KOL ile başlayan kelimeler

Kelimeler arşivi içinde; başında "kol" olan, toplam 366 adet kelime bulunmaktadır. kol ile başlayan kelimeler listesini Scrabble, Kelimelik vb. gibi kelime bulma oyunları için veya Türkçe hakkında yapacağınız ders, araştırma veya ödev çalışmalarınızda kullanabilirsiniz.

Ayrıca sonu kol ile biten kelimeler listesine ulaşmak veyahut içinde kol olan kelimeler listesini incelemek isteyebilirsiniz. Bunlara ek olarak, kelimelerin anlamları için aşağıda bulunan "harfli kelimeler" bağlantılarından da faydalanabilirsiniz.

 
 

17 harfli kelimeler

KOLANJİYOHÜCRESEL, KOLEKTİFLEŞTİRMEK

16 harfli kelimeler

KOLAYLAŞTIRILMAK, KOLEKTİFLEŞTİRME

15 harfli kelimeler

KOLAYLAŞTIRILMA, KOLEKSİYONCULUK

14 harfli kelimeler

KOLANJİYOGRAFİ, KOLANJİYOLİTİS, KOLAYLAŞTIRICI, KOLAYLAŞTIRMAK, KOLEKTİFLEŞMEK, KOLESİSTEKTOMİ, KOLESİSTOGRAFİ, KOLESİSTOKİNİN, KOLESTEROLOZİS, KOLİBASİLLOZİS, KOLLAJENOBLAST, KOLLAJENOLİTİK

13 harfli kelimeler

KOLAYLAŞTIRMA, KOLEKTİFLEŞME, KOLELİTİYAZİS, KOLESİSTOPATİ, KOLESİSTOTOMİ, KOLESİTOKİNİN, KOLESTEROLEMİ, KOLESTEROLSÜZ, KOLESTEROLÜRİ, KOLİBRİGİLLER, KOLİENTERİTİS, KOLİSEPTİSEMİ, KOLLAYABİLMEK, KOLONYALANMAK, KOLOPROKTİTİS

12 harfli kelimeler

KOLEDOKOTOMİ, KOLEKSİYONCU, KOLESİSTİTİS, KOLESİSTOZİS, KOLESTEROLLÜ, KOLESTEROZİS, KOLESTİRAMİN, KOLİGRANÜLOM, KOLİNESTERAZ, KOLLAJENOSİT, KOLLATERALİS, KOLLAYABİLME, KOLLAYICILIK, KOLONİZASYON, KOLONYALAMAK, KOLONYALANMA, KOLTUKLANMAK

11 harfli kelimeler

KOLAYLANMAK, KOLAYLAŞMAK, KOLAYSINMAK, KOLÇAKLAMAK, KOLDURGOVEÇ, KOLEKTİVİST, KOLEKTİVİZM, KOLİBASİLOZ, KOLİBASİLUS, KOLİFORMLAR, KOLLETERYUM, KOLONİLEŞME, KOLONYALAMA, KOLONYALİST, KOLONYALİZM, KOLORİMETRE, KOLORİMETRİ, KOLTAKLAMAK, KOLTUKÇULUK, KOLTUKLAMAK, KOLTUKLANMA

10 harfli kelimeler

KOLAGİLLER, KOLALANMAK, KOLALATMAK, KOLANCILIK, KOLANJİTİS, KOLASIZLIK, KOLAYCACIK, KOLAYCILIK, KOLAYLAMAK, KOLAYLANMA, KOLAYLAŞMA, KOLAYLIKLA, KOLBAŞILIK, KOLBIÇKISI, KOLCANLIĞI, KOLDAMLICA, KOLEKSİYON, KOLESTANOL, KOLESTATİK, KOLESTERİN, KOLESTEROL, KOLESTİPOL, KOLİNASYON, KOLİNERJİK, KOLLAGENAZ, KOLLAJENAZ, KOLLAMAMAK, KOLLENKİMA, KOLLOBLAST, KOLLUMAKAS, Devamını Oku »»

9 harfli kelimeler

KOLACILIK, KOLALAMAK, KOLALANMA, KOLALATMA, KOLALAYIŞ, KOLALILIK, KOLANKAYA, KOLATERAL, KOLAYLAMA, KOLÇEKMEK, KOLDAKMAÇ, KOLDAŞLIK, KOLDURDAK, KOLEDOKUS, KOLEKTOMİ, KOLEMANİT, KOLEOPTİL, KOLEORİZA, KOLİSAVRA, KOLKESİMİ, KOLKIRMAĞ, KOLKORÇAK, KOLLANMAK, KOLLAŞMAK, KOLLAYICI, KOLLODYON, KOLLOİDAL, KOLLUDERE, KOLOMBİNA, KOLONYALI, Devamını Oku »»

8 harfli kelimeler

KOLAĞASI, KOLAKMAK, KOLALAMA, KOLANİYA, KOLAPANA, KOLARGOL, KOLARMAK, KOLAYINA, KOLAYLIK, KOLAYSIZ, KOLBASTI, KOLCULAR, KOLCULUK, KOLÇAKLI, KOLDAMCA, KOLDAMLI, KOLDURUM, KOLEKTİF, KOLEKTÖR, KOLERALI, KOLESTAZ, KOLIŞLIĞ, KOLİFORM, KOLİSTİN, KOLKIRAN, KOLKİSİN, KOLLAGEN, KOLLAJEN, KOLLAMAK, KOLLANMA, Devamını Oku »»

7 harfli kelimeler

KOLABAK, KOLAÇAN, KOLAÇKA, KOLAGOG, KOLAJEN, KOLAKAS, KOLAKOZ, KOLALOH, KOLALTI, KOLANCI, KOLANGA, KOLANKA, KOLANLI, KOLASIZ, KOLAVUÇ, KOLAYCA, KOLAYCI, KOLAYDA, KOLAYIN, KOLAYIR, KOLAYLI, KOLAYLU, KOLBAĞI, KOLBAKA, KOLBASA, KOLBAŞI, KOLBAZI, KOLBEZİ, KOLDAMİ, KOLDERE, Devamını Oku »»

6 harfli kelimeler

KOLACI, KOLALI, KOLANÇ, KOLBAĞ, KOLBAK, KOLBEZ, KOLCAK, KOLCUK, KOLÇAĞ, KOLÇAH, KOLÇAK, KOLDAĞ, KOLDAM, KOLDAN, KOLDAŞ, KOLDİK, KOLDUK, KOLDUR, KOLEİK, KOLEMİ, KOLERA, KOLETİ, KOLHOZ, KOLİPİ, KOLİVA, KOLKAÇ, KOLKAN, KOLKÖY, KOLLAP, KOLLAR, Devamını Oku »»

5 harfli kelimeler

KOLAÇ, KOLAJ, KOLAK, KOLAN, KOLAT, KOLAY, KOLBA, KOLCA, KOLCU, KOLEJ, KOLEŞ, KOLET, KOLEY, KOLGA, KOLGE, KOLİK, KOLİN, KOLİT, KOLKA, KOLLI, KOLLİ, KOLLO, KOLLU, KOLON, KOLOS, KOLOŞ, KOLOT, KOLOV, KOLOZ, KOLPO, Devamını Oku »»

4 harfli kelimeler

KOLA, KOLÇ, KOLE, KOLİ, KOLM, KOLO

3 harfli kelimeler

KOL

Bazı kelimelerin anlamları

KOL

İnsan vücudunda omuz başından parmak uçlarına kadar uzanan bölüm. İş takımı, ekip, grup. Bir halat oluşturan bükülmüş lif demetlerinden her biri. Bazı çalgıların elle tutulan sap bölümü. Bir şeyin ayrıldığı bölümlerden her biri, dal, kısım, şube, branş. Giyside vücudun bu bölümünü saran parça. Koyun, dana, kuzu vb.nde ön ayağın üst bölümü. Ağaçlarda gövdeden ayrılan kalın dal. Makinelerde tutup çevirmeye, çekmeye yarayan ağaç veya metal parça. Koltuk, divan vb.nin yan tarafında bulunan dayanmaya yarayan parça. Dizi, düzen. Kanat. Karakol.

KOLAYLAŞTIRICI

Görüşmelerin gidişini üyelerin özgürce seçmelerine ve kendiliğinden eğilimlerine bırakan küme çözümlemelerinde bir ayrıştırıcı ya da sorun çözümleyici konumunda olan gözlemci.

KOLESİSTOGRAFİ

Kontrast maddenin verilmesinden sonra safra kesesinin görüntüsünün alınması.

KOLESİSTEKTOMİ

Safra kesesinin ameliyatla çıkarılması.

KOLAYLAŞTIRILMA

Kolaylaştırılmak işi.

KOLEKSİYONCULUK

Koleksiyoncunun yaptığı iş, derlemcilik.

KOLANJİYOLİTİS

Karaciğer içindeki safra kanalları yangısı.

KOLANJİYOHÜCRESEL

Safra kanallarına ait, onlarla ilişkili veya ilişkin.

KOLEKTİFLEŞTİRMEK

Ortaklaştırmak.

KOLANJİYOGRAFİ

Kontrast maddenin vena içi verilmesinden sonra safra yollarının grafisinin alınması.

KOLAYLAŞTIRILMAK

Kolaylaştırma işini yaptırılmak.

KOLAYLAŞTIRMAK

Kolay bir duruma getirmek, güçlükleri ortadan kaldırmak. Bir işi sonuna yaklaştırmak.

KOLESTEROLOZİS

Dokularda, anormal miktarda kolesterol brikimi, kolesterozis.

KOLESİSTOKİNİN

Pankreozimin.

KOLEKTİFLEŞTİRME

Ortaklaştırma.

KOLEKTİFLEŞMEK

Kolektif duruma gelmek.

  -   -   -  

Anlamında KOL bulunan kelimeler

Bu bölümde tanımı içerisinde KOL geçen kelimeler listesi verilmiştir.

ALDEHİT

Alkolleri oksitlendirme veya asitleri indirgeme yolu ile elde edilen uçucu bir sıvı.

AKICI

Akma özelliği olan. Kesintisiz. Kolay anlaşılabilen, okunabilen, anlamca açık (anlatım), selis.

AHİLİK

Cömertlik. Kökleri eski Türk törelerine dayanan ve Anadolu'da yüksek bir gelişim gösteren esnaf, zanaatçı, çiftçi vb. bütün çalışma kollarını içine alan ocak.

ALKOL

Bira, şarap vb. sıvıların veya pancar, patates nişastasının şekere dönüştürülmesi sonucu ortaya çıkan glikoz çözeltilerin mayalaşmış özlerinin damıtılmasıyla elde edilen, kokulu, uçucu, yanıcı, renksiz sıvı, ispirto, etanol, etil alkol. Her türlü alkollü içki.

ALDANÇ

Çabuk ve kolay aldatılan (kimse).

AJANS

Haber toplama, yayma ve üyelerine dağıtma işiyle uğraşan kuruluş. Bu iş kollarının çalıştığı büro. Radyoda haber bülteni.

AKIŞKANLIK

Akışkan olma durumu. Para ve ticaretle ilgili işlemlerde kullanılabilecek durumda olan satın alma gücü, likidite. Kolaylıkla paraya çevrilebilme özelliği fazla olan varlıklar, likidite.

AKLİYE

Akıl hastalıkları ile ilgili hekimlik kolu. Akılcılık. Akıl hastalıkları ile ilgili hastane bölümü.

AĞIZLAMAK

Bir boğazın veya bir limanın ağzını ortalamak. Bir işi kolaylamak. Bir parçayı yuvasına geçirmek için önce yuvanın ağzını ayarlamak.

AKIŞMA

Akışmak işi. Bir sıraya gelen ses, hece veya kelimelerin birbirleriyle uyuşarak kulağa hoş ve dile kolay gelen bir bütün oluşturması.

ALIŞMAK

Bir işi tekrarlayarak kolaylıkla yapabilmek. Sürekli ister olmak, bağımlılık kazanmak. Uyar duruma gelmek, intibak etmek. Evcilleşmek, ehlîleşmek. Yadırgamaz duruma gelmek. Tutuşmak, yanmaya başlamak. Bağlanmak, ısınmak.

ALKİL

Alkol kökü.

AÇIKLAMALI

Birtakım açıklamalarla anlaşılması, öğrenilmesi kolaylaştırılmış, izahlı.

ABDESTLİK

Abdest alınacak yer. Abdest alınırken giyilen ve kolsuz hırkaya benzeyen bir giyecek türü.

AÇIKÇA

Gizli bir yönü kalmaksızın, kolay anlaşılır bir biçimde, alenen, aşikâre.

AÇMAZ

Satranç oyununda şahı koruyan taşlardan birinin yerinden oynatılamaması durumu. Tuluatta karşısındakine bir nükte veya tekerleme söyleme kolaylığını veren söz. İçinden zor çıkılır durum.

ALKOLİK

Alkollü içkilere hastalık derecesinde düşkün olan (kimse).

AĞIRKANLI

Ağırcanlı. Hippokrates'in ortaya attığı ağırcanlılık, soğukluk, kolayca duygulanmayış gibi nitelikleri kendinde toplayan kişilik tipi.

AÇIK

Açılmış, kapalı olmayan, kapalı karşıtı. Örtüsüz, çıplak. Bir gereksinimin karşılanamaması durumu. Görevlisi olmayan, boş (iş, görev), münhal. Çalışır durumda olan. Gizliliği olmayan, olduğu gibi görünen. Sevişme sahnelerini bütün çıplaklığıyla anlatan (kitap, resim, film vb.). Boş. Belirgin bir biçimde. Rengi koyu olmayan, koyu karşıtı. Belli bir yerin biraz uzağı. Engelsiz, serbest. Aralığı çok. Kolay anlaşılır, vazıh. Denizin kıyıdan uzakça olan yeri. Her türlü düşünceyi hoşgörüyle karşılayabilen, etkisinde kalabilen.

AKAR

Kiraya verilerek gelir getiren ev, dükkân, tarla, bağ vb. mülk, akaret. Halı, koltuk, yatak vb. yerlerde ve nemli ortamlarda yaşayan, astıma yol açabilen, insan vücudundan dökülen deri tozlarıyla ve parçacıklarıyla beslenen bir tür canlı. Sıvı, mai, likit.