GEBE ile başlayan kelimeler

Kelimeler arşivi içinde; başında "gebe" olan, toplam 45 adet kelime bulunmaktadır. gebe ile başlayan kelimeler listesini Scrabble, Kelimelik vb. gibi kelime bulma oyunları için veya Türkçe hakkında yapacağınız ders, araştırma veya ödev çalışmalarınızda kullanabilirsiniz.

Ayrıca sonu gebe ile biten kelimeler listesine ulaşmak veyahut içinde gebe olan kelimeler listesini incelemek isteyebilirsiniz. Bunlara ek olarak, kelimelerin anlamları için aşağıda bulunan "harfli kelimeler" bağlantılarından da faydalanabilirsiniz.

 
 

14 harfli kelimeler

GEBERCİKLENMEK

13 harfli kelimeler

GEBERTEBİLMEK

12 harfli kelimeler

GEBELİKATRAN, GEBERTEBİLME

11 harfli kelimeler

GEBERTİLMEK

10 harfli kelimeler

GEBERTLEME, GEBELEŞMEK, GEBERTİLME

9 harfli kelimeler

GEBELEMEK, GEBERESİG, GEBERTMEK, GEBEŞİMEK, GEBECELER, GEBETLEME, GEBEÇINAR, GEBERTLEK

8 harfli kelimeler

GEBERMEK, GEBEŞLER, GEBEŞLİK, GEBERTME, GEBERCİK

7 harfli kelimeler

GEBERME, GEBERİK, GEBENEK, GEBERTÜ, GEBEMEK, GEBELLİ, GEBELİK, GEBELER, GEBELEK, GEBEKÖY, GEBEDEK, GEBEZEK

6 harfli kelimeler

GEBERE, GEBERİ, GEBENU, GEBELİ, GEBECE

5 harfli kelimeler

GEBER, GEBES, GEBEŞ, GEBEN, GEBEÇ, GEBEZ

4 harfli kelimeler

GEBE

Bazı kelimelerin anlamları

GEBE

Karnında yavru bulunan (kadın veya hayvan), yüklü, hamile, iki canlı, aylı. Bir birikim sonucu ortaya çıkması beklenen (durum veya olaylar). Minnet altında kalan. İçinde oğulcuk veya dölüt bulunan (döl yatağı).

GEBELEŞMEK

Ekin başakları dolgunlaşmaya başlamak.

GEBERTEBİLME

Gebertebilmek işi.

GEBERTEBİLMEK

Gebertme imkânı veya olasılığı bulunmak.

GEBERTİLMEK

Gebertme işi yapılmak, öldürülmek.

GEBERTMEK

Öldürmek.

GEBERTLEME

Buğday ıslanarak şişme. Çekirdeği alınarak, yarı kurutulmuş kayısı.

GEBERTİLME

Gebertilmek işi.

GEBEŞİMEK

Kamburlaşmak.

GEBELİKATRAN

Sivas ili, Çetinkaya bucağına bağlı bir yerleşim birimi.

GEBEÇINAR

Balıkesir ili, Korucu nahiyesine bağlı bir bölge. Balıkesir kenti, Sarıköy bucağına bağlı bir yer.

GEBERCİKLENMEK

İlkbaharda ağaçlar tomurcuklanmak.

GEBETLEME

Kurutulmak üzere güneşe serilmiş kayısının birkaç gün sonraki bali. Az kurumuş, suyunu yitirmiş meyve.

GEBELEMEK

Civciv, yumurtadan çıkamayıp ölmek. Hayvan, yavrusunu düşürmek.

GEBERESİG

Ölesin.

GEBECELER

Afyon ili, merkez ilçesinde, merkez nahiyesine bağlı bir bölge.

  -   -   -  

Anlamında GEBE bulunan kelimeler

Bu bölümde tanımı içerisinde GEBE geçen kelimeler listesi verilmiştir.

AĞIRLAŞMAK

Ağır duruma gelmek. Sıkıcı ve bunaltıcı bir durum almak. Güçleşmek, zorlaşmak. Gökyüzü bulutlu ve karanlık, iç karartıcı bir hâl almak. Ağırbaşlı olmak. Yavaşlamak. Yiyecek bozulmaya yüz tutmak. Gebe kadın doğurması yaklaşmak. Hasta tehlikeli duruma gelmek, fenalaşmak. Organ görevini yapamaz duruma gelmek.

DÖLEK

Ağırbaşlı, uslu, ağır davranışlı. Düz, engebesiz (toprak parçası).

GEBERME

Gebermek işi.

AĞIRCANLI

Çok yavaş iş yapan, çevik olmayan. Varlığı sıkıntı veren, sevimsiz. Tembel. Gebe (kadın).

ARIZALI

Aksayan, işlemeyen, bozulmuş (araç vb.). Engebeli. Yarım yamalak.

GEBERTME

Gebertmek işi.

ENGEBELİ

Engebesi olan, engebesi çok olan, arızalı.

HAMİLE

Gebe.

ENGEBE

Deprem, rüzgâr, sel vb. iç ve dış etmenlerin etkisiyle oluşan yayla, ova, koyak, çukur, dağ vb. biçimlerin bütünü, yer biçimleri, yüzey şekilleri, engebelik, arıza, avarız.

AYLI

Üzerinde ay biçimi bulunan. Gebe. Ay ışığı olan, mehtaplı.

ARIZA

Aksama, aksaklık, bozulma. Bir notanın sesini yarım ton yükseltmek, alçaltmak veya eski durumuna getirmek için notanın soluna konulan diyez, bemol ve bekar işaretlerinin ortak adı. Engebe.

AVUNMAK

Bir şeyle uğraşarak acısını unutmak, sıkıntılardan uzaklaşmak, teselli bulmak, müteselli olmak. Oyalanmak. Hayvan gebe kalmak.

DÜZ

Yatay durumda olan, eğik ve dik olmayan. Düz rakı. Engebesiz olan yer, düzlük, ova. Kıvırcık ya da dalgalı olmayan (saç). Yüzeyinde girinti çıkıntı olmayan, müstevi. Kıvrımlı olmayan, doğru, stabil. Yalın, sade, süssüz. Kısa ökçeli, ökçesiz (ayakkabı). Yayvan, altı derin olmayan. Çizgisiz, desensiz ve tek renkli.

GEBELİK

Gebe olma durumu, hamilelik. Döllenme ile doğum arasında geçen süre. Minnet altında kalma.

ENGEBELİK

Engebe.

AVARIZ

Kazalar, belalar. Engebe. Osmanlılarda önceleri yalnız olağanüstü durumlarda, sonraları ise sürekli olarak halktan toplanan vergi.

GEBEŞLİK

Gebeş olma durumu.

ENGEBESİZ

Engebesi olmayan, arızasız.

ARIZASIZ

Aksamayan, bozulmadan işleyen. Engebesiz, düz. Huzurlu, rahat, mutlu bir biçimde.

ÇETREFİL

Karışıklığı dolayısıyla, anlaşılması veya sonuca bağlanması güç. Yapı ve ses kurallarına aykırı kullanılan (dil). Sarp, engelli ve engebeli (yer).