Kelimeler arşivi içinde; sonunda "keder" olan, toplam 3 adet kelime bulunmaktadır. Sonu keder ile biten kelimeler listesinden; Türkçe hakkında yapacağınız ders ve araştırma çalışmalarında ya da Scrabble, Kelimelik vb. gibi kelime bulma oyunlarında kelime türetmek için faydalanabilirsiniz.
Bunun yanı sıra, başında keder olan kelimeler listesine ulaşmak veya içinde keder olan kelimeler listesini incelemek isteyebilirsiniz. Ayrıca, burada verilen kelimelerin tanımları için aşağıda bulunan "harfli kelimeler" bağlantılarını kullanabilirsiniz.
KEDER
Acı, üzüntü, dert, sıkıntı, ızdırap, tasa.
İLAKEDER
Alakadar.
KEYFEKEDER
Pek üzerinde durulmayan, önem verilmeyen.
Bu bölümde tanımı içerisinde KEDER geçen kelimeler listesi verilmiştir.
KEDERLENİŞ
Kederlenme işi.
BULUT
Atmosferdeki su damlacıkları ve buz taneciklerinin görülebilir yoğunluk kazanmasıyla oluşan, biçimleri, yükseklikleri ve yol açtıkları hava olaylarıyla birbirinden ayrılan yığın. Keder, endişe. Herhangi bir şeyden oluşan yoğun yığın.
KEDERSİZLİK
Kedersiz olma durumu.
KARARMAK
Rengi karaya dönmek, siyahlaşmak. Niteliğini yitirmek. Kederlenmek, canı sıkılmak. Işık sönmek, kısılmak veya gücü azalmak. Ateş sönmeye yüz tutmak.
ELEMLİ
Üzüntülü, kederli.
ELEMSİZ
Elemi, üzüntüsü, kederi olmayan.
HÜZÜN
Gönül üzgünlüğü, gam, keder, sıkıntı.
ACILIK
Acı olma durumu. Dokunaklılık, kederlilik, yaslılık.
GAİLE
Sıkıntı, dert, keder, üzüntü. İstenmeyen durum, baş belası. Uğraştırıcı iş, çekilmesi zor yük.
BELİYE
Felaket, keder, tasa.
KAHIRLANMAK
Çok ve için için üzülmek, kederlenmek.
ACIKLI
Acındıracak, acı verecek nitelikte olan, dokunaklı, üzücü, koygun. Acı görmüş, yaslı, kederli.
ACILI
Acı katılmış olan. Acısı olan, kederli.
ACISIZ
Tadı acı olmayan. Üzüntüsü, sıkıntısı olmayan, kedersiz. Ağrı, sızı duyulmayan.
ACI
Bazı maddelerin dilde bıraktığı yakıcı duyu, tatlı karşıtı. Kırıcı, üzücü, incitici, dokunaklı, kötü. Herhangi bir dış etken dolayısıyla duyulan rahatsızlık, ızdırap. Keskin, şiddetli. Çarpıcı, göz alıcı (renk). Tadı bu nitelikte olan. Ölüm, yangın, deprem vb. olayların yarattığı üzüntü, keder, elem.
KOYUNTU
Sıkıntı, üzüntü, keder. Sopa, baston koymaya yarayan yer.
İNKIBAZ
Toplanma, büzülme. Kabız. Sıkıntı, keder.
ELEM
Acı, üzüntü, dert, keder.
KEDERLENMEK
Kederli olmak, üzülmek, tasalanmak, mükedder olmak.
BULUTLANMAK
Bulutlarla kaplanmak. Kederlenmek, hüzünlenmek.