GEÇ ile başlayan kelimeler

Kelimeler arşivi içinde; başında "geç" olan, toplam 197 adet kelime bulunmaktadır. geç ile başlayan kelimeler listesini Scrabble, Kelimelik vb. gibi kelime bulma oyunları için veya Türkçe hakkında yapacağınız ders, araştırma veya ödev çalışmalarınızda kullanabilirsiniz.

Ayrıca sonu geç ile biten kelimeler listesine ulaşmak veyahut içinde geç olan kelimeler listesini incelemek isteyebilirsiniz. Bunlara ek olarak, kelimelerin anlamları için aşağıda bulunan "harfli kelimeler" bağlantılarından da faydalanabilirsiniz.

 
 

17 harfli kelimeler

GEÇERSİZLEŞTİRMEK

16 harfli kelimeler

GEÇERSİZLEŞTİRME

15 harfli kelimeler

GEÇİNDİREBİLMEK, GEÇİŞTİREBİLMEK

14 harfli kelimeler

GEÇERSİZLEŞMEK, GEÇİMSİZLEŞMEK, GEÇİNDİREBİLME, GEÇİRİLEBİLMEK, GEÇİŞTİREBİLME, GEÇMİŞSEVERLİK

13 harfli kelimeler

GEÇERSİZLEŞME, GEÇİMSİZLEŞME, GEÇİRİLEBİLME, GEÇİRİMSİZLİK, GEÇİŞTİRİLMEK

12 harfli kelimeler

GEÇERSİZLEME, GEÇİLEBİLMEK, GEÇİNEBİLMEK, GEÇİREBİLMEK, GEÇİRİMLİLİK, GEÇİRİMÖLÇER, GEÇİRİVERMEK, GEÇİŞTİRİLME

11 harfli kelimeler

GEÇEBUYNUZU, GEÇERLENMEK, GEÇERLETMEK, GEÇERSİZLİK, GEÇGEÇLEMEK, GEÇİLEBİLME, GEÇİMSİZLİK, GEÇİNDİRMEK, GEÇİNEBİLME, GEÇİREBİLME, GEÇİRGENLİK, GEÇİRİCİLİK, GEÇİRİVERME, GEÇİRTİLMEK, GEÇİŞKENLİK, GEÇİŞSİZLİK, GEÇİŞTİRİCİ, GEÇİŞTİRMEK, GEÇİTTİRMEK, GEÇMİŞÇİLİK, GEÇMİŞTELİK

10 harfli kelimeler

GEÇEBİLMEK, GEÇENLERDE, GEÇERLEMEK, GEÇERLENME, GEÇERLETME, GEÇERLİLİK, GEÇGEÇLEME, GEÇİKSİMEK, GEÇİMEMESİ, GEÇİMLİLİK, GEÇİMÖLÇÜM, GEÇİNDİRME, GEÇİNİLMEK, GEÇİRİLMEK, GEÇİRİMSİZ, GEÇİRİNMEK, GEÇİRTİLME, GEÇİŞLİĞİN, GEÇİŞLİLİK, GEÇİŞTİRME, GEÇİTİMİNE, GEÇİTVEREN, GEÇİVERMEK

9 harfli kelimeler

GEÇEBİLME, GEÇEMENLİ, GEÇERLEME, GEÇEYOROR, GEÇİCİLİK, GEÇİNCEME, GEÇİNECEK, GEÇİNİLME, GEÇİRİLEN, GEÇİRİLME, GEÇİRİMLİ, GEÇİRTMEÇ, GEÇİRTMEK, GEÇİTAĞZI, GEÇİTALAN, GEÇİTALTI, GEÇİTBAŞI, GEÇİTBOYU, GEÇİTTEPE, GEÇİTYAKA, GEÇİVERME, GEÇKİNLİK, GEÇMEZLİK, GEÇMİŞLER, GEÇMİŞLİK, GEÇMİŞSİZ

8 harfli kelimeler

GEÇDOĞAN, GEÇEMBEK, GEÇERLİK, GEÇERSİZ, GEÇEYMEN, GEÇGİNCİ, GEÇGOTİK, GEÇGÜNCÜ, GEÇİLMEK, GEÇİMLİK, GEÇİMSİZ, GEÇİNCİK, GEÇİNMEG, GEÇİNMEK, GEÇİRGEN, GEÇİRMEK, GEÇİRMEZ, GEÇİRTME, GEÇİŞKEN, GEÇİŞMEK, GEÇİŞSİZ, GEÇİTKÖY, GEÇİTLER, GEÇİTLİK, GEÇKİNCİ, GEÇKİNLİ, GEÇMELİK, GEÇMİŞLİ, GEÇÜRMEK

7 harfli kelimeler

GEÇEĞEN, GEÇELİK, GEÇEMEK, GEÇEMEN, GEÇENDE, GEÇENEK, GEÇENEŞ, GEÇERLİ, GEÇGERE, GEÇGİLİ, GEÇGÜLÜ, GEÇĞERE, GEÇİLİŞ, GEÇİLME, GEÇİMLİ, GEÇİNGE, GEÇİNİM, GEÇİNME, GEÇİNTİ, GEÇİREN, GEÇİRİM, GEÇİRİŞ, GEÇİRME, GEÇİŞİM, GEÇİŞLİ, GEÇİŞME, GEÇİTLİ, GEÇKERE, GEÇMELİ, GEÇUMEK, Devamını Oku »»

6 harfli kelimeler

GEÇELİ, GEÇELÜ, GEÇENE, GEÇENİ, GEÇGEÇ, GEÇGEL, GEÇGİL, GEÇGİN, GEÇGUN, GEÇİCİ, GEÇİNİ, GEÇİRİ, GEÇKEL, GEÇKEN, GEÇKİN, GEÇKÖY, GEÇKUN, GEÇLİK, GEÇMEK, GEÇMEN, GEÇMEZ, GEÇMİŞ, GEÇTAN, GEÇTİK

5 harfli kelimeler

GEÇÇE, GEÇEK, GEÇEL, GEÇEN, GEÇER, GEÇGİ, GEÇİK, GEÇİM, GEÇİŞ, GEÇİT, GEÇKİ, GEÇME, GEÇUM, GEÇUT, GEÇÜK

4 harfli kelimeler

GEÇA, GEÇE, GEÇİ

3 harfli kelimeler

GEÇ

Bazı kelimelerin anlamları

GEÇ

Belirli zamandan sonra olan. Kararlaştırılan, beklenen veya alışılan zamandan sonra, erken karşıtı.

GEÇİMSİZLEŞME

Geçimsiz olma.

GEÇİNDİREBİLMEK

Geçindirme imkânı veya olasılığı bulunmak.

GEÇİRİLEBİLME

Geçirilebilmek işi.

GEÇİRİLEBİLMEK

Geçirilme imkânı veya olasılığı bulunmak.

GEÇİŞTİRİLMEK

Geçiştirme işi yapılmak.

GEÇERSİZLEŞMEK

Geçersiz duruma düşmek, geçerliğini yitirmek.

GEÇERSİZLEŞME

Geçersiz duruma düşme.

GEÇİRİMSİZLİK

Geçirimsiz olma durumu.

GEÇERSİZLEŞTİRMEK

Geçersiz duruma getirmek.

GEÇİŞTİREBİLMEK

Geçiştirme imkânı veya olasılığı bulunmak.

GEÇİŞTİREBİLME

Geçiştirebilmek işi.

GEÇİMSİZLEŞMEK

Çevresindekilerle iyi geçinememek.

GEÇİNDİREBİLME

Geçindirebilmek işi.

GEÇERSİZLEŞTİRME

Geçersizleştirmek durumu.

GEÇMİŞSEVERLİK

Nostalji.

  -   -   -  

Anlamında GEÇ bulunan kelimeler

Bu bölümde tanımı içerisinde GEÇ geçen kelimeler listesi verilmiştir.

ABONMAN

Bir satıcı veya kamu kuruluşu ile alıcılar arasında yapılmış olan anlaşma, sürdürüm. Abone olma durumunu gösteren belge. Kent içinde ulaşımı sağlayan otobüslerde para yerine geçen bilet veya kart.

ABBAS

"Yola çıkacak veya ölümü yaklaşan kimse" anlamlarındaki Abbas yolcu deyiminde geçen bir söz.

AFİŞE

"Açığa vurmak, belirtmek; duyurmak, dile düşürmek, reklam etmek; açıklamak" anlamlarındaki afişe etmek, "bir kimse bilinmeyen bir yönüyle tanınmak" anlamındaki afişe olmak birleşik fiillerinde geçen bir söz. Açıklanmış.

ABANMAK

Eğilerek bir şeyin, bir kimsenin üzerine kapanmak. Bir yere veya bir kimseye yaslanmak, dayanmak. Bir şeyin veya bir kimsenin üzerine çöküp çullanmak. Birine yük olarak onun sırtından geçinmeye çalışmak. Boksta karşılaşma sırasında rakibine yaslanmak. Futbolda topa olanca gücüyle vurmak.

ADIMSAYAR

Yürüme sırasında gerçek sonuçlara varabilmek için geçilen yerin uzunluğunu anlayabilmek amacıyla ayağa veya bele takılan alet, pedometre.

AKABE

Tehlikeli, sarp ve zor geçit.

ADAPTÖR

Bir aletin çapları birbirinden farklı olan parçalarından birini ötekine geçirebilmek için yararlanılan bağlayıcı. Aygıtın kullanabileceği düzeye göre elektrik akımını ayarlayan alet, uyarlayıcı.

AÇIMLAMAK

Bir sorunu veya konuyu ele alıp en ince noktasına kadar gözden geçirerek anlatmak, şerh etmek, teşrih etmek.

AJİTE

"Körüklemek; duygu sömürüsü yapmak" anlamlarındaki ajite etmek birleşik fiilinde ve "çırpıntıya uğramak" anlamındaki ajite olmak teriminde geçen bir söz.

AĞIZLAMAK

Bir boğazın veya bir limanın ağzını ortalamak. Bir işi kolaylamak. Bir parçayı yuvasına geçirmek için önce yuvanın ağzını ayarlamak.

AĞCI

Ağ ile balık tutarak geçinen kimse.

AĞIRŞAK

Yün veya iplik eğrilen iği ağırlaştırmak için alt ucuna geçirilen yarım küre biçiminde, ortası delik ağaç veya kemik parça. Teker biçiminde yassı nesne, kurs (I).

AĞIZLIK

Bir ucuna sigara takılan, öbür ucundan nefes çekilen çubuk biçimindeki araç. Hayvanın ısırmasına, zararlı bir şey yemesine engel olmak için ağzına takılan tel, deri vb. kafes. Nefesli çalgılarda ağza gelen yer. Kuyu bileziği. Su tesisatında su alıp vermeye yarayan vanalı uç. Yemiş küfelerinin üzerine yapraklı dallarla yapılmış olan kapak. Telefon vb. cihazlarda ağza yaklaştırılan bölüm. Huni. Bir şeyin başladığı yer. Dokumacılıkta çözgünün açılıp kapandığı ve içinde mekiğin geçtiği yer.

AÇILMAK

Açma işine konu olmak. Kendine gelmek, biraz iyileşmek, ferahlamak. Kıyıdan uzaklaşmak. Yeni bir bakış açısı getirmek. Renk koyuluğunu yitirmek. Kapı, yol vb. geçit vermek. Gereken güce ulaşmak. Kuruluşlar ilk kez veya yeniden işe başlamak. Sıkılması, çekinmesi, tutukluğu kalmamak. Herhangi bir konuyla veya sorunla ilgili olarak düşünce ve uygulamalarda yeni koşulların gerektirdiği değişiklikleri veya yenilikleri yapmak. Ayrıntıya girmek. Sırrını, üzüntüsünü, sorunlarını birine söylemek. Genişlemek, bollaşmak. İşini gereğinden veya yapabileceğinden geniş tutmak. Delinmek, yırtılmak. Sis, karanlık, duman vb. dağılmak, yoğunluğunu yitirmek.

AHFEŞ

"Söylenen sözü anlamadan kafa sallayarak onaylamak" anlamında Ahfeş'in keçisi gibi başını sallamak deyiminde geçen bir söz.

AĞA

Geniş toprakları olan, sözü geçen, varlıklı kimse. Halk arasında sayılan ve sözü geçen erkeklere verilen unvan. Osmanlı Devleti'nde bazı kuruluşların başında bulunanlara verilen resmî san. Ağabey. Cömert, eli açık. Okuryazar olmayan yaşlı kimselerin adlarıyla birlikte kullanılan san. Koca.

AÇMAK

Bir şeyi kapalı durumdan açık duruma getirmek. Yakışmak, güzel göstermek. Engeli kaldırmak. Savaşla almak, fethetmek. Bir kuruluşu, bir iş yerini işler duruma getirmek. Sarılmış, katlanmış, örtülmüş veya iliklenmiş olan şeyleri bu durumdan kurtarmak. Birbirinden uzaklaştırmak. Satranç, poker vb. oyunları başlatmak. Ayırmak, tahsis etmek. Yarmak. Bir şeyi, bir yeri oyarak veya kazarak çukur, delik oluşturmak. Düğümü veya dolaşmış bir şeyi bu durumdan kurtarmak. Yapmak, düzenlemek. Avunmak veya danışmak üzere söylemek, içini dökmek. Alışverişi başlatmak. Görünür duruma getirmek. Geçit sağlamak. Bir toplantıyı, etkinliği başlatmak. Bulutların dağılmasıyla gökyüzü aydınlanmak. Ferahlık vermek. Bir konu ile ilgili konuşmak. Tıkalı bir şeyi bu durumdan kurtarmak. Sıkılganlığını, utangaçlığını gidermek. Rengin koyuluğunu azaltmak. Beğenmek. Bir aygıtı, bir düzeneği çalıştırmak. Alanını genişletmek.

ACELE

Hızlı yapılan, çabuk, tez, ivedi. Tez davranma gerekliliği. Vakit geçirmeden, tez olarak.

AĞABABA

Dede, ata. Bir yerde, bir topluluk içinde etkili olan, sözü geçen, ileri gelen (kimse). Sanı "ağa" olan babaya çocuğunun sesleniş sözü.

AGOP

"Aptal aptal bakmak" anlamındaki Agop'un kazı gibi bakmak deyiminde geçen bir söz.