Kelimeler arşivi içinde; başında "part" olan, toplam 59 adet kelime bulunmaktadır. part ile başlayan kelimeler listesini Scrabble, Kelimelik vb. gibi kelime bulma oyunları için veya Türkçe hakkında yapacağınız ders, araştırma veya ödev çalışmalarınızda kullanabilirsiniz.
Ayrıca sonu part ile biten kelimeler listesine ulaşmak veyahut içinde part olan kelimeler listesini incelemek isteyebilirsiniz. Bunlara ek olarak, kelimelerin anlamları için aşağıda bulunan "harfli kelimeler" bağlantılarından da faydalanabilirsiniz.
PARTENOGENEZİS, PARTİLEŞTİRMEK
PARTİLEŞTİRME
PARTENOGENEZ, PARTİLERÜSTÜ
PARTALLAMAK, PARTİZANLIK, PARTANPALAÇ, PARTİLEŞMEK, PARTALLAMAH, PARTOYLAMAH, PARTILDAMAK, PARTİSİZLİK
PARTİCİLİK, PARTİKÜLLÜ, PARTILAMAG, PARTİZANCA, PARTLANGUÇ, PARTİLEŞME, PARTALAMAK, PARTİLİLİK
PARTGEÇEN, PARTLAMAK, PARTİNYUM, PARTIMSIZ, PARTİSYON
PARTİKÜL, PARTİZAN, PARTİSİP, PARTİSİZ, PARTAVAL, PARTALCI, PARTADAN, PARTÖNER
PARTİYE, PARTADA, PARTMAK, PARTNER, PARTİCİ, PARTİLİ, PARTIYA
PARTUL, PARTOZ, PARTAF, PARTOY, PARTOŞ, PARTAL, PARTAN, PARTMA, PARTLI, PARTDA, PARTEL, PARTER, PARTHI, PARTIL, PARTIN
PARTI, PARTİ
PART
PART
Karın. Çok şişkin (karın). Sarkık (karın). İşkembe. Kurt, köpek ve benzerleri hayvanların parçaladığı koyunun derisi. Ekin demetlerinin başaklar içe gelecek biçimde yığılmış durumu. Biçilmiş ekinin otuz demetinden yapılmış yığın. Otuz yumurtadan yapılmış yığın. Eski giysi, paçavra. Yeni yapılan evlere, ev sahibinin akrabalarının armağan olarak taktıkları kumaş. Yüzük oyununda yüzüğü saklamakta kullanılan mendil, bez parçası. Bağışlama: Ali'nin suçunu part etti. Çelik çomak oyununda çeliğin yerde vurulması. Yüzük oyununda, saklanan yüzüğün yerini bulan oyuncu bölüğüne, karşı yanın tanıdığı sayı. İskambil ya da tavla oyunlarında oynanacak sayı. Eski türkçe bart: Koyunun karın ve göğüs boşluğu; işkembe; ot yığını; ekin yığını. Bir kaç bağlık ot yığını. Yerine göre mesl 30 bağ bir part eder. Karın göbek.
PARTİLEŞMEK
Parti durumuna gelmek.
PARTENOGENEZİS
Erkek olmadan dişinin döl verebilme yeteneği. Schistosoma'lar, birkaç Digenea türü, Monogenea'lar, Strongyloides stercoralis, kimi Haemaphysalis türlerinde olduğu gibi fertilizasyon olmaksızın haploit veya diploit karakterde yumurta üretimi.
PARTİLEŞTİRME
Partileştirmek işi.
PARTİLEŞTİRMEK
Partileşme işini yaptırmak.
PARTANPALAÇ
Giyimi düzgün olmayan.
PARTALLAMAK
Söylenmesi sakıncalı bir sözü söyleyerek birini güç durumda bırakmak.
PARTİZANLIK
Partizan olma durumu. Particilik. Partizanca davranma.
PARTOYLAMAH
Sözünü bilmeden konuşmak. At koşarken ayakları kayarak yıkılır gibi olmak.
PARTİSİZLİK
Partisiz olma durumu.
PARTİLERÜSTÜ
Siyasi partilerin savunduğu görüş ve düşüncelerin üzerinde ülke gerçeklerine ve çıkarlarına uygun olarak birleştiricilik, uzlaştırıcılık özelliği olan (görüş, konu veya kimse). Düşünceleriyle herhangi bir siyasi partinin görüşlerine bağlı olmayan (kimse). İlke açısından hiçbir siyasi partiye bağlı olmaması gereken (konum).
PARTİKÜLLÜ
Parçacıklı.
PARTENOGENEZ
Döllenmesiz üreme.
PARTALLAMAH
Palavra atmak.
PARTİCİLİK
Bir partiden yana olma, fırkacılık, partizanlık.
PARTILDAMAK
Çırpınmak : Kestiğim tavuk çok partıldı. Ses çıkararak patlamak.
Bu bölümde tanımı içerisinde PART geçen kelimeler listesi verilmiştir.
GÖNEN
Ekilecek toprağın sulandırılması. Nem, rutubet. Isparta iline bağlı ilçelerden biri. Nemli (toprak). Balıkesir iline bağlı ilçelerden biri.
DELEGE
Kendisine yetki verilerek bir yere veya birinin katına gönderilen kimse, elçi, murahhas. Devlet, parti, sendika vb. kuruluşları toplantılarda temsil eden kimse. Bilimsel toplantılara bildiri sunmak üzere katılan kimse, katılımcı.
GELENDOST
Isparta iline bağlı ilçelerden biri.
FIRKA
İnsan topluluğu. Tümen. Parti.
AKSU
Katarakt. Antalya iline bağlı ilçelerden biri. Isparta iline bağlı ilçelerden biri.
DUYGUDAŞ
Bir konuda duyguları diğer bir kişiyle aynı olan kimse. Üyesi olmadığı hâlde bir partinin, bir kuruluşun görüşlerini benimseyen veya bir görüşü, bir öğretiyi, bir akımı tutan kimse, sempatizan.
FLÖRT
Kadınla erkek arasındaki duygusal ilişki. Siyasal bir parti, yabancı bir ülke vb.ne tam olarak bağlanmadan yaklaşma. Birbirine duygusal ilgi duyan kadın ve erkek.
EĞİRDİR
Isparta iline bağlı ilçelerden biri.
DİYAFON
İş yerlerinde, apartmanlarda, taksi duraklarında kısa süreli karşılıklı konuşmayı sağlayan araç.
BÖLÜM
Bir bütünü oluşturan parçaların her biri, kısım. Canlıların bölümlenmesinde filumların bir araya gelmesiyle oluşan birlik. Çağ, devir. Bir okul veya üniversitenin herhangi bir bilim ve uzmanlık dalında eğitim sağlayan birimlerinden her biri, departman. Bir kuruluşun yönetim birimlerinden her biri, departman, seksiyon. Bölme işlemi sonunda elde edilen sayı.
FIRKACI
Parti üyesi. Partici.
FAŞİZM
İtalya'da 1922-1943 yılları arasında etkinliğini sürdüren, meslek kuruluşlarına dayanan, devlet sınırlarını genişletmeyi amaçlayan, yetkinin, tek partinin elinde toplandığı düzen. Demokratik düzenin yerine aşırı bir ulusçuluk ve baskı düzeni kurmayı amaçlayan öğreti.
BAĞIMSIZ
Davranışlarını, tutumunu, girişimlerini herhangi bir gücün etkisinde kalmadan düzenleyebilen, özgür, hür. Müstakil. Bağımsız milletvekili. Herhangi bir kuruluşa, partiye bağlı olmayan kimse.
FIRKACILIK
Particilik.
İDEOLOJİ
Siyasal veya toplumsal bir öğreti oluşturan, bir hükûmetin, bir partinin, bir grubun davranışlarına yön veren politik, hukuki, bilimsel, felsefi, dinî, moral, estetik düşünceler bütünü.
KAMA
Silah olarak kullanılan, ucu sivri, iki ağzı da keskin uzun bıçak. Kütüğü yarmak için kullanılan ucu sivri, yassı, enli çivi, takoz, kıskı. Açılmış olan boşluklarda tavan ve yanlardan taş veya cevher parçalarının düşmesini önlemek amacıyla tahkimat elemanları üstüne veya arkasına yerleştirilen bir tahkimat parçası. Oyunda sayı. Topun gerisini kapayan kapak. Oyunda kazanılan her parti.
EŞLİK
Eş olma durumu. Birlikte, beraber. Belirli bir modeli ile armoni oluşturan ve bir veya birkaç partiye bölüştürülen sesler bütünü.
FRAKSİYON
Bir siyasi partinin politikasını parlamentoda, yerel yönetimlerde, çeşitli kuruluşlarda yürütmek için teşkilatlanmış grup, bölüntü, bölüngü. Hizip.
HİZİP
Bölük, kısım. Bir siyasi partinin içinde, partinin izlemekte olduğu ana siyasi çizgiye karşı olan, ayrı bir teşkilat merkezi bulunan ve partinin çoğunlukla aldığı kararlara karşı savaşan parti içi grup, fraksiyon, klik. Kur'an-ı Kerim'in her cüzünün beş sayfalık bölümü.
ATABEY
Eski Türk devletlerinde, özellikle Selçuklularda şehzadelerin eğitimi veya bağımsız olarak bir eyaletin yönetimi ile görevli vezir. Isparta iline bağlı ilçelerden biri.