MEĞE ile başlayan kelimeler

Kelimeler arşivi içinde; başında "meğe" olan, toplam 17 adet kelime bulunmaktadır. meğe ile başlayan kelimeler listesini Scrabble, Kelimelik vb. gibi kelime bulma oyunları için veya Türkçe hakkında yapacağınız ders, araştırma veya ödev çalışmalarınızda kullanabilirsiniz.

Ayrıca sonu meğe ile biten kelimeler listesine ulaşmak veyahut içinde meğe olan kelimeler listesini incelemek isteyebilirsiniz. Bunlara ek olarak, kelimelerin anlamları için aşağıda bulunan "harfli kelimeler" bağlantılarından da faydalanabilirsiniz.

 
 

12 harfli kelimeler

MEĞERSİMEMEK

11 harfli kelimeler

MEĞEZLENMEK, MEĞERSİNMEK

10 harfli kelimeler

MEĞELLEMEK, MEĞELSİMEK

8 harfli kelimeler

MEĞERSEK, MEĞERİME, MEĞERMEK

7 harfli kelimeler

MEĞERKİ, MEĞERSE, MEĞEMSE

6 harfli kelimeler

MEĞENE, MEĞERT

5 harfli kelimeler

MEĞER, MEĞEZ, MEĞEL

4 harfli kelimeler

MEĞE

Bazı kelimelerin anlamları

MEĞE

İki tarla arasındaki sınır.

MEĞELSİMEK

Değer vermek, önem vermek, önemli saymak.

MEĞEZLENMEK

Sürekli olarak durumundan yakınmak, sızlanmak.

MEĞERİME

Oysaki.

MEĞERSE

Meğer.

MEĞERSEK

Yavrusuna çok düşkün insan ya da hayvan.

MEĞERMEK

Davar bağırmak, melemek.

MEĞERT

Bakırcı örsü.

MEĞELLEMEK

Toprağı çapa ile kabartmak, otlarını temizlemek.

MEĞERSİMEMEK

Önemsememek.

MEĞERSİNMEK

Değer vermek, önem vermek, önemli saymak.

MEĞENE

Çorba yapmak için yağda kavrulmuş un. Üvendirenin ucundaki yassı demir.

MEĞEZ

Bunak, sarsak.

MEĞERKİ

İstek veya emir kipinde olan ve biri diğerini engelleyecek durumda bulunan iki cümleyi birbirine bağlayan bir söz.

MEĞER

Bilinmeyen, farkında olunmayan bir durum için kullanılan bir söz, meğerse, oysa, oysaki.

MEĞEMSE

Meğerse.

  -   -   -  

Anlamında MEĞE bulunan kelimeler

Bu bölümde tanımı içerisinde MEĞE geçen kelimeler listesi verilmiştir.

PROLETERLEŞMEK

Emeğe önem veren sınıfı geliştirmek.

ÇEŞNİLİK

Yemeğe çeşni vermek için katılan baharat vb.

ABALLAMAK

Çocuk emeklemek, emekliyerek yürümeğe başlamak.

ABULDAMAK

Çocuk emeklemek, emekliyerek yürümeğe başlamak.

ABILDAMAK

Çocuk emeklemek, emekliyerek yürümeğe başlamak.

ACENE

Tırpanın sap geçecek deliğini delmeğe yarar çelik aygıt.

ABUNLUK

Her çiftçinin tarlası kenarında ayırdığı gübreli, arpa ekmeğe mahsus yer.

ABARA

Su değirmenlerinde suyun basıncını çoğaltmak için yapılan, büyük bir huni şeklindeki hazne. Tarlalarda bir taraftan bir tarafa su geçirmekte kullanılan tahta oluk. Çift demiri ve pullukla açılan su yolu: Tarlaya abara çektim. Çift demirin açtığı çizgi, saban izi. Su oluğunun iki başından üstüne oturduğu duvar. Köy evlerindeki tavanlarda iki direk arasındaki boşluk. Tünel. Buğday ambarı. Hayvan yemliği. Toprak, kum ve saman elemeğe yarıyan iri delikli kalbur. Buğdayla karışık saman. Dara. Bir yönden diğer yöne su geçirmeye yarayan ağaç oluk. (Gökmenler, Kızılağaç, Çalak, Gedikli Saimbeyli Adana).

KONUKLAMAK

Konuk olmak. Yemeğe çağırmak.

ABANLAMAK

Geniş adımlarla hızlı hızlı yürümek. Çocuk emeklemek, emekliyerek yürümeğe başlamak.

BURÇAK

Baklagillerden, taneleri hayvan yemi olarak kullanılan yıllık bir yem bitkisi (Vicia ervilia). Bu bitkinin mercimeğe benzeyen ve genel olarak hayvan yemi olarak kullanılan tanesi.

ABALAMAK

Çocuk emeklemek, emekliyerek yürümeğe başlamak. Yerde sürünmek, sürünerek yürümek, yere eğilip emekler gibi yürümek: Avcı abalıyarak ayının inine girdi. Çabalamak: Şapkam kayboldu abaladım abaladım bulamadım. Sendelemek. Korkmak. Yeni elbise ile giydirip kuşatmak: Bizim oğlanı abaladım. Baskı yaparak canından bezdirmek: Âbalamayın beni, ben size ne yaptım!.

ABANNAMAK

Çocuk emeklemek, emekliyerek yürümeğe başlamak. Geniş adımlarla hızlı hızlı yürümek. Koşmak. Boşu boşuna, bir iş yapmadan gidip gelmek. Geniş adımlarla bir yeri ölçmek, adımlamak. Bir işe hızla girişmek, işe koyulmak: Ahmet ovada öyle abannıyor ki, ekin dayanmıyacak. Uzun adımlarla yürümek, adımlamak.

ABANNEMEK

Geniş adımlarla hızlı hızlı yürümek. Çocuk emeklemek, emekliyerek yürümeğe başlamak.

ERİŞMEK

Varılması zamana, emeğe bağlı olan ya da uzakta bulunan bir amaca varmak, ulaşmak. Zaman gelip çatmak. Bitkiler veya bunların ürünleri olgunlaşmak. Bir yere ulaşmak, varmak.

SUMAK

Antep fıstığıgillerden, sıcak bölgelerde yetişen, kabuğu hekimlikte, yaprakları dericilikte kullanılan bir ağaç (Rhus coriaria). Bu ağacın, ekşilik vermek için dövülerek yemeklere katılan mercimeğe benzeyen meyvesi.

KATIK

Ekmekle karın doyurmak gerektiğinde, ekmeğe katılan peynir, zeytin, helva vb. yiyecek. Yağı alınmış yoğurt, ayran.

ADAHLAMAH

Küçük çocuk yeni yürümeğe başlamak.

ÜRETKENLİK

Üretken olma durumu. Verilen emeğe ve yapılmış olan masrafa oranla üretilen miktar, ürün verme gücü, prodüktivite.

ABALAMAH

Çocuk emeklemek, emekliyerek yürümeğe başlamak.