Kelimeler arşivi içinde; sonunda "ızga" olan, toplam 4 adet kelime bulunmaktadır. Sonu ızga ile biten kelimeler listesinden; Türkçe hakkında yapacağınız ders ve araştırma çalışmalarında ya da Scrabble, Kelimelik vb. gibi kelime bulma oyunlarında kelime türetmek için faydalanabilirsiniz.
Bunun yanı sıra, başında ızga olan kelimeler listesine ulaşmak veya içinde ızga olan kelimeler listesini incelemek isteyebilirsiniz. Ayrıca, burada verilen kelimelerin tanımları için aşağıda bulunan "harfli kelimeler" bağlantılarını kullanabilirsiniz.
IZGA
Cimri.
CIZGA
Ağustos böceği. Keçiyolu. Domuz yavrusu. Küçük, çizgi gibi.
VIZGA
Domuz yavrusu.
MIZGA
Yapışkan çamurlu, çorak toprak.
Bu bölümde tanımı içerisinde IZGA geçen kelimeler listesi verilmiştir.
DAMALITASAR
Bir kenti, aşağı yukarı dörtgen yapı adalarına bölmeyi amaçlayan kentsel düzentasar. Eski Mısır ve Mezopotamya kentlerinin biçimlerinden esinlenen, Yunan ve Roma kentlerinin düzentasarlarıyla bu geleneği benimsemiş bulunan ve çağdaş kent tasarlamasında da kullanılan bir tasar türü. Havadan bakıldığında, birbirini dik açılarla kesen ve birbirine koşut yolların oluşturduğu bir ızgaraya benzeyen kent biçimi.
IZGARALI
Izgarası olan.
OCAKBAŞI
Ateş yanan yerin çevresi. Lokantalarda genellikle ızgara olarak pişirilen et yemeklerinin ocağın çevresinde oturulup yendiği bölüm.
GRİL
Izgara.
SÜNGÜLEMEK
Süngü batırmak. Süngü ile ateşi karıştırıp külün ızgaradan aşağı dökülmesini sağlamak.
CIZBIZ
Izgarada pişirilmiş (et).
KÜLBASTI
Közde veya ızgarada pişirilen kemiksiz et.
IMIZGANMA
Imızganmak işi.
PİYAZ
Haşlanmış kuru fasulyenin üzerine ince doğranmış, tuzla ovulmuş soğan ve maydanoz katıldıktan sonra zeytinyağı, sirke dökülerek yapılmış olan salata. Kebap, ızgara köfte, balık vb.nin yanına konulan, ince doğranmış ve tuzla öldürülmüş maydanozlu soğan. Bir çıkar sağlamak düşüncesiyle söylenen övücü söz.
IZGARALIK
Izgara yapmaya elverişli (et).
BARBEKÜ
Izgara et pişirmekte kullanılan, genellikle balkonlarda duvar içerisine gömülmüş ocak. Açık alanda mangal kullanılarak et ve deniz ürünlerini pişirme.
BİFTEK
Izgara veya tavada pişirilen, genellikle dana eti dilimi.
KORDON
Genellikle ipekten yapılmış kalın ip. Göbek bağı. Teneke ve çinko eşyaların üstüne süs yapmak için kullanılan araç. Bir yere girip çıkmayı denetim altına almak için görevlilerden oluşturulan dizi. Kıyı şeridi. Saat, madalyon vb.ni asmaya yarayan ince zincir. İnce tellerden örülen ve özellikle ütü, ızgara vb. ev araçlarında kullanılan elektrik kablosu. Kabaran denizin kumsalda bıraktığı döküntü katmanı. İnce uzun sıralar durumunda yapılmış oymalı duvar veya mobilya süsü.
IZGARASIZ
Izgarası olmayan.
ATAŞLIK
Kibrit. Çakmak. Ateş yakmaya yarıyan yer, ocak. Sigara ve nargile yakmak için ateş konulan küçük, pirinçten araç: Ataşlık varken kibrit çakılmaz. Ateş yakmaya yarıyan bütün araçlar. Salep güğümünün altındaki ızgara. Kibrit. (Yukarıdirek, Beyköy Şarkikaraağaç, Gücüllü Yalvaç Isparta).
ÇIRAMOZ
Balıkçıların, ateş balığı avlarken üzerinde çıra ve funda yaktıkları ızgara.
MALTIZ
Çoğunlukla yemek pişirmekte kullanılan, içinde ızgarası bulunan, ayaklı ve taşınır ocak. Maltalı.
GARLIH
Suyu az olan köylerde, karların eriyip su kabına akması için ahır damlarına yapılan ızgara. Karlık.
KIZAK
Kar veya buz üzerinde kayarak yol alan tekerleksiz taşıt. Ambalajın dibine uzunluğuna çakılan, hem dip levhası elemanlarının tutturulmasını hem de ambalajın yerde kolayca kaymasını sağlayan kereste parçası. Tersanelerde üzerinde gemi yapılan, onarılan veya gemiyi suya indirip sudan çıkarmaya yarayan ızgara. Ağaç tablaların kamburlaşmaması için liflere dikey konumda açılan kanala geçirilen uzun parça.
UYUKLAMAK
Oturduğu yerde hafif uykuya dalmak, ımızganmak.