Kelimeler arşivi içinde; sonunda "ho" olan, toplam 20 adet kelime bulunmaktadır. Sonu ho ile biten kelimeler listesinden; Türkçe hakkında yapacağınız ders ve araştırma çalışmalarında ya da Scrabble, Kelimelik vb. gibi kelime bulma oyunlarında kelime türetmek için faydalanabilirsiniz.
Bunun yanı sıra, başında ho olan kelimeler listesine ulaşmak veya içinde ho olan kelimeler listesini incelemek isteyebilirsiniz. Ayrıca, burada verilen kelimelerin tanımları için aşağıda bulunan "harfli kelimeler" bağlantılarını kullanabilirsiniz.
GIRMOHO
GELEHO
CILHO, TOLHO
YOHO, YAHO, TIHO, ŞAHO, SAHO, PİHO, MUHO, MIHO, HOHO, HAHO, ECHO, ÇAHO
OHO, MHO, AHO
HO
HO
Şu, o. Ey. Öküze seslenme ünlemi. Hoş, aslında, sanki, bk. hom. 0, şu. Bir seslenme ünlemi: hey. Holmiyum elementinin simgesi.
ŞAHO
Ceket (Ç. Çiftliği).
HOHO
Çocuk dilinde umacı. Çocukları korkutmak için söylenir, korkunç yaratık. Öcü, umacı.
SAHO
Palto, pardösü. Ceket.
TOLHO
Yalın, gösterişsiz yaşama yanlısı, kalender.
CILHO
Sade, arı, yalnız.
MIHO
Mahmut.
YOHO
Yahu.
PİHO
Aptal.
GIRMOHO
Kedilerde çiftleşme isteği belirtisi.
YAHO
Dikkat ifade eden bir ünlem, bk. yahu, yav, yâv.
ECHO
Sesin bir yere çarpıp geri dönmesiyle duyulan ikinci ses.
HAHO
İhtiyar ve adaletsiz kimse.
MUHO
'Muhammed' isminin kısaltılmışı.
TIHO
Sövgü sözü.
GELEHO
Sığırları çağırma ünlemi.
Bu bölümde tanımı içerisinde HO geçen kelimeler listesi verilmiştir.
AFFETMEK
Bağışlamak. Hoşgörü ile karşılamak, mazur görmek. Birinin sorumluluğundaki bir görevden veya işten çıkmasına izin vermek.
ANLAYIŞSIZ
Anlayışı kıt olan, kafasız, kavrayışsız, vurdumduymaz, kalın kafalı, izansız, ferasetsiz, gabi. Hoşgörüsüz.
ANDROPOZ
Erkeklerde, er bezlerinin salgıladıkları hormon miktarının giderek eksilmesi sonucu cinsel gücün azalması, yaş dönümü.
ANLAYIŞ
Anlama işi, telakki. Anlama yeteneği, feraset, izan, zekâ. Benzerlerinden ayıran özellik, konsept. Hoş görme, hâlden anlama. Bir toplum veya topluluktaki bireylerde görüş ve inanış etmenlerinin etkisiyle beliren düşünme yolu, düşünüş biçimi, zihniyet, mantalite.
ALÇALTI
Yüksekliği az olan alan. Küçük düşürme, hor görme.
ALIÇ
Hünnapgillerden, kırlarda kendiliğinden yetişen, hekimlikte ve boyacılıkta kullanılan, sert odunlu bir ağaç, gövem eriği, geyik dikeni, akdiken (Crataegus monogyna). Bu ağacın mayhoş yemişi.
AÇIK
Açılmış, kapalı olmayan, kapalı karşıtı. Örtüsüz, çıplak. Bir gereksinimin karşılanamaması durumu. Görevlisi olmayan, boş (iş, görev), münhal. Çalışır durumda olan. Gizliliği olmayan, olduğu gibi görünen. Sevişme sahnelerini bütün çıplaklığıyla anlatan (kitap, resim, film vb.). Boş. Belirgin bir biçimde. Rengi koyu olmayan, koyu karşıtı. Belli bir yerin biraz uzağı. Engelsiz, serbest. Aralığı çok. Kolay anlaşılır, vazıh. Denizin kıyıdan uzakça olan yeri. Her türlü düşünceyi hoşgörüyle karşılayabilen, etkisinde kalabilen.
ANLAYIŞSIZLIK
Anlayış kıtlığı, kafasızlık, kalın kafalılık, vurdumduymazlık, izansızlık, gabilik. Hoşgörüsüzlük.
ANIK
Hazır. Ballıbabagillerden, tek yıllık, mavi çiçekli, yemeklere koku vermek için kullanılan bir bitki, dağ reyhanı (Ziziphora).
AKKAVAK
Söğütgillerden, yapraklarının altı beyaz olan bir tür kavak, akçakavak, Hollanda kavağı (Populus alba).
AMANSIZ
Aman vermez, acımasız, cana kıyıcı, hoşgörüsüz, gaddar, zalim, biaman.
ARABESKÇİ
Arabesk müzik sanatçısı. Arabesk müzikten hoşlanan kimse.
ALKOLLÜ
Alkolden yapılmış. Sarhoş, içki içmiş (kimse).
AKIŞMA
Akışmak işi. Bir sıraya gelen ses, hece veya kelimelerin birbirleriyle uyuşarak kulağa hoş ve dile kolay gelen bir bütün oluşturması.
AMANSIZCA
Öldürücü bir durumda, acımasız olarak, amansızcasına. Hoşgörüsüz olarak, amansızcasına.
AÇELYA
Kokusuz, güzel renkli çiçekler açan bir bitki (Rhododendron).
ANLAYIŞLI
Anlayışı olan, ferasetli, izanlı, zeki. Hoşgörülü bir biçimde. Hoşgörülü.
AĞIRBAŞLI
Davranışları ölçülü, olgun (kimse), vakur, ciddi, hoppa karşıtı. Gösterişli. Değeri çok olan, ağır.
ALENGİRLİ
Acayip, tuhaf. Hoş. Karmaşık.
AĞBENEKLİLİK
Arpada görülen mantar hastalığı (Pyrenophora).