Kelimeler arşivi içinde; sonunda "gıcı" olan, toplam 12 adet kelime bulunmaktadır. Sonu gıcı ile biten kelimeler listesinden; Türkçe hakkında yapacağınız ders ve araştırma çalışmalarında ya da Scrabble, Kelimelik vb. gibi kelime bulma oyunlarında kelime türetmek için faydalanabilirsiniz.
Bunun yanı sıra, başında gıcı olan kelimeler listesine ulaşmak veya içinde gıcı olan kelimeler listesini incelemek isteyebilirsiniz. Ayrıca, burada verilen kelimelerin tanımları için aşağıda bulunan "harfli kelimeler" bağlantılarını kullanabilirsiniz.
BAŞYARGICI, BUZDALGICI
SIYIRGICI
ÇALGICI, YARGICI, YAZGICI, ACIGICI, YAYGICI
AÇGICI, ALGICI, ATGICI
GICI
GICI
Küçük kardeş. Dağlarda yetişen ve yenilebilen otlar. Ekin tarlalarında yetişen san çiçekli bir çeşit ot. Tütün ya da küçük boylu sebzelerin tohumu. Çam kozalağı. Ufak, yuvarlak kar tanesi, dolu. Büyümemiş, ufak hayvan. Ağustos böceği. Kendinden küçüklere aslanım, çocuğum anlamında seslenme ünlemi: Gel gıcı gel. Deve, keçi, koyun ve benzerleri Hayvanların pisliği. Küçük taneli dolu. Duvar yapımında iri taşların oynamamalarını sağlamak amacıyla bu taşlar arasına sokuşturulan el büyüklüğündeki taşlar.
ÇALGICI
Çalgı çalmayı kendine meslek edinmiş kimse.
ATGICI
Tahsildar. Avcı, nişancı.
BAŞYARGICI
Başhakem.
ACIGICI
Lâbada. Hindiba. Kuzukulağı otu. Su teresi. Labada adlı ottan yapılan yemek. (Tepecikköy Tavşanlı Kütahya).
BUZDALGICI
Kuşlar (Aves) sınıfının, dalgıç kuşları (Gaviiformes) takımının, dalgıç kuşugiller (Gaviidae) familyasından, 95-100 cm kadar uzunlukta, Amerika ve Avrupa'nın kuzeyinde yaşayan bir tür.
ALGICI
Tahsildar, alımcı.
YAYGICI
Bohçacı, gezici kumaş satıcısı.
SIYIRGICI
Sıyırgı aracı ile harman yerini temizleyen kimse. (Uluköy, Taşdelen Malatya).
AÇGICI
Yufka açan, yufkacı.
YAZGICI
Yazgıcılık yanlısı olan, kaderci, fatalist.
YARGICI
Hakem.
Bu bölümde tanımı içerisinde GICI geçen kelimeler listesi verilmiştir.
AKSIRIK
Herhangi bir sebeple burun zarının gıcıklanması sonucu solunum kaslarının birdenbire kasılmasıyla ağız ve burundan hızlı, gürültülü soluk boşalması olayı, aksırma, hapşırma, hapşırık.
ANLAMSIZ
Anlamı olmayan, önemli bir şey anlatmayan, manasız, beyhude, boş, içsiz, yersiz, gıcırı bükme, ipsiz sapsız.
BALIKÇIN
Perde ayaklılardan, uzunca gagalı, uzun ve çatal kuyruklu, deniz kıyılarında yaşayan bir kuş cinsi, deniz kırlangıcı (Sterna hirundo).
FATALİZM
Yazgıcılık.
GICIKÇA
Gıcık bir biçimde olan. (gıcı'kça) Gıcık bir biçimde.
FATALİST
Yazgıcı.
DALGIÇLIK
Dalgıcın mesleği, balık adamlık.
BAŞHAKEMLİK
Başhakem olma durumu, başyargıcılık. Başhakemin yaptığı iş, başyargıcılık.
GICIKLAMAK
Gıcık oluşturmak, kaşındırmak. Kuşkulandırmak. Cinsel istek uyandırmak.
AKSIRMAK
Burun zarlarının gıcıklanması ile solunum kaslarının birdenbire kasılması üzerine, ağız ve burundan hızlı, gürültülü soluk boşaltmak, hapşırmak.
EZEL
Başlangıcı belli olmayan zaman, öncesizlik.
ALFABE
Bir dilin seslerini gösteren, belirli bir sıraya göre dizilmiş belli sayıda harfin bütünü, abece, yazı. Bir işin başlangıcı. Bir dilin harflerini tanıtarak okuma öğrenmeyi sağlayan kitap.
BAŞHAKEM
Yarışmayı veya oyunu yöneten hakemlerin başı, başyargıcı.
CEBRİYE
Yazgıcılık.
GICIKLAMA
Gıcıklamak işi.
GICIKLANMAK
Gıcık oluşmak. Kuşkulanmak, huylanmak. Cinsel istek uyanmak.
BENGİLİK
Zamanla ilgisi, başlangıcı ve sonu olmayan varlık. Sonsuz ve ölçülmez zaman. Ölmezlik, ebedîlik.
ÇATLAK
Çatlamış olan. Yer altındaki taş kütlelerinin basınç ve gerilim dolayısıyla yer değiştirmeden çatlayıp yarılması, diyaklaz. Değişimin başlangıcı. Deli. Deri, mukoza, kemik veya herhangi bir organ üzerinde uzunluğuna olan açıklık, yarık, fissür. Ara, aralık. Herhangi bir yerde uzunluğuna olan açıklık.
EBABİL
Sağanlardan, kentler ve açık alanlarda yaşayan, kırlangıca göre kanatları daha uzun ve kavisli bir tür kuş, dağ kırlangıcı (Apus apus).
CIZIRDAMAK
"Cızır" diye ses çıkarmak, cızıldamak. Boğazındaki gıcıktan dolayı kesik ve ince ses çıkarmak, cızıldamak.