Sonu MAHA ile biten kelimeler

Kelimeler arşivi içinde; sonunda "maha" olan, toplam 3 adet kelime bulunmaktadır. Sonu maha ile biten kelimeler listesinden; Türkçe hakkında yapacağınız ders ve araştırma çalışmalarında ya da Scrabble, Kelimelik vb. gibi kelime bulma oyunlarında kelime türetmek için faydalanabilirsiniz.

Bunun yanı sıra, başında maha olan kelimeler listesine ulaşmak veya içinde maha olan kelimeler listesini incelemek isteyebilirsiniz. Ayrıca, burada verilen kelimelerin tanımları için aşağıda bulunan "harfli kelimeler" bağlantılarını kullanabilirsiniz.

 
 

Bazı kelimelerin anlamları

MAHA

Evlerin çatısında köşelerden çatının ortasına doğru uzanan direklerden her biri, mahya. Arabanın ön dingilinin üstündeki hareket edebilen kalın ağaç parçası. Çatıdaki köşe ağaçları.

MUSAMAHA

Müsamaha.

MÜSAMAHA

Hoşgörü. Görmezlikten gelme, göz yumma.

  -   -   -  

Anlamında MAHA bulunan kelimeler

Bu bölümde tanımı içerisinde MAHA geçen kelimeler listesi verilmiştir.

MAHALLELİ

Aynı mahallede oturan kimselerin bütünü. Aynı mahalleden olan.

BECERİKLİ

Becerisi olan, elinden iş gelen, usta, maharetli, mahir, mahirane.

BECERİ

Elinden iş gelme durumu, ustalık, maharet. Kişinin yatkınlık ve öğrenime bağlı olarak bir işi başarma ve bir işlemi amaca uygun olarak sonuçlandırma yeteneği, maharet. Vücudun, yapılması güç alıştırmalara yatkın olması durumu.

GETTO

Avrupa ülkelerinde Yahudilerin gönüllü olarak veya zorlanarak yerleştirildikleri ve her türlü gereksinimini başka yere gitmeden karşılayabildikleri mahalle, Yahudi mahallesi. Bir yerleşim bölgesinin, aynı şehirden gelen insanların yerleştiği bölümü.

AKSAKAL

Köyün veya mahallenin ihtiyar heyetinde olan kimse. Ermiş, evliya. Bir meslekte yaşça, kıdemce ileride ve yetenek bakımından üstün niteliğe sahip olan kimse, duayen.

BECERİKLİLİK

Becerikli olma durumu, ustalık, maharetlilik.

CÖMERTLİK

Cömert olma durumu, eli açıklık, ahilik, semahat, mürüvvet.

BEVVAP

Kapıcı. Mahalle okullarında hademe.

MAUN

Tespih ağacıgillerden, Hindistan ve Honduras'ta yetişen büyük bir orman ağacı, akaju (Swietenia mahagoni). Bu ağacın parlak kırmızımtırak renkte, sert ve iyi cilalanan kerestesi. Bu keresteden yapılan.

GENELEV

Genel kadınların erkek kabul ettikleri yer, aşağı mahalle, kırmızıfener, koltuk, kerhane, umumhane.

MEVZİ

Yer, mahal. Bir askerî birliğin yeri veya bu birlik tarafından ele geçirilen bölge.

MEVKİ

Yer, mahal. Durum. Bazı ulaşım araçlarında yolculara veya tiyatro, sinema vb. yerlerde seyircilere sağlanan konfora ve bilet ücretlerine göre düzenlenmiş yer. Makam.

İRAP

"Hiçbir değeri ve önemi yok" anlamındaki irapta mahalli yok ve iraptan mahalsiz deyimlerinde geçen bir söz.

HOŞGÖRÜ

Her şeyi anlayışla karşılayarak olabildiği kadar hoş görme durumu, müsamaha, tolerans.

BECERİKSİZLİK

Beceriksiz olma durumu, maharetsizlik.

BECERİKSİZ

Becerisi olmayan, usta olmayan, maharetsiz.

HOŞGÖRÜLÜ

Hoşgörüsü olan, hoşgörüyle davranan, hoşgörü sahibi, müsamahalı, toleranslı.

GÖÇMEK

Yerleşmek amacıyla mahalle, köy, şehir veya ülke değiştirmek. Oturmak. Ölmek. Çökmek. Bazı hayvanlar, sıcak iklimli ülkelere gitmek.

MAHALLECE

Mahallede oturanlar tarafından. Mahallede oturanlar olarak hep birlikte.

MAHLEP

Gülgillerden, 6-10 metre yüksekliğinde bir ağaç, kokulu kiraz, İdris ağacı (Prunus mahaleb). Bu ağacın bahar olarak kullanılan, nohut büyüklüğündeki yemişi.