KINDIR ile başlayan kelimeler

Kelimeler arşivi içinde; başında "kındır" olan, toplam 21 adet kelime bulunmaktadır. kındır ile başlayan kelimeler listesini Scrabble, Kelimelik vb. gibi kelime bulma oyunları için veya Türkçe hakkında yapacağınız ders, araştırma veya ödev çalışmalarınızda kullanabilirsiniz.

Ayrıca sonu kındır ile biten kelimeler listesine ulaşmak veyahut içinde kındır olan kelimeler listesini incelemek isteyebilirsiniz. Bunlara ek olarak, kelimelerin anlamları için aşağıda bulunan "harfli kelimeler" bağlantılarından da faydalanabilirsiniz.

 
 

13 harfli kelimeler

KINDIRIBUĞDAY

12 harfli kelimeler

KINDIRLANMAK

11 harfli kelimeler

KINDIRLAMAK, KINDIRDAMAK, KINDIRIŞMAK

10 harfli kelimeler

KINDIRTMAK, KINDIRALIK

9 harfli kelimeler

KINDIRMAK, KINDIRALİ, KINDIRDAK, KINDIRGEÇ

8 harfli kelimeler

KINDIRGA, KINDIRKA, KINDIRIK, KINDIRĞA, KINDIREK, KINDIRAN, KINDIRAK, KINDIRAÇ

7 harfli kelimeler

KINDIRA

6 harfli kelimeler

KINDIR

Bazı kelimelerin anlamları

KINDIR

Topraktan yapılmış yuvarlak tuğla : Karnın ağrıyorsa bir kındır kızdır da koy. Sulu yerlerde biten ince uzun yapraklarının kenarları keskin, ucu diken gibi, koyu renkli bir çeşit çayır otu. Ufak tefek, kısa boylu kişi. Delikli tuğla. Isıtılarak hastanın ayaklarına ve karnına konulur. Bir kenarında deliği olan yuvarlak düzgün satıhlı pişirilmiş tuğla; kızdırılarak sıcak su torbası yerine kullanılır.

KINDIRMAK

Kapı ve pencere gibi şeyleri aralık bırakmak. Kandırmak, inandırmak. Kışkırtmak : Ahmet'i kındıranlar var. Sinirlendirmek. Tahrik, teşvik, tergip etmek.

KINDIRĞA

Kurumuş, sertleşmiş : Pastırmalar soğuktan kındırğa olmuşlar.

KINDIRLAMAK

Yuvarlamak, yuvarlaya yuvarlaya götürmek. Yuvarlanmak.

KINDIRKA

Yetiştiği yerde su kaynağının olduğunu belirten bir çeşit ot.

KINDIRIBUĞDAY

Yeğlenen bir çeşit buğday.

KINDIRDAMAK

İşi ağır ağır yapmak, oyalanmak. Nazlanmak, cilve yapmak.

KINDIRLANMAK

Yuvarlanmak.

KINDIRIK

Aralık. Hamur açmakta kullanılan merdane. Ekmek yapılırken yere serilen, tüyleri yolunup temizlendikten sonra kurutulmuş keçi derisi. Ufak tefek, kısa boylu kişi. Aralık, az açık.

KINDIRGA

Çayır otuna benzer, derin köklü bir bitki.

KINDIRTMAK

Tahrik, teşvik ettirmek.

KINDIRGEÇ

Tahterevalli.

KINDIRALIK

Sivas ili, Yazyurdu bucağına bağlı bir bölge.

KINDIRDAK

Hoppa, oynak, hafif (kadın).

KINDIRALİ

Adıyaman şehrinde, merkez ilçesinde, merkez nahiyesine bağlı bir yerleşim bölgesi. Şanlıurfa ilinde, Yaylak nahiyesine bağlı bir yerleşim yeri.

KINDIRIŞMAK

Birbirini teşvik etmek.

  -   -   -  

Anlamında KINDIR bulunan kelimeler

Bu bölümde tanımı içerisinde KINDIR geçen kelimeler listesi verilmiştir.

YIĞIŞTIRMAK

Çekindirmek, sakındırmak, men etmek.

KALKINDIRABİLMEK

Kalkındırmaya gücü olmak.

AKMA

Akmak işi. Reçine, çam sakızı, akındırık.

KIŞKIRTICI

müşevvik (bk. kındıran, kındırıcı). Kışkırtma işini yapan, muharrik, ajitatör. İnsanı bir şey yapmaya heveslendiren.

YIĞLINDIRMAK

Çekindirmek, sakındırmak, men etmek.

SAKINDIRMA

Sakındırmak işi.

KALHİNDUMAK

Kalkındırmak, zengin etmek.

FLAVOKSANTİN

Küçük, sarı karotinoit pigment. Yapısal olarak A vitaminine yakındır, fakat A vitamini etkinliğine sahip değildir.

KALKINDIRABİLME

Kalkındırabilmek işi.

ZAMBIK

Üzüm, gübre taşımak için, tahtadan yapılmış, çuval kapaklı küfe. Sazdan örülmüş, ağzı geniş sele. Bezir çıkaran yerlerde, erimiş beziri doldurmaya yarayan, kındıradan örülmüş torba. Kıl eğirenlerin, kıl yumağını içine koydukları meşin bohça. Zamk.

IKINDIRMA

Ikındırmak işi.

GAHINDIRMAK

Kalkındırmak.

VAR

Mevcut, evrende veya düşüncede yer alan, yok karşıtı. Sahiplik bildiren olumlu ad cümleleri kuran bir söz. Elde bulunan her şey. Varlıklı: Var evi kerem evi yok evi verem evi. Çekil, yıkıl, savul: Var, git gözümün önünden!. Kale. Mevcut, var// var mal: mal mülk// var yoh: bütün mülk. Varlığı, mevcudiyeti. Hepsi, olancası, mevcudu. Olanca, hep. Servet, mal, varlık. Haydi, durma. (Olumlu fiillerle birlikte gelince teşvik pekitmesi oluyor.). Sakın! (Olumsuz fiillerle birlikte gelince sakındırma pekitmesi oluyor.).

GÖĞA

Değirmenlerde öğütülen buğdayın döküldüğü tahtadan yapılmış kap. Kındıra ya da ayrık otu denen bir çeşit bitki kökü.

SAHINDIRIH

Sakındırmak, korkutmak için yapılan işlem, davranış: Bunu sahındırıh mı yaptın?.

KOCUNDURMAK

İçine korku vermek, şüphelendirmek. Kuşku vermek, sakındırmak.

KALKINDIRMA

Kalkındırmak işi.

PROTOTEKOZİS

Renksiz alglerden, Prototheca zopfii ve Prototheca wickerha türlerinin hayvan ve insanlarda oluşturduğu panuveitis, mastitis, dermatitis, enterokolitis ve sistemik değişimlerle belirgin enfeksiyon. Kedi ve insanda derideki değişimler, ineklerde meme yangısı, köpeklerde ise sistemik enfeksiyonlar genellikle daha baskındır, prototekal enfeksiyonlar.