İçinde KÖSE geçen kelimeler

Kelimeler arşivinde; içinde "köse" olan, toplam 91 tane kelime bulunuyor. İçerisinde köse bulunan kelimeler listesini Kelimelik, Scrabble ve benzer kelime bulma oyunlarında ya da Türkçe ile ilgili yapacağınız ödev, araştırma veya ders çalışmalarınızda kullanabilirsiniz.

Ek olarak sonu köse ile biten kelimeler listesini okumak ya da başında köse olan kelimeler listesine gözatmak isteyebilirsiniz. Bunların yanında, kelime anlamları için alt kısımda bulunan "harfli kelimeler" linklerinden de yararlanabilirsiniz.

 
 

15 harfli kelimeler

YUNTDAĞIKÖSELER, YUKARIKÖSELERLİ

14 harfli kelimeler

KUZYAKAKÖSELER, AŞAĞIKÖSELERLİ, BÜYÜKKÖSEBALCI

11 harfli kelimeler

YENİKÖSELER, KÖSEYUSUFLU, KÖSEÇOBANLI, OSMANKÖSELİ, HACIKÖSELER, ESKİKÖSELER, DEREKÖSELER

10 harfli kelimeler

KÖSEÇLEMEK, KÖSEBUCAĞI, KÖSERLEMEK, KÖSEFAKILI, KÖSEPINARI, KÖSEHACILI, KÖSEMEHMET, KÖSELETAŞI, KÖSEYAKASI, YENİKÖSELİ, SELECİKÖSE, KARAKÖSELİ, HACIKÖSELİ, ÇATKÖSEDAĞ, KÖSEMENLİK, ARIMKÖSELİ

9 harfli kelimeler

KÖSEYAHYA, KÖSELTMEK, KÖSELERLİ, KÖSEİLYAS, KÖSEHOROZ, KÖSEHASAN, KÖSEHALİL, AŞAĞIKÖSE, KÖSERECİK, KÖSEDURAK, KÖSEŞAHİN, KÖSETARLA, KÖSEUŞAĞI, KÖSEBAYIR, KÖSEBALCI, KÖSEALİLİ

8 harfli kelimeler

KÖSERELİ, KÖSEVELİ, KÖSEÖREN, KÖSEÖMER, KÖSEOĞLU, KÖSEKTAŞ, KÖSELMEK, KÖSECELİ, KÖSEDERE, KARAKÖSE, KÖSEEYÜP

7 harfli kelimeler

KÖSEMEN, KÖSEALİ, KÖSECİK, KÖSEAĞA, KÖSEDİK, ALİKÖSE, KÖSEKÖY, KÖSELİK, KÖSENTİ, KÖSENĞİ, KÖSENGİ, KÖSEMUR, KÖSEMOR, KÖSEMEK, KÖSELER, KÖSELLİ

6 harfli kelimeler

KÖSELİ, AKKÖSE, KÖSELE, KÖSEĞİ, KÖSEYİ, KÖSEVÜ, KÖSEVİ, KÖSERE, KÖSEGİ, KÖSENG

5 harfli kelimeler

KÖSEV, KÖSEY, KÖSEÜ, KÖSEÇ, KÖSET, KÖSEE, KÖSEK, KÖSEM, KÖSEN

4 harfli kelimeler

KÖSE

Bazı kelimelerin anlamları

KÖSE

Bıyığı, sakalı çıkmayan (erkek). Gümüşhane iline bağlı ilçelerden biri.

OSMANKÖSELİ

Konya şehrinde, Halkapınar ilçesinde, merkez nahiyesine bağlı bir yerleşim yeri.

YUKARIKÖSELERLİ

İçel ilinde, Mut ilçesi, merkez bucağına bağlı bir yer.

KÖSEYUSUFLU

Yozgat ili, merkez belediyesi, merkez bucağına bağlı bir bölge.

KÖSEBUCAĞI

Ordu şehri, Fatsa ilçesi, merkez nahiyesine bağlı bir yerleşim yeri.

AŞAĞIKÖSELERLİ

İçel kenti, Mut belediyesi, merkez nahiyesine bağlı bir bölge.

HACIKÖSELER

Aydın şehri, Yenipazar ilçesinde, merkez bucağına bağlı bir bölge.

DEREKÖSELER

Zonguldak ilinde, Çaycuma belediyesi, merkez nahiyesine bağlı bir bölge.

YUNTDAĞIKÖSELER

Manisa şehri, Osmancalı nahiyesine bağlı bir yerleşim yeri.

KÖSEÇOBANLI

İçel kenti, Gülnar ilçesi, merkez bucağına bağlı bir yerleşim birimi.

KÖSERLEMEK

Bilemek (bıçak, makas vb.).

KUZYAKAKÖSELER

Karabük ili, Safranbolu belediyesi, merkez bucağına bağlı bir yerleşim birimi.

ESKİKÖSELER

Ankara ilinde, Temelli nahiyesine bağlı bir yerleşim bölgesi.

YENİKÖSELER

Ankara kenti, Polatlı belediyesi, merkez nahiyesine bağlı bir yerleşim bölgesi.

BÜYÜKKÖSEBALCI

İçel şehri, Tarsus belediyesi, merkez nahiyesine bağlı bir yerleşim bölgesi.

KÖSEÇLEMEK

Ateşi karıştırmak.

  -   -   -  

Anlamında KÖSE bulunan kelimeler

Bu bölümde tanımı içerisinde KÖSE geçen kelimeler listesi verilmiştir.

PALASKA

Askerlerin bellerine bağladıkları veya göğüslerine çaprazlama taktıkları, üzerinde fişek, kasatura vb. koymak için yerleri bulunan, genel olarak köseleden yapılmış kayış.

BADOŞ

Kösele.

KÖSEM

Kösemen.

VARDELA

Yaklaşık 3 santimetre genişliğinde yumuşak kösele şerit.

BİKÇİ

Deri ve kösele kesmek için ayak kabıcı ve saraçların kullandığı bir aygıt.

KAYIŞ

Bağlamak, tutmak veya sıkmak amacıyla kullanılan, dar ve uzun kösele dilimi. Kol saatinin bileğe bağlanmasını sağlayan, deriden yapılmış gereç. Ustura bilenen cilalı kösele. Kayma işi.

PENÇE

Yırtıcı hayvanların ön ayaklarının parmaklarıyla tırnakları. El. Ayakkabının tabanındaki kösele. Etkisinden kurtulmak olanaksız, etkisi çok olan güç.

ÇANTA

Kösele, meşin, kumaş vb. hafif malzemeden yapılıp büyüklüğüne göre para, evrak, yiyecek vb. koyup taşımaya yarayan kap.

GÖN

İşlenmiş deri. Hayvan derisi. Kösele.

KÖSELİK

Köse olma durumu.

AYAKÇA

Dokuma tezgâhı pedalı. Merdiven, merdiven basamağı. Dokuma tezgâhını işletmek amacıyla üzerine ayakla aşağı yukarı basılan pedal. (Yavuz, Düzenli Şavşat Artvin; Ankara) (ayakçak : (Bekili Çal Denizli) (ayakçak) : (Köselerli Tarsus İçel) (ayaklık) : (Yalvaç Isparta; Kandilli, Bozüyük Bilecik).

RASPA

Demir, tahta yüzeylerdeki boya, pas vb.ni çıkarma, pürüzleri gidermek amacıyla kullanılan iri dişli bir törpü. Kunduracılıkta köselenin yüzünü sıyırmaya ve perdahlamaya yarayan alet.

BİZGİLİ

Gümüşhane şehrinde, Köse ilçesinde, merkez nahiyesine bağlı bir yer.

EĞSİ

Ucu yanmış odun, köseği.

GETR

Bacağın alt bölümünü ve ayakkabının üstünü örten kumaş veya köseleden yapılmış bir tozluk türü.

KÜTÜKLÜK

İçine şarjöre geçirilmiş tüfek fişeği konulan ve palaska kayışına geçirilen kösele çanta, fişeklik.

BİÇKİ

Dikilecek kumaşı belli bir modele ve ölçüye göre kesme işi. Testere. Deri ve kösele kesmek için ayak kabıcı ve saraçların kullandığı bir aygıt.

BAŞ

İnsan ve hayvanlarda beyin, göz, kulak, burun, ağız ve benzerleri organları kapsayan, vücudun üst veya önünde bulunan bölüm, kafa, ser. Bir topluluğu yöneten kimse. Başlangıç. Temel, esas. Arazide en yüksek nokta. Bir şeyin genellikle toparlakça ucu. Bir şeyin uçlarından biri. Kasaplık hayvanlarda ve bazı yiyeceklerde adet. Para değiştirirken verilen veya alınan üstelik, sarrafiye. 1. Bir şeyin yakını veya çevresi. "Önem veya yönetim bakımından ileride olan, en önemli, en üstün" anlamlarında birleşik kelimeler yapan bir söz. Güreşte pehlivanların ayrıldıkları beş derecenin en yükseği. Çıban. Reis. Tane. Dilim: Bi baş pendir ver. İyi, güzel: Benim toklularım hep baştır. Pazartesi. Ölçüde, tartıda tahminin üstünde çıkan kısım. Çıban, yara. Derilere tatbik edilen bir işlem (tabaklıkta). Köselecilikte bir derinin baş tarafı. Bulgur, buğday ve benzerleri kalburlandığı zaman kalburun üstünde kalan in kısım. Baş, başlangıç. Baş, reis. Baş. Üzeri, kendi. Tepe, zirve. Uç. sınır. Nezt, baş ucu. Ön taraf, ön yol. Bağış, hediye. İnsan vücudunun ağız, duygu organları ve beyni içine alan en ön bölgesi. Herhangi bir hayvanın bu bölgeye karşılık olan yapısı. Sefal, kafa. 3.Bakteriyofajlarda ikozahedral şekilli, DNA içeren kısmı. 4.Miyozinin bir parçası. Fosfolipitlerin yağ asitleri içermeyen kısmı. Spermlerde haploit çekirdeğin bulunduğu kısmı. Beyni ve duyu organlarını taşıyan vücut parçası. Yağlı güreşte ve karakucakta en büyük boy. reis (bk. başkan.). Dövme ya da darçıkım işleminde, dövme ya da itme işini gören kolun ucu. İlkel topluluklarda görülen, çok az kurumlaşmış olan ve gücü kimi kez aşırı bir başına -buyruk- yönetimin gücü biçimini alan önder tipi. İnsan vücudunun üst, hayvan vücudunun ön ucu, sefalika. Deyiş'in konu ve uyağının ne olduğunu belirten, "doğuş" un halk edebiyatındaki adı. İnsan vücudunun ağız, duygu organları ve beyni içine alan üst bölgesi; herhangi bir hayvanın bu kesime karşıt oları bölgesi. Başkan, topluluğu yöneten, komutan. (İnsan ve hayvan sayımında) Tane. Başak. Yara.

AYAKKABI

Genellikle sokakta giyilen ve altı kösele, lastik vb. dayanıklı maddelerden yapılmış olan giyecek, başmak, pabuç.

AYAKKABILIK

Ayakkabı konulan yer, ayakkabı dolabı. Ayakkabı yapmaya elverişli olan (deri, kösele vb.).