Sonu KAKI ile biten kelimeler

Kelimeler arşivi içinde; sonunda "kakı" olan, toplam 1 adet kelime bulunmaktadır. Sonu kakı ile biten kelimeler listesinden; Türkçe hakkında yapacağınız ders ve araştırma çalışmalarında ya da Scrabble, Kelimelik vb. gibi kelime bulma oyunlarında kelime türetmek için faydalanabilirsiniz.

Bunun yanı sıra, başında kakı olan kelimeler listesine ulaşmak veya içinde kakı olan kelimeler listesini incelemek isteyebilirsiniz. Ayrıca, burada verilen kelimelerin tanımları için aşağıda bulunan "harfli kelimeler" bağlantılarını kullanabilirsiniz.

 
 

Bazı kelimelerin anlamları

KAKI

Meyve kurusu. Oyularak kurutulmuş patlıcan. Ucu demir kancalı, bir iki metre uzunluğunda değnek, zıpkın.

  -   -   -  

Anlamında KAKI bulunan kelimeler

Bu bölümde tanımı içerisinde KAKI geçen kelimeler listesi verilmiştir.

HIRPALAŞINAK

El şakası yapmak, itişip kakışmak.

KAKIŞMA

Kakışmak işi.

KAKINTI

Sözü dinlenmeyen, rezil, itilip kakılan kimse.

KAKILMA

Kakılmak işi.

HIRDALAŞMAK

İtişip kakışmak, boğuşmak.

ERMİN

Kakım.

ERSELENMEK

İtilip kakılmak, örselenmek.

BAŞTAPINCAĞI

Daima başa kakılan, üzüntü veren, yüzkarası olan şey: Bu çocuk benim uyduragetirmem ololduğu için adam hiç istemiyor, benim baştapınacağım bu artık.

TEPİŞMEK

Birbirini tepmek. İtişip kakışmak.

KAKALAMAK

Kakmak. Alışverişte aldatmak, kötü mal satmak, kazıklamak. Sürekli çekiştirmek, itmek, kakıp durmak. Kaka yapmak.

KAKIMA

Kakımak işi.

EPİŞMEK

Çocuğu sırtına almak, sırtlamak. Çocuklar birbiriyle itişmek, kakışmak.

AS

Kakım. Bir işte başta gelen (kimse veya şey). İskambil, domino vb. oyunlarda bir işaretini taşıyan kâğıt veya taş, birli, bey. Arsenik elementinin simgesi.

HINTIKLAMAK

İtişip kakışmak.

KIKIRDAK

Kemik kadar sert olmayan, dayanıklı, esnek, bükülgen, damarsız bağ dokusu. Kakırdık. Sığır ve danada, hayvanın göğüs boşluğunun arka tarafının alt bölümünde bulunan parça.

GAHIRDAH

Eritilen kuyruk ve iç yağından kalan posa. Kavrulmuş kuyruk. Kakırdak; koyun kuyruğunu erittikten sonra içerisinden çıkan kavrulmuş parçacıklar.

AKKAKIK

Kırmızı, gevrek: Bu ekmekler akkakık olmuş.

DIRIŞMAK

Birbiriyle itişip kakışmak.

KAKMA

Kakmak işi. Ağaç üzerinde veya diğer ahşap malzemede, mobilyada, belirlenmiş desen ve çizimlere göre oyulmuş yuvalara gümüş, sedef vb. süs maddeleri kakılıp oturtularak yapılmış olan iş.

BIZIRIK

Kuyruk yağından eritilince, geriye kalan madde, kakırdak.