Sonu GEVREK ile biten kelimeler

Kelimeler arşivi içinde; sonunda "gevrek" olan, toplam 3 adet kelime bulunmaktadır. Sonu gevrek ile biten kelimeler listesinden; Türkçe hakkında yapacağınız ders ve araştırma çalışmalarında ya da Scrabble, Kelimelik vb. gibi kelime bulma oyunlarında kelime türetmek için faydalanabilirsiniz.

Bunun yanı sıra, başında gevrek olan kelimeler listesine ulaşmak veya içinde gevrek olan kelimeler listesini incelemek isteyebilirsiniz. Ayrıca, burada verilen kelimelerin tanımları için aşağıda bulunan "harfli kelimeler" bağlantılarını kullanabilirsiniz.

 
 

Bazı kelimelerin anlamları

GEVREK

Kolayca kırılıp ufalanan. Ağzın içinde kolayca parçalanıp dağılacak biçimde hazırlanmış bir çörek türü. Şen, neşeli (gülüş).

KIZILGEVREK

Şaraplık kara üzüm. Kızıl hastalığı.

KARAGEVREK

Bir tür üzüm.

  -   -   -  

Anlamında GEVREK bulunan kelimeler

Bu bölümde tanımı içerisinde GEVREK geçen kelimeler listesi verilmiştir.

FERİK

Kümes hayvanlarının civcivlikten çıkmış yavrusu, piliç. Tümgeneral. Korgeneral. Bir tür gevrek elma, ferik elması.

KAKIRDAK

Kuyruk yağının eritildikten sonra kalan gevrek posası, kıkırdak.

ÇÖREK

Az yağlı, bazen şekerli ve yumurtalı, gevrekçe bir hamur işi. Kurs.

TÜTÜNLÜK

Tütün ekilen yer, tütün tarlası. Hayvanın sırt bölgesinden çıkarılan pastırmalık et. Sırtın kuyruğa yakın yerinden yapılmış en gevrek pastırma.

ÖZ

Bir kimsenin benliği, kendi manevi varlığı, iç, nefis, derun, varoluş karşıtı. Bitkilerin kök, gövde ve dallarının boydan boya ortasında bulunan, hafif, gevrek ve çoğu yumuşak bölüm. "Kendine, kendi kendini" anlamlarında birleşik kelimeler türeten bir söz. Bir şeyin temel ögesi, künh, zübde. Kan bağı ile bağlı olan, üvey olmayan. İçine, arılığını, saflığını bozacak hiçbir şey karışmamış olan, saf, arı. Bir şeyin en kuvvetli veya kıvamlı bölümü, hülasa, zübde, ekstre. Dere, çay. Sulak, verimli yer. Çıbanların içinde ölmüş dokudan oluşan irinle birlikte çıkan parça. Kendi, zat.

GULLABI

Sulu, gevrek, kumlu bir çeşit armut.

GEVREKÇİ

Gevrek yapan veya satan kimse.

ALADİRİZ

Ala renkli, gevrek ve dayanıklı bir çeşit üzüm.

GEVREKLİK

Gevrek olma durumu. Bir maddenin kolay kırılabilir olma durumu.

KARTLAVIZ

İyi tabaklanmamış kösele ya da deri. Gevrek.

KARGADELEN

Kabuğunun çok gevrek olması dolayısıyla kolay kırılan bir tür badem.

BİSKÜVİ

Un, süt, şeker veya tuzla yapılmış olan ince, gevrek bir tür kuru pasta.

DİĞREMEK

Meyve ve sebze sertleşmek, gevrekleşmek. Ayakta durmak, ayağa kalkmak, dik durmak.

GEVRECİK

Çok gevrek veya incecik. Çok taze, yumuşacık.

GEVREKÇİLİK

Gevrekçinin yaptığı iş.

AKKAKIK

Kırmızı, gevrek: Bu ekmekler akkakık olmuş.

ELMA

Gülgillerden, çiçekleri pembe veya beyaz bir ağaç (Pirus malus). Bu ağacın kabuğu parlak, sert, kırmızı, sarı ve yeşil renkte, kokusu hoş, tadı ekşi veya tatlı, dokusu gevrek, ufak çekirdekli meyvesi.

ÇÜRÜTMEK

Çürümesine sebep olmak. Eti bayatlatıp gevrek bir duruma getirmek. Doğru olarak ileri sürülen bir düşüncenin, bir davanın, bir iddianın yanlışlığını ortaya koymak.

KITIRDATMAK

"Kıtır" diye gevrek ses çıkartmak.

CISDIRMA

Saçta ısıtılmış yağlı yufka: Cısdırma gevrek ve tatlı olur.