Kelimeler arşivi içinde; başında "of" olan, toplam 57 adet kelime bulunmaktadır. of ile başlayan kelimeler listesini Scrabble, Kelimelik vb. gibi kelime bulma oyunları için veya Türkçe hakkında yapacağınız ders, araştırma veya ödev çalışmalarınızda kullanabilirsiniz.
Ayrıca sonu of ile biten kelimeler listesine ulaşmak veyahut içinde of olan kelimeler listesini incelemek isteyebilirsiniz. Bunlara ek olarak, kelimelerin anlamları için aşağıda bulunan "harfli kelimeler" bağlantılarından da faydalanabilirsiniz.
OFTALMOMİYAZİS
OFTALMOSKOPİ, OFTALMOLOJİK
OFTALMASKOP, OFTALMOSKOP, OFTALMOLOJİ
OFTALMOLOG, OFSETÇİLİK, OFTALMİKUS
OFKALAMAK, OFULDAMAK, OFELİMİTE, OFALATMAK, OFALANMAK
OFURACAK, OFULAMAK, OFTALMİK, OFARTMAK, OFURTMAK, OFALAMAK, OFTALMOS
OFLAMAK, OFSETÇİ, OFTALMİ, OFLAZER, OFUDUCU, OFURCUK, OFURMAK, OFANSİF, OFUTMAK
OFUDAK, OFSAYT, OFUDUK, OFULAK, OFİYET, OFLAĞI, OFLAMA
OFSET, OFANS, OFKÖY, OFLAK, OFLAN, OFLAS, OFLAZ, OFRAF, OFRİS, OFRUK, OFŞOR
OFOT, OFRA, OFUK, OFSA, OFUN, OFİS, OFAT, OFAK
OF
OF
Sıkıntı, bezginlik, usanç, acı, yorgunluk vb. duyguları belirten bir söz. Trabzon iline bağlı ilçelerden biri.
OFTALMOSKOPİ
Gözün oftalmaskopla muayenesi.
OFURACAK
Ateşi üflemeye yarayan boru.
OFALANMAK
Ufalanmak.
OFELİMİTE
Vilfredo Pareto tarafından fayda yerine kullanılan kavram.
OFTALMİKUS
Göze ait olan.
OFKALAMAK
Sıkarak buruşturmak, ütüsünü bozmak. Buruşturmak, sıkıştırmak, örselemek.
OFTALMOSKOP
Gözün içini muayene etmek için kullanılan gereç.
OFALATMAK
Ufalatmak.
OFTALMOLOJİK
Göz bilimsel.
OFSETÇİLİK
Ofset işi.
OFTALMOLOJİ
Göz bilimi.
OFTALMOMİYAZİS
İnsanlarda ve birçok hayvan türünde Oestridae ailesinde yer alan Gedoelstia türü sinek larvalarının gözün çevresine veya içerisine invazyonundan kaynaklanan ilgili patolojik değişimler.
OFTALMASKOP
Göz içi muayenesi için kullanılan alet.
OFTALMOLOG
Göz bilimci.
OFULDAMAK
Durmadan of puf etmek.
Bu bölümde tanımı içerisinde OF geçen kelimeler listesi verilmiştir.
BESNİ
Güneydoğu Anadolu Bölgesi'nde genel olarak kurutmalık olarak üretilen, sofralık olarak da tüketilen, ince kabuklu, beyaz renkli bir tür üzüm. Adıyaman iline bağlı ilçelerden biri.
ALMANSEVER
Alman yanlısı, Alman dostu, Germanofil.
BİLGİCİLİK
Antik Yunan felsefesinde eleştiri akımı, sofizm. Başkasını yanıltmak için doğru olmadığı bilinerek yapılmış olan uslamlama ve çıkarsama, safsatacılık.
DIŞBESLENEN
Besinini organik maddelerden sağlayan, heterotrof.
BAKTERİ
Toprakta, suda, canlılarda bulunan, çürüme, mayalanma veya hastalıklara yol açan, küresel, silindirimsi, kıvrık biçimli olan, bölünerek çoğalan, klorofilsiz, tek hücreli canlı.
ANÜS
Sindirim sisteminin sonunda bulunan ve dışkının atılmasına yarayan çıkış deliği, makat, şerç, büzük, göt, sofra.
ÇEŞNİCİ
Saraylarda ve büyük konaklarda yemek ve sofra işlerini yöneten kimse. Tütün veya içkilerin tat ve niteliğini belirleyen kimse. Sikkelerin ayarını düzenleyen kimse.
ABRAŞ
Alaca benekli. Klorofil azlığından dolayı açık renkte lekeleri olan (bitki yaprağı). Cildin rengini bozup beyaz benekler ve lekeler yapan hastalık. Ters, kaba, görgüsüz (kimse). Deseni ve atkısı bozuk halı. Atın tüysüz yerlerinde görülen uyuza benzer bir hastalık. Çarpık, eğri, düzgün olmayan. Çilli, çopur yüzlü, gözleri açık renk olan (kimse).
BÖLME
Bölmek işi, ayırma, parçalama, taksim. Cins kavramlarını tür, alt tür kavramlarına ayırma işi. Büyük bir yeri, alanı küçük oda veya kısımlara ayıran ince duvar veya tahta perde. Kalın ağaç gövdesinden odun veya tekne yapmak için ayrılan tomruk. Gemilerin içinde, su baskını, yangın vb. durumlarda, ara kapılar kapandığında arızanın veya hasarın yayılmasını önlemek için kullanılan birbirlerinden ayrılmış yerler. Salon, oda, sofa vb. büyük bir yerden ayrılmış daha küçük yer. Dört işlemden biri, taksim.
ATAK
Düşüncesizce her işe atılan, cüretkâr. Saldırı, saldırış, hücum, hamle, akın. Gol atmak veya sayı kazanmak amacıyla yapılmış olan akın, ofans. Çevik, hareketli. Atılım. Geveze. Aniden başlayan hastalık nöbeti.
BİBERİYE
Ballıbabagillerden, Akdeniz çevresinde çok yetişen, güzel kokulu yapraklarını dökmeyen, çiçekleri soluk mavi renkli, çok yıllık bir bitki (Rosmarinus officinalis).
AMATÖR
Bir işi para kazanmak için değil, yalnız zevki için yapan, hevesli, meraklı (kimse), özengen, profesyonel karşıtı. Bir işi meslek veya alan uzmanı olmadan yapan. Beceriksiz. Acemi.
BİLGİCİ
Sofizmden yana olan (kimse, düşünce vb.), sofist.
AHLAKÇI
Ahlak konularını inceleyen filozof veya bu konularla uğraşan kimse. Her şeyi ahlak açısından değerlendiren, törelci, aktöreci, moralist.
ÇÖVEN
Kökü ve dalları, suyu sabun katılmış gibi köpürten, kir temizleyici bir bitki, sabun otu, helvacı kökü (Saponaria officinalis). Çevgen.
ATOM
Birkaç türü birleştiğinde çeşitli molekülleri, bir tek türü ise bir kimyasal ögeyi oluşturan parçacık. Yaprakları üst üste sarılı topak marul. Eski Yunan filozoflarına göre gerçeğin son, artık bölünemez, bozulamaz diye tasarlanan temel ögeleri.
ALMA
Almak işi, ahiz, derç, ittihaz, kabız. Bir iş adamının veya profesyonel sporcunun para karşılığı başka bir işe veya kulübe geçmesi, transfer.
DEKAN
Üniversitelerde bir fakültenin yönetiminden sorumlu profesör.
ARİSTOTELESÇİLİK
Yunan filozoflarından derslerini öğrencileriyle birlikte gezinerek veren Aristoteles'in felsefesi, gezimcilik, Aristoculuk, peripatetizm. Bu felsefeyi benimsemiş olma durumu.
ÇÜRÜKÇÜL
Doğal olarak hayvan ve bitki kalıntılarının üzerinde yaşayan ve onların çürümesine yol açan (bitki ve organizmalar), saprofit.