Kelimeler arşivi içinde; başında "gıda" olan, toplam 17 adet kelime bulunmaktadır. gıda ile başlayan kelimeler listesini Scrabble, Kelimelik vb. gibi kelime bulma oyunları için veya Türkçe hakkında yapacağınız ders, araştırma veya ödev çalışmalarınızda kullanabilirsiniz.
Ayrıca sonu gıda ile biten kelimeler listesine ulaşmak veyahut içinde gıda olan kelimeler listesini incelemek isteyebilirsiniz. Bunlara ek olarak, kelimelerin anlamları için aşağıda bulunan "harfli kelimeler" bağlantılarından da faydalanabilirsiniz.
GIDAKSINMAK, GIDAKTIRMAK
GIDASIZLIK, GIDAKLAMAK, GIDAKLAYIŞ
GIDAKLAMA
GIDAKMAK, GIDALMAK
GIDASIZ, GIDALAK, GIDANAK
GIDALI
GIDAL, GIDAN, GIDAM, GIDAK
GIDA
GIDA
Besin.
GIDASIZLIK
Besinsizlik.
GIDAM
Küçüklere karşı sevgi belirtir: Ne yapıyorsun gıdam ?.
GIDALAK
Kısa boylu.
GIDAKSINMAK
Bir ikramdan yüz bularak dadanmak: Yine mi istiyorsun gıdaksındın galiba. Hayvan yem veren kimseye ya da yere alışmak.
GIDAN
Kadar.
GIDAL
Balık ağı. Uzak dallardan meyve toplamaya yarayan uzun sopa. Ağaçtan meyve toplamaya yarayan bir çeşit araç.
GIDAKLAMA
Gıdaklamak işi.
GIDALI
Besini olan, besinli.
GIDAKMAK
Âdet edinmek, alışmak: Çocuğun durmadan boğazı düşüyor gıdaktı artık. Yaşarmak: Gözlerim gıdaktı. Yağmur hafif yağmak.
GIDAKLAYIŞ
Gıdaklama işi.
GIDAKLAMAK
Tavuk kesik kesik bağırmak.
GIDAKTIRMAK
Birini bir şeye tiryaki etmek: Çocuğa haşhaş gabığını yidire yidire gıdaktırdınız.
GIDALMAK
Kıtlaşmak.
GIDANAK
Fındık çubuklarından örülmüş yumurta ya da çilek sepeti.
GIDASIZ
Besini olmayan, yeterli besin alamayan, besinsiz.
Bu bölümde tanımı içerisinde GIDA geçen kelimeler listesi verilmiştir.
VEJETARİZM
Sağlığı koruma veya tedavi amacıyla yapılan, süt, tereyağı, yumurta, bal vb. hayvansal gıda maddelerinin de yer aldığı beslenme rejimi.
YADSIMA
Yadsımak işi, yokumsama, inkâr. Bir yargıdan onun karşıtı olan yargıya geçme, nefiy.
BESİNSİZ
Besini olmayan, kendisinde besin bulunmayan. Yeterince besin alamayan, gıdasız.
MÜHENDİS
İnsanların her türlü ihtiyacını karşılamaya dayalı yol, köprü, bina gibi bayındırlık; tarım, beslenme gibi gıda; fizik, kimya, biyoloji, elektrik, elektronik gibi fen; uçak, otomobil, motor, iş makineleri gibi teknik ve sosyal alanlarda uzmanlaşmış, belli bir eğitim görmüş kimse.
İÇERİK
Bir şeyin içinde bulunanların bütünü, muhteva, mazruf. Herhangi bir ruhsal süreç ya da düşünsel işlevi oluşturan ögelerin bütünü. Bir kelimenin veya kavramın anlamı. Sözlü veya yazılı anlatımda verilmek istenen öz, düşünce, duygu ve imgelerin bütünü. Bir cümle veya yargıda açıkça söylenmemekle birlikte var olduğu anlaşılabilen, zımni.
VEJETALİZM
Yalnız bitkisel gıda maddelerine yer veren beslenme rejimi.
BESİNLİ
Besini olan, gıdalı.
ALİMENTER
Gıdayla ilgili olan, alimentaryus.
BESİNSİZLİK
Besinsiz olma durumu, gıdasızlık.
VİCDAN
Kişiyi kendi davranışları hakkında bir yargıda bulunmaya iten, kişinin kendi ahlak değerleri üzerine dolaysız ve kendiliğinden yargılama yapmasını sağlayan güç.
KELLİ
"Sonra" edatı gibi, çıkma durumundaki sözlerin ardı sıra geldiğinde birbirine bağladığı iki yargıdan birincisini zorlayıcı bir sebep olarak gösteren bir söz.
MUKADDER
Yazgıda var olan, yazgı ile ilgili olan, alında yazılı olan.
ALİMENT
Yemek, gıda.
KUŞKUCULUK
Özellikle doğaötesi konularda olumlu veya olumsuz yargıda bulunmaktan çekinme temeline dayanan öğreti, şüphecilik, septisizm.
TASIM
Doğru olarak kabul edilen iki yargıdan üçüncü bir yargı çıkarma temeline dayanan bir uslamlama yolu, kıyas.
MERSİN
Mersingillerden, Güney ve Batı Anadolu dağlarında yetişen, yaprakları yaz kış yeşil kalan, gıda ve parfüm sanayisinde ham madde olarak kullanılan, meyvesi murt adıyla bilinen, esansı çıkarılan, beyaz çiçekli, güzel kokulu bir ağaç, mersin ağacı, sazak (Myrtus communis). Türkiye'nin Akdeniz Bölgesi'nde yer alan illerinden biri.
AKORT
Bir çalgıda doğru ses vermesi için yapılmış olan ayar, düzen. Armoniyi sağlayan seslerin birleşmesi. Uyum, uyumluluk.
HASBELKADER
Rastlantı sonucu olarak, tesadüfen. Yazgıdan dolayı.
ŞIMARMAK
Kendisine gösterilen sevgi ve saygıdan veya verilen değerden yüreklenerek yersiz ve aşırı davranışlarda bulunmak.
BESİN
Yenilebilir, beslenmeye elverişli her tür madde, azık, gıda. Yaşamak, varlığını sürdürmek için gerekli şey.