Kelimeler arşivi içinde; sonunda "kabil" olan, toplam 5 adet kelime bulunmaktadır. Sonu kabil ile biten kelimeler listesinden; Türkçe hakkında yapacağınız ders ve araştırma çalışmalarında ya da Scrabble, Kelimelik vb. gibi kelime bulma oyunlarında kelime türetmek için faydalanabilirsiniz.
Bunun yanı sıra, başında kabil olan kelimeler listesine ulaşmak veya içinde kabil olan kelimeler listesini incelemek isteyebilirsiniz. Ayrıca, burada verilen kelimelerin tanımları için aşağıda bulunan "harfli kelimeler" bağlantılarını kullanabilirsiniz.
GAYRİKABİL
MÜTEKABİL
MAKABİL, MUKABİL
KABİL
KABİL
Olanaklı.
MÜTEKABİL
Karşılıklı.
MUKABİL
Bir şeye karşılık olarak yapılan, bir şeyin karşılığı olan. Rağmen. Karşılıklı. Karşılık olarak. Bir şeyin karşısında bulunan.
MAKABİL
Bir şeyin öncesi, geçmişi.
GAYRİKABİL
Çözümü olmayan.
Bu bölümde tanımı içerisinde KABİL geçen kelimeler listesi verilmiştir.
BOY
Bir şeyin tabanı ile en yüksek noktası arasındaki uzaklık. "Özlü, güzel sözler söyledi" anlamında kullanılan boy boyladı, soy soyladı özlü sözünde geçen bir söz. Ortak bir atadan türediklerine inanılan toplumsal ve ekonomik ilişkilerinde anaerkil, ataerkil anlayışı uygulayan geleneksel topluluk, kabile, klan. Bir yüzeyde, en sayılan iki kenar arasındaki uzaklık, en, genişlik karşıtı. Kumaş için ölçü. Uzunluk.
KARŞI
Bir şeyin, bir yerin, bir kimsenin, esas tutulan yüzünün ilerisi. İçin, hakkında. Bulunan yere göre önde, ileride olan. Karşılık olarak, mukabil. -e doğru. Karşıt, zıt, muhalif. Yol, deniz, ırmak vb.nin öbür kıyısı veya yanı. Ön, kat, huzur. Yüzünü bir şeye doğru çevirerek.
PIRTLAK
Pırtlamış, dışarı fırlamış, patlak. Kabuğundan kolayca dışarı çıkabilen.
ŞEYH
Tarikat kurucusu, bir tarikatta en yüksek dereceye ulaşmış olan kimse. Arap kabile ve aşireti başkanı. Tarikat büyüğü veya tarikat kollarından birinin başında bulunan kimse.
NAKİP
Bir kavmin, kabilenin başkanı veya onun vekili. Bir tekkede en yaşlı derviş veya dede.
YETENEKLİ
Yeteneği olan, kabiliyetli, istidatlı.
YETENEKLİLİK
Yetenekli olma durumu, kabiliyetlilik, istidatlılık.
BASBARİTON
Basın çıkamadığı ince tonlara çıkabilen, buna rağmen basın indiği kalın ve tok tonlara inemeyen sesi olan sanatçı.
OLABİLİR
Gerçekleşme imkânı bulunan, olur, mümkün, kabil.
KARŞILIKLI
İki kişi veya iki topluluğun arasında geçen ve karşılaşılan harekete eş değer bir hareketle beliren, mütekabil. Birbirine karşı bulunan. Birbiriyle ilgili olarak. Birbirlerine karşı bir biçimde.
SINIR
İki komşu devletin topraklarını birbirinden ayıran çizgi, hudut. Değişken bir büyüklüğün istenildiği kadar yaklaşabildiği durağan büyüklük, limit. Komşu il, ilçe, köy veya kişilerin topraklarını birbirinden ayıran çizgi. Bir şeyin yayılabileceği veya genişleyebileceği son çizgi, uç. Uç, son. Bir şeyin nicelik bakımından inebileceği veya çıkabileceği en alt ve en üst yer, limit.
ALIRLIK
Duygusal uyarımları alabilme yeteneği, idrak kabiliyeti.
YETENEKSİZLİK
Yeteneksiz olma durumu, kabiliyetsizlik, istidatsızlık.
YETENEK
Bir kimsenin bir şeyi anlama veya yapabilme niteliği, kabiliyet, istidat. Dışarıdan gelen etkiyi alabilme gücü. Bir duruma uyma konusunda organizmada bulunan ve doğuştan gelen güç, kapasite. Kişinin kalıtıma dayanan ve öğrenmesini çerçeveleyen sınır.
DEĞİŞKE
Varyant. Her canlıda dış etkilerle ortaya çıkabilen, kalıtımla ilgili olmayan değişiklik, modifikasyon.
MÜSTAİT
Doğuştan yetenekli, kabiliyetli olan.
KALDIRAÇ
Az bir kuvvet ile büyük bir yükü kaldırmaya yarayan, bir dayanma noktası üzerinde hareket edebilen, inip kalkabilen sert çubuk, manivela.
OLANAKLI
Olma ihtimali bulunan, kabil.
KLAVYE
Parmaklarla hareket ettirilen piyano, org vb. çalgılarda veya yazı ve hesap makinelerinde değişmez bir eksen çevresinde inip kalkabilen, istenilen işe göre düzenlenmiş bazı mekanizmaları çalıştıran kaldıraç kollarının, tuş sıralarının bütünü.
YETENEKSİZ
Yeteneği olmayan, kabiliyetsiz, istidatsız.