KÖRÜ ile başlayan kelimeler

Kelimeler arşivi içinde; başında "körü" olan, toplam 33 adet kelime bulunmaktadır. körü ile başlayan kelimeler listesini Scrabble, Kelimelik vb. gibi kelime bulma oyunları için veya Türkçe hakkında yapacağınız ders, araştırma veya ödev çalışmalarınızda kullanabilirsiniz.

Ayrıca sonu körü ile biten kelimeler listesine ulaşmak veyahut içinde körü olan kelimeler listesini incelemek isteyebilirsiniz. Bunlara ek olarak, kelimelerin anlamları için aşağıda bulunan "harfli kelimeler" bağlantılarından da faydalanabilirsiniz.

 
 

15 harfli kelimeler

KÖRÜKLEYEBİLMEK

14 harfli kelimeler

KÖRÜKLEYİCİLİK, KÖRÜKLEYEBİLME

11 harfli kelimeler

KÖRÜKTÜRMEK, KÖRÜKLEYİCİ, KÖRÜKLENMEK

10 harfli kelimeler

KÖRÜKÇÜLÜK, KÖRÜKLEMEK, KÖRÜKLENME

9 harfli kelimeler

KÖRÜYHMEK, KÖRÜKTAŞI, KÖRÜKLEME

8 harfli kelimeler

KÖRÜKLER, KÖRÜNMEK, KÖRÜKLÜK, KÖRÜKMEK, KÖRÜSTEN, KÖRÜKSÜZ

7 harfli kelimeler

KÖRÜMÜK, KÖRÜMEN, KÖRÜCEK, KÖRÜKSÜ, KÖRÜKLÜ, KÖRÜKÇÜ

6 harfli kelimeler

KÖRÜĞÜ, KÖRÜVÜ, KÖRÜYH

5 harfli kelimeler

KÖRÜK, KÖRÜS, KÖRÜŞ, KÖRÜT, KÖRÜZ

Bazı kelimelerin anlamları

KÖRÜ

Çalım, caka.

KÖRÜKLEYİCİLİK

Kışkırtıcılık.

KÖRÜKLENMEK

Körükleme işine konu olmak veya körükleme işi yapılmak.

KÖRÜKLEYEBİLME

Körükleyebilmek işi.

KÖRÜKÇÜLÜK

Körükçünün yaptığı iş.

KÖRÜKLENME

Körüklenmek işi.

KÖRÜYHMEK

Körleşmek; pısırıklaşmak; kabiliyyetini geliştirememek.

KÖRÜKTAŞI

Çanakkale kenti, Ezine belediyesi, merkez nahiyesine bağlı bir bölge.

KÖRÜNMEK

Görünmek.

KÖRÜKLEME

Körükleme işi, ajitasyon.

KÖRÜKLEMEK

Körükle hava vermek. Çıkar sağlamak için kendini acındırmak, ajite etmek. Harekete geçirmek, ajite etmek. Kızıştırmak, şiddetlendirmek.

KÖRÜKLEYEBİLMEK

Körükleme imkânı veya olasılığı bulunmak.

KÖRÜKLEYİCİ

Heyecana getiren, çıkar sağlamak için kendini acındıran, ajitatör.

KÖRÜKLER

Malatya kenti, Darende ilçesi, merkez nahiyesine bağlı bir yerleşim bölgesi.

KÖRÜKLÜK

Demirci dükkânı.

KÖRÜKTÜRMEK

Bir kimseyi başka birinin kötülüğü için kışkırtmak. Yıldırmak, ürkütmek, yürek gücünü sarsmak. Bir hayvan diğerini korkutmak. Bıktırmak, bezdirmek.

  -   -   -  

Anlamında KÖRÜ bulunan kelimeler

Bu bölümde tanımı içerisinde KÖRÜ geçen kelimeler listesi verilmiştir.

ATLAMAK

Bir engeli sıçrayarak veya fırlayarak aşmak. Yanılmak, aldanmak. Yüksek bir yerden alçak bir yere, ayaküstü gelecek bir biçimde kendini bırakmak. İnmek. Okuma, yazı yazma, sayı sayma vb. işlerde bazı bölümleri üstünkörü geçmek. Basında haberi zamanında verememek veya diğer gazetelerden öğrenmek. Bir işe sonucunu düşünmeden hemen girişmek. Binmek. Sınıfı okumadan geçmek.

ESİR

Tutsak. Atomlar arasındaki boşluğu ve bütün evreni doldurduğu varsayılan, ağırlığı olmayan, ısı ve ışığı ileten töz. Bir düşünceye veya bir kimseye körü körüne bağlı olan kimse. Hava. Köle.

AKORDİYON

Üstündeki düğmelere veya tuşlara basarak metal dilcikleri titretme yolu ile çalınan körüklü, elde taşınabilir bir çalgı, akordeon, armonika. Kumaşlarda makine ile yapılmış kırma.

KÖRÜKLÜ

Körüğü olan. Körüklü otobüs.

KARIŞTIRMAK

Karışma işini yaptırmak. İçinde ne olduğunu anlamak veya aradığını bulmak amacıyla elle yoklamak. Ayırt edememek, tam olarak seçememek. Üstünkörü okumak. Göz atmak, araştırmak, incelemek. Kurcalamak, oynamak. Yemeği dibinin tutmaması için kaşıkla altüst etmek.

KÖRÜKÇÜ

Körük yapan veya satan kimse. Körükleyici. Körük kullanan kimse.

EĞRETİ

Belirli bir süre sonra kaldırılacak olan, geçici, muvakkat. İyi yerleşmemiş, yerini bulmamış bir biçimde. Belli belirsiz. İyi yerleşmemiş, yerini bulmamış olan. Uyumsuz, yakışmamış. Üstünkörü, ciddiye almadan. Takma.

ÇIRPIŞTIRMA

Çırpıştırmak işi. Çarçabuk, özensiz ve üstünkörü yapılmış olan (iş).

KAPKAÇÇI

Kapıp kaçmak yoluyla hırsızlık yapan kimse. Üstünkörü, gereken önem verilmeyen, baştan savma, alelade.

DİKTA

Hiçbir şart olmaksızın körü körüne uyulması gereken buyruk.

BESLEME

Beslemek işi. Herhangi bir kuruluşu, onun maddi yardımları dolayısıyla körü körüne destekleyen. Evlatlık olarak alınarak ev işlerinde çalıştırılan kız, besleme kız, beslemelik, beslek. Akım voltajı.

AJİTASYON

Körükleme. Duygu sömürüsü yapma. Kişinin ruhsal gerginliğini dışa vurması sonucu oluşan etrafına karşı saldırganlık durumu. İnsanın zihninde ve duygu dünyasında sarsıntı yaratma. Çırpıntı.

GELİŞİGÜZEL

Herhangi bir, baştan savma, rastgele, lalettayin. Üstünkörü.

AJİTATÖR

Körükleyici.

KALAYCI

Kap kalaylayan kimse. Üstünkörü iş yapan, sahtekâr.

HARMONYUM

Dış görünüşü piyanoya benzeyen, körüğü ayakla işletilen küçük org, armonyum.

KAFATASÇILIK

İnsanları kafataslarının biçimine göre değerlendiren görüş. Bir düşünce, inanç vb.ne körü körüne bağlılık.

AJİTE

"Körüklemek; duygu sömürüsü yapmak" anlamlarındaki ajite etmek birleşik fiilinde ve "çırpıntıya uğramak" anlamındaki ajite olmak teriminde geçen bir söz.

FAYTON

Tek körüklü, dört tekerlekli, genellikle çift atlı binek arabası, payton. Perde ayaklılardan, sıcak deniz kıyılarında yaşayan, uzun kuyruklu bir kuş (Phaeton).

ÇIRPIŞTIRMAK

Emek harcamadan özensiz ve üstünkörü yapmak.