KALABA ile başlayan kelimeler

Kelimeler arşivi içinde; başında "kalaba" olan, toplam 12 adet kelime bulunmaktadır. kalaba ile başlayan kelimeler listesini Scrabble, Kelimelik vb. gibi kelime bulma oyunları için veya Türkçe hakkında yapacağınız ders, araştırma veya ödev çalışmalarınızda kullanabilirsiniz.

Ayrıca sonu kalaba ile biten kelimeler listesine ulaşmak veyahut içinde kalaba olan kelimeler listesini incelemek isteyebilirsiniz. Bunlara ek olarak, kelimelerin anlamları için aşağıda bulunan "harfli kelimeler" bağlantılarından da faydalanabilirsiniz.

 
 

17 harfli kelimeler

KALABALIKLAŞTIRMA

15 harfli kelimeler

KALABALIKLAŞMAK

14 harfli kelimeler

KALABALIKLAŞMA

12 harfli kelimeler

KALABALIKLIK

11 harfli kelimeler

KALABAKBAŞI, KALABALIKÇA

9 harfli kelimeler

KALABAKLI, KALABALIG, KALABALIK, KALABALOH

7 harfli kelimeler

KALABAK

6 harfli kelimeler

KALABA

Bazı kelimelerin anlamları

KALABA

Kalabalık.

KALABALIKLAŞTIRMA

Kalabalıklaştırmak işi.

KALABAKBAŞI

Çanakkale şehri, Kalkım nahiyesine bağlı bir yerleşim birimi.

KALABALOH

İnsan topluluğu, kalabalık - kalmiş kohmiş: bayatlamış, vakti geçkin.

KALABALIKLAŞMAK

Kalabalık duruma gelmek.

KALABALIKLAŞMA

Kalabalıklaşmak işi.

KALABALIKÇA

Biraz kalabalık.

KALABALIK

Çok sayıda insanın bir araya gelmesiyle oluşan insan topluluğu. Sayıca çok. Gereksiz, karışık şeyler topluluğu.

KALABALIKLIK

Kalabalık olma durumu. Bir odada ya da bir yerleşim yerinde, gereğinden çak sayıda insanın yaşaması. Genellikle bir odada yaşayan insan sayısının 1'i geçmesi, kalabalıklık sayılmaktadır. bk. konut darlığı.

KALABAKLI

Çanakkale şehrinde, merkez ilçesinde, merkez nahiyesine bağlı bir bölge.

KALABALIG

Kalabalık, bk. kalabalug.

KALABAK

Tepe ya da dağ sırtlarında kaleye benzeyen toplu kayalar. Hasır otundan örülen şapka. Huni. Çınar ağacı. Nilüfer çiçeği. Kabalak, keçe külâh. Taç. Balıkesir ilinde, Havran ilçesinde, merkez bucağına bağlı bir yer. İzmir kenti, Aliağa belediyesi, merkez nahiyesine bağlı bir bölge.

  -   -   -  

Anlamında KALABA bulunan kelimeler

Bu bölümde tanımı içerisinde KALABA geçen kelimeler listesi verilmiştir.

AHALİ

Aralarında aynı yerde bulunmaktan başka hiçbir ortak özellik bulunmayan kişilerden oluşan topluluk, halk. Bir yerde toplanan kalabalık.

DOLMAK

Dolu duruma gelmek. Bitkiler olgunlaşmak, erginleşmek. Sabrı tükenip öfkesi taşacak duruma gelmek. Bir yerde pek çok eşya veya kimse toplanmak, kalabalık duruma gelmek. Bir yere iyice yayılmak, kaplamak. Süre, hesap tamamlanmak.

CAFCAF

Gösteriş, şatafat. Ağız kalabalığı ile bir şeyi elde eden, şirret.

KÜRSÜ

Kalabalığa karşı konuşma yapanların önünde bulunan yüksekçe yer. Sandalye. Bir fakültede araştırma ve öğretim birimi, bölüm. Ana bilim dalı.

FEVÇ

İnsan kalabalığı.

KOĞUŞ

Kışla, okul, tutukevi, hastane vb. kalabalık yerlerde, içinde birçok kimsenin yattığı veya barındığı büyük oda. Osmanlı Devleti'nde devşirilen çocuklara acemi ocağında eğitim ve öğretimin verildiği, birbirini izleyen yedi oda.

İZDİHAM

Aşırı kalabalık, yığılma.

MAHŞER

Kıyamet günü dirilenlerin toplanacaklarına inanılan yer. Büyük kalabalık. Kargaşa.

KAYNAŞMA

Kaynaşmak işi. Kalabalığın çok olduğu bir yerde kıpırdanma, hareketlilik. Huzursuzluk.

CERRAR

Çekici, sürükleyici. Zorla para alan kimse. Savaş araçlarıyla donatılmış kalabalık ordu. Dilenci.

FARFARA

Çok konuşan. Yüksek sesle konuşan. Ağzı kalabalık. Çok övünen.

KARGAŞA

Kışkırtma ve karışıklık yoluyla toplumda ortaya çıkan düzen bozukluğu, anarşi. Kalabalık, düzensizlik vb.nin yol açtığı karışıklık, kaos.

DERİNTİ

Toplantı. Gelişigüzel toplanmış eşya. İnsan kalabalığı, güruh.

AKIN

Kalabalık bir şeyin arkası kesilmeyen bir geliş durumunda olması. Düşman topraklarına tedirgin etme, yıldırma, çapul vb. amaçlarla toplu olarak yapılmış olan baskın. Gol atmak veya sayı yapmak amacıyla karşı takımın sahasına doğru genellikle topluca girişilen hücum. Kazak ve Kırgız Türklerinin saz şairlerine verdiği ad.

KİTLE

Bir yerde toplanmış, bir araya gelmiş insan topluluğu, kütle. Belirli işleviyle özellik gösteren büyük insan kalabalığı, kütle. Kist.

KAYNAŞMAK

Ayrılmayacak bir biçimde birleşmek. Çok kalabalık ve hareketli olmak, hareket etmek. Birleşmek. Uyuşmak, yakın ilişki kurmak, derinleştirmek, iyi anlaşmak. Huzursuzluk çıkmak. Birbirine iyice uymak.

FORTÇU

Taşıtlarda kalabalıktan yararlanarak başkalarına sürtünen, sarkıntılık eden kimse.

CEMAAT

Bir imama uyup namaz kılan kişiler. Bir dinden veya bir soydan olanların topluluğu. İnsan kalabalığı, topluluk.

ORDU

Bir devletin silahlı kuvvetlerinin tümü. Bu topluluğun başlıca bölümlerinden her biri. Çok sayıda insan, kalabalık. Türkiye'nin Karadeniz Bölgesi'nde yer alan illerinden biri. Amaç, nitelik vb. yönlerden benzeyen insanların bütünü.

ISKARÇA

Kalabalık liman. Bir şeyi tıka basa doldurma. Bir limanın gemilerle dolu olması durumu.