellikle dış ticaret için devletçe verilen izin. Tren yolculuklarında kullanılan paso.
PERMA
Saçların uzun süre dalgalı veya kıvırcık kalmasını sağlamak için uygulanan işlem, permanant.
PERMİYEN
Birinci Çağın altıncı ve sonuncu dönemi ve bu dönemde oluşmuş yer katmanları.
PERMEÇE
Yedek olarak kullanılan ince halat.
PERMANGANAT
Potasyum permanganat.
PERMEABİLİTE
Geçirgenlik.
PERMELE
Frenkgömleği.
PERMETRİN
Bit öldürücü olarak kullanılan piretroit bir ilaç.
PERMANANT
Perma.
PERMUN
Bezek, süs.
PERMANENTES
Kalıcı, sürekli.
PERMEAZ
Hücre zarındaki taşıyıcı proteinler.
Bu bölümde tanımı içerisinde PERM geçen kelimeler listesi verilmiştir.
MENİ
Erkeklerin cinsel organından salgılanan madde, er suyu, bel, atmık, dikel, sperm, sperma.
İSPERMEÇET
Balinalardan ve özellikle ispermeçet balinasının başından çıkarılan, mum yapımı ve kozmetik sanayisinde kullanılan beyaz bir madde.
SÜPERMARKETÇİ
Süpermarket işleten kimse.
İFİLDEMEK
Hafifçe titremek. Ürpermek.
YAĞMURLUK
Yağmurdan korunmak için üste giyilen giysi, trençkot, empermeabl. Çadır bezinden yapılmış olan ve yağmurdan korunmaya yarayan örtü. İçeriye doğru açılan pencerelerle dış kapılarda yağmur ve kar sularının içeriye girmesini önlemek için yapılmış oluklu parça.
ÜRPERTİ
Ürperme duygusu.
AKIMÖLÇER
Bir elektrik akımının şiddetini ölçmeye yarayan aygıt, amperölçer, ampermetre.
AGENEZİS
Bir organın embriyolojik gelişim döneminde hiç gelişememesi, olmaması, tamamen biçimlenmemiş olması veya yokluğu, oluşmama. Erkekte spermatogenezis veya dişide oogenezisin yokluğu.
RAŞELENMEK
Titremek, ürpermek.
TOHUM
Bitkilerde döllenme sonunda yumurtacıktan oluşan ve yeni bir bitki oluşmasını sağlayan tane. Ortaya bir sonuç çıkaran, bir sonucun oluşmasına sebep olan şey. Soy sop, döl, nesil, sülale. Spermatozoit.
ERKEK
Yetişkin adam, bay, er kişi. Sözüne güvenilir, mert. İnsan, hayvan ve bitkilerin dişiyi dölleyecek cinsten olanı. Girintili ve çıkıntılı olarak bir çift oluşturan nesnelerden çıkıntılı olanı. Koca. Sert, kolay bükülmez. Sperma oluşturan organizma.
SPERMASIZLIK
Sperma salgısının yokluğu.
ÜRPERME
Ürpermek işi.
KAŞALOT
İspermeçet balinası. Aptal, budala.
GIDIKLAMAK
Vücudun bazı yerlerine dokunarak ürperme veya gülerek kaçınma ile beliren bir sinir tepkisi uyandırmak. Eğlendirici, hoşa giden sözler söylemek.
KAMÇI
Bir ucuna ip, deri vb. bağlı olan vurma, dövme aracı. Bir ucu bir yere bağlı, öbür ucu herhangi bir işte kullanılmak için serbest bırakılan halat. Spermatozoitlerde ve bazı tek hücreli hayvanlarda hareketi sağlayan ipliksi organ.
SÜPERMARKETÇİLİK
Süpermarketçinin işi veya mesleği.
ATMIK
Meni. Sperm.
İRKİNTİ
Su birikintisi. Korku, çekinme, irkilti. Ürperme, irkilti.
ÜRPERİŞ
Ürperme işi.