Sonu FLAT ile biten kelimeler

Kelimeler arşivi içinde; sonunda "flat" olan, toplam 1 adet kelime bulunmaktadır. Sonu flat ile biten kelimeler listesinden; Türkçe hakkında yapacağınız ders ve araştırma çalışmalarında ya da Scrabble, Kelimelik vb. gibi kelime bulma oyunlarında kelime türetmek için faydalanabilirsiniz.

Bunun yanı sıra, başında flat olan kelimeler listesine ulaşmak veya içinde flat olan kelimeler listesini incelemek isteyebilirsiniz. Ayrıca, burada verilen kelimelerin tanımları için aşağıda bulunan "harfli kelimeler" bağlantılarını kullanabilirsiniz.

 
 

Bazı kelimelerin anlamları

FLAT

Bir sesin yarım ton kalınlaştırılacağını gösteren nota işareti. Çalgı veya düzeneğin doğal ve yalın tonunu alabilmek için tüm fasılaların tonu etkilemeyecek biçimde eşit ve tam orta seviyede konumlandırılması.

  -   -   -  

Anlamında FLAT bulunan kelimeler

Bu bölümde tanımı içerisinde FLAT geçen kelimeler listesi verilmiştir.

AFLATOKSİKOZ

İnsan ve hayvanlarda aflatoksinlerin neden olduğu zehirlenme.

DEMİURGOS

Eflatun felsefesinde evreni yaratan, yaratıcı Tanrı.

ÇÖNGELTMEK

Zayıflatmak, gücünü kırmak, körletmek.

ARGURMAK

Yorulmak, zayıflamak. Yormak, zayıflatmak.

AFLATOKSİKOZİS

İnsan ve hayvanlarda aflatoksinler tarafından oluşturulan mutagenezis, karsiogenezis, teratogenezis, mitozun ve bağışıklık sisteminin baskılanmasıyla belirgin zehrin metabolitlerinin makromoleküllere, nükleik asitlere ve nükleoproteinlere bağlanması sonucu biçimlenen akut veya genellikle kronik seyirli zehirlenme.

KURUTMAK

Suyunu ve ıslaklığını giderip kuru duruma getirmek. Bitki canlılığını yitirmek. Bazı sebze ve meyvelerin buharlaştırılmasıyla kuru bir durum almasını sağlamak. Uğursuzluk getirmek, yok etmek. Cılız duruma getirmek, zayıflatmak. Yiyecek ve içecekleri yiyip bitirmek.

SİKLAMEN

Tavşankulağı. Bu renkte olan. Kırmızıya çalan eflatun renk.

ARUKLANDURMAK

Zayıflatmak.

ELFETEN

Eflâtun, eflatun gibi.

ERİTMEK

Erimesini sağlamak, erimesine yol açmak. Çok üzmek. Zayıflatmak. Harcayıp tüketmek. Yok etmek.

PLATONİK

Gerçekte var olmayan, düşte kalan, hep öyle kalması istenilen (aşk, sevgi ve ilgi), eflatuni.

EFLATUNİ

Eflatun rengi. Platonik. Bu renkte olan.

ÇARŞAFLATMA

Çarşaflatmak işi.

CUTTİNG

Ses sinyalinin belli bir frekansının veya frekans aralığının zayıflatılması.

ERGUVAN

Baklagillerden, eflatunla kırmızı arası renkte çiçek açan, güzel bir süs ağacı, deliboynuz (Cercis siliquastrum).

EFLATUNUMSU

Rengi eflatunu andıran, eflatuna benzeyen, eflatunsu.

ZAYIFLATMA

Zayıflatmak işi.

EFLATUNCULUK

Eski Yunan Filozofu Eflatun'un ülkücülüğünü örnek alan güzellik anlayışı (XV-XVI. yüzyılda Avrupa'da belirmiştir).

LEYLAK

Zeytingillerden, yaprakları karşılıklı bir ağaççık (Syringa vulgaris). Bu ağacın koni durumunda toplanmış, beyaz, eflatun veya pembe renkte, güzel kokulu çiçekleri.

KIZILŞAP

Açık eflatun renk. Bu renkte olan.