NEFES ile başlayan kelimeler

Kelimeler arşivi içinde; başında "nefes" olan, toplam 10 adet kelime bulunmaktadır. nefes ile başlayan kelimeler listesini Scrabble, Kelimelik vb. gibi kelime bulma oyunları için veya Türkçe hakkında yapacağınız ders, araştırma veya ödev çalışmalarınızda kullanabilirsiniz.

Ayrıca sonu nefes ile biten kelimeler listesine ulaşmak veyahut içinde nefes olan kelimeler listesini incelemek isteyebilirsiniz. Bunlara ek olarak, kelimelerin anlamları için aşağıda bulunan "harfli kelimeler" bağlantılarından da faydalanabilirsiniz.

 
 

15 harfli kelimeler

NEFESLENEBİLMEK

14 harfli kelimeler

NEFESLENEBİLME

11 harfli kelimeler

NEFESLENMEK

10 harfli kelimeler

NEFESLEMEK, NEFESLENME

9 harfli kelimeler

NEFESLEME

8 harfli kelimeler

NEFESLİK

7 harfli kelimeler

NEFESET, NEFESLİ

5 harfli kelimeler

NEFES

Bazı kelimelerin anlamları

NEFES

Soluk. Şifa amacıyla hastaya okunan dua. Bektaşi ve Alevilerin görüş ve düşüncelerini belirtmek için yazılmış şiir. Sigara, pipo içilirken içe çekilen duman. Canlılık, hayat belirtisi.

NEFESLENME

Nefeslenmek işi.

NEFESLEME

Nefeslemek işi.

NEFESLENEBİLMEK

Nefeslenme imkânı veya olasılığı bulunmak.

NEFESET

Arapça kökenli nefâset: nefaset.

NEFESLİK

Hava alma yeri, hava deliği.

NEFESLENMEK

Nefes alacak kadar duraklamak, biraz dinlenmek.

NEFESLEMEK

Nefesini bir şeye yöneltmek, üflemek. Okuyup üflemek, nefes etmek.

NEFESLENEBİLME

Nefeslenebilmek işi.

NEFESLİ

Soluk alıp vermeden uzunca bir zaman durabilen. Nefesi güçlü olan. Üflemeli.

  -   -   -  

Anlamında NEFES bulunan kelimeler

Bu bölümde tanımı içerisinde NEFES geçen kelimeler listesi verilmiştir.

TROMBON

Sürgü kolunun hareketiyle değişik yükseklikte seslerin elde edildiği nefesli çalgı.

ÜFLEMEK

Dudakları büzerek soluğu bir şey üzerine hızla vermek, üfürmek. Nefesli çalgıları çalmak. Yanmakta olan bir şeyi söndürmek veya canlandırmak için soluk vermek.

TIKNEFESLİK

Tıknefes olma durumu.

DEM

Hazırlanan çayın renk ve koku bakımından istenilen durumu. Kan. Koku. Zaman, çağ. İçki. Pişirilen yemeklerin yenecek kıvamda olması. Soluk, nefes.

AĞIZLIK

Bir ucuna sigara takılan, öbür ucundan nefes çekilen çubuk biçimindeki araç. Hayvanın ısırmasına, zararlı bir şey yemesine engel olmak için ağzına takılan tel, deri vb. kafes. Nefesli çalgılarda ağza gelen yer. Kuyu bileziği. Su tesisatında su alıp vermeye yarayan vanalı uç. Yemiş küfelerinin üzerine yapraklı dallarla yapılmış olan kapak. Telefon vb. cihazlarda ağza yaklaştırılan bölüm. Huni. Bir şeyin başladığı yer. Dokumacılıkta çözgünün açılıp kapandığı ve içinde mekiğin geçtiği yer.

SOLUĞAN

Nefes darlığına tutulmuş. Sık soluyan (hayvan). Uzaklarda esen rüzgârdan sonra başlayan dalga hareketi.

TUBA

Üzerinde pistonlar bulunan, bakırdan nefesli çalgı. Cennette bulunduğuna inanılan, kökü yukarıda, dalları aşağıda büyük bir ağaç.

TRAKEİT

Nefes borusunun iltihaplanması.

GAYDA

Kamıştan yapılmış çift düdük ve tulumdan oluşan, tiz sesli, nefesli, İskoçların millî çalgısı.

BOMBARDON

Bandoda en kalın sesi veren, pistonlu, nefesli çalgı.

BALIK

Omurgalılardan, suda yaşayan, solungaçla nefes alan ve yumurtadan üreyen hayvanların genel adı. Zodyak üzerinde Kova ile Koç arasında yer alan takımyıldızın adı.

TIKNEFES

Herhangi bir sebeple solunum sıkıntısı olan, güçlükle, kesik kesik nefes alan.

TROMPET

Bir ağızlık ve kendi üstüne kıvrılmış silindir bir borudan oluşan nefesli çalgı.

SOLUK

Akciğerlere çekilen, akciğerlerden atılan hava, nefes. Parlaklığını, gücünü yitirmiş (ışık). Rengi kaybolmuş, matlaşmış (nesne). Rengi atmış olan, solmuş, uçuk. Tarz. Ciğerlere hava alıp verme.

ÇIĞIRTMA

Çığırtmak işi. Basit, küçük, nefesli bir çalgı.

SOLUMAK

Nefes alıp vermek. Sık ve kesik soluk alıp vermek. Zorlanmak, gücünün hepsini harcamak.

DOLAŞMAK

Gezmek, gezinmek. Saç, iplik vb. şeyler birbirine karışarak güç çözülür duruma gelmek. Dönüp başka bir yönden gelmek. Akmak. Nefes, el bir şey üzerinde hafifçe hareket etmek. Denetlemek amacıyla bir yeri gezmek. Doğru gitmeyip yolu uzatmak. Belirmek. Bir yeri belli bir amaçla gezmek. Çok kimse tarafından söylenmek. Gezinmek.

ASTIM

Bronşların daralmasından ileri gelen nefes darlığı.

POFURDAMAK

Can sıkıntısı sebebiyle sesli nefes vermek.

ÜFLEMELİ

Üflenerek çalınan (çalgı), nefesli.