Sonu FLAMA ile biten kelimeler

Kelimeler arşivi içinde; sonunda "flama" olan, toplam 14 adet kelime bulunmaktadır. Sonu flama ile biten kelimeler listesinden; Türkçe hakkında yapacağınız ders ve araştırma çalışmalarında ya da Scrabble, Kelimelik vb. gibi kelime bulma oyunlarında kelime türetmek için faydalanabilirsiniz.

Bunun yanı sıra, başında flama olan kelimeler listesine ulaşmak veya içinde flama olan kelimeler listesini incelemek isteyebilirsiniz. Ayrıca, burada verilen kelimelerin tanımları için aşağıda bulunan "harfli kelimeler" bağlantılarını kullanabilirsiniz.

 
 

12 harfli kelimeler

FOTOĞRAFLAMA

10 harfli kelimeler

ÇARŞAFLAMA

9 harfli kelimeler

KILIFLAMA, PARAFLAMA, SINIFLAMA, ZAYIFLAMA

8 harfli kelimeler

ALAFLAMA, ZARFLAMA

7 harfli kelimeler

PUFLAMA, CAFLAMA, LAFLAMA

6 harfli kelimeler

OFLAMA, UFLAMA

5 harfli kelimeler

FLAMA

Bazı kelimelerin anlamları

FLAMA

İşaret olarak veya çeşitli amaçlarla kullanılan küçük bayrak. Alev. İki veya üç köşeli, küçük boyutlu bayrak. Mühendislerin, haritacıların kullandığı renkli belirtme sırığı.

KILIFLAMA

Kılıflamak işi.

OFLAMA

Oflamak işi.

CAFLAMA

Kızgın yağ, pilâva, çorbaya döküldüğünde ses çıkarma.

LAFLAMA

Laflamak işi.

PARAFLAMA

Paraflamak işi.

ZARFLAMA

Zarflamak işi.

UFLAMA

Uflamak işi.

ZAYIFLAMA

Zayıflamak işi.

ÇARŞAFLAMA

Çarşaflamak işi.

ALAFLAMA

Yüzde çıban şeklinde çıkan bir hastalık.

FOTOĞRAFLAMA

Fotoğraflamak işi.

SINIFLAMA

Bölümleme.

PUFLAMA

Puflamak işi.

  -   -   -  

Anlamında FLAMA bulunan kelimeler

Bu bölümde tanımı içerisinde FLAMA geçen kelimeler listesi verilmiştir.

İNCELMEK

İnce duruma gelmek. Sıvı, koyu durumdan akışkan duruma gelmek, akışkanlığı artmak. Zayıflamak. Davranışları incelik kazanmak, kibarlaşmak.

KLASMAN

Bölümleme, sınıflama, tasnif. Belli bir sınıf, küme.

ÇARŞAFLANMAK

Çarşaflama işine konu olmak. Çarşaf giymek.

ÇİROZLAŞMAK

Uskumru, yumurtasını atarak zayıflamak. Çok zayıflamak.

BİTMEK

Tükenmek. Bitki, tüy, saç vb. şeyler çıkıp yetişmek. Güçsüz kalmak, çok zayıflamak. Çok sevmek, bayılmak, beğenmek. Beklenmedik zamanda ortaya çıkmak. Çok yorulmak. Sona ermek.

ERİMEK

Katı cisim sıvı içine karışarak sıvı durumuna geçmek. Utancından çok sıkılmak. Dokumalar aşınıp incelerek dağılmak. Yok olmak, bitmek, tükenmek. Katı cisim ısı etkisiyle sıvı duruma gelmek. Çok zayıflamak.

DÜZENLEŞİK

Düzenleri birbirine uygun. Bir sınıflamada aynı düzen ve aynı sırada bulunan.

FLAMİNGO

Leyleksilerden, tüyleri beyaz, pembe, kanatlarının ucu kara, eti yenir bir kuş, Flaman kuşu (Phoenicopterus ruber).

GERİLEME

Gerilemek işi. Gelişimin daha erken dönemlerine geri dönme. Geri çekilme, ricat. Sonuçlardan ilkelere, etkilerden sebeplere ve birleşiklerden yalınçlara doğru usa vurma işlemi. Kavrama yeteneğinin giderek zayıflaması durumu. Bir dokunun, bir organın değişim geçirmemesi veya bir yapının basitleşmesi.

ALT

Bir şeyin yere bakan yanı, zir, üst karşıtı. Birkaç şeyden aşağıda olan. Bir şeyin yere yakın bölümü. Birine göre daha aşağı mevkide olan kimse, madun. Sınıflamalarda ikinci derecede olan. Bir nesnenin tabanı. Oturulurken uyluk kemiklerinin yere gelen bölümü.

BOZULMAK

Bozma işine konu olmak. Dağılmak, bozguna uğramak. İyi ve değerli niteliğini yitirmek. Bir şeye kızmak, içerlemek. Taşıt arızalanmak. Yiyecek kokmak, yenilemeyecek duruma gelmek, ekşimek. Sağlığını yitirip zayıflamak.

CILIZLAŞMAK

Zayıf ve güçsüz düşmek, zayıflamak. Gücünü, değerini yitirmek. Basitleşmek, değersizleşmek, önemsizleşmek.

ÇARŞAFLATMAK

Çarşaflama işini yaptırmak.

BÖLÜMLEME

Bölümlemek işi, sınıflama, tasnif.

DÜŞÇÜLÜK

Düşçü olma durumu. Bilincin zayıflamasıyla ortaya çıkan bir ruh bozukluğu durumu.

KAĞŞAMAK

Eskimek, dağılmaya yüz tutmak. İhtiyarlamak. Zayıflamak, gevşemek, güçsüzleşmek. Herhangi bir şey ek yerlerinden ayrılmak, oynamak.

BÖLÜMLEMEK

Birçok şey arasında, birbirine eşit veya benzer olanları kümelere ayırmak, sınıflamak, tasnif etmek, tasniflemek.

ALEV

Yanan maddelerin veya gazların türlü biçimlerdeki ışıklı uzantısı, yalım, yalaz, alaz, şule. Kıvılcım. Aşk ateşi. Sıcaklık. Mızrak uçlarına takılan küçük bayrak, flama.

DARALMAK

Dar duruma gelmek, küçülmek. Zayıflamak. Güçleşmek, zorlaşmak. Başı dara gelmek, bunalmak. Sıkışmak. Azalmak.

KILIFÇI

Kılıflama işini yapan kimse. Kılıf yapan ve satan kimse.