Kelimeler arşivi içinde; sonunda "faz" olan, toplam 9 adet kelime bulunmaktadır. Sonu faz ile biten kelimeler listesinden; Türkçe hakkında yapacağınız ders ve araştırma çalışmalarında ya da Scrabble, Kelimelik vb. gibi kelime bulma oyunlarında kelime türetmek için faydalanabilirsiniz.
Bunun yanı sıra, başında faz olan kelimeler listesine ulaşmak veya içinde faz olan kelimeler listesini incelemek isteyebilirsiniz. Ayrıca, burada verilen kelimelerin tanımları için aşağıda bulunan "harfli kelimeler" bağlantılarını kullanabilirsiniz.
HAPLOFAZ, İNTERFAZ
METAFAZ, TELOFAZ
ARAFAZ, PROFAZ
İNFAZ, ELFAZ
FAZ
FAZ
Elektrik geriliminde evre.
TELOFAZ
Hücre bölünmesinde karyokinezin son safhası olarak bilinen, kutuplara giden kromozomların çözülmeye başladığı, daha gevşek hâle geldiği, çevrelerinde çekirdek kılıfını meydana getirecek zarların yer aldığı, çekirdekçiğin görülmeye başladığı, mikrotüpçük ve filâmentlerin depolimerize olduğu ve bunu takiben sitoplâzma bölünmesinin olacağı safha. Hücre bölünmesinde karyokinezin son evresi olarak bilinen, kutuplara giden kromozomların çözülmeye başladığı, daha gevşek hâle geldiği, çevrelerinde çekirdek kılıfını meydana getirecek zarların yer aldığı, çekirdekçiğin görülmeye başladığı, mikrotüpçük ve filamentlerin depolimerize olduğu ve bunu takiben sitoplazma bölünmesinin olacağı evre. Hücre bölünmelerinin mitoz ve mayoz bölünme evrelerinde kromozomların karşı kutuplara çekilmesi, sitoplazmanın bölünmesi ve kromozomların matrikslerini kaybetmesinin gerçekleştiği yumak görünüşlü son evresi. Mitoz ya da mayoz bölünmelerinin dördüncü ve son safhası; kromozomların kutuplarda toplanması, aster ve iğ ipliklerinin kaybolması, çekirdek zarının oluşması, sitoplâzmanın ortadan ikiye ayrılması.
ARAFAZ
Çökelme süreçlerinde, dengeli faz çökelmesinden önce beliren yarıdengeli faz.
PROFAZ
Kromozomların belirli hâle geçtiği, kıvrılıp kısalmaya başladığı ve homolog kromozomların yan yana geldiği, sentriol çiftlerinin kutuplara doğru hareket ettiği ve iğ ipliklerinin oluşmaya başladığı, çekirdek zarının parçalandığı mitoz ya da mayoz bölünmesinin ilk ve hazırlık evresi. Mitoz bölünmenin, mayoz bölünmenin birinci ve ikinci olgunluk bölünmelerinin ilk evresinde de gözlenen, hücrenin komşu hücrelerle ilişkisini bozarak yuvarlak bir durum aldığı, mitoz mekiği ve kromozomların biçimlendiği evre. Mitoz ya da mayoz bölünmelerinin ilk evresi ya da hazırlık evresi: Kromozomların belirli hale geçmeleri, kıvrılıp kısalmaları, ortadan ikiye bölünmeleri, homolog kromozom şeritlerinin yanyana gelmeleri, sentrozomun bölünüp kutuplara çekilmesi, iğ ipliklerinin oluşması, çekirdek zarının parçalanması.
ELFAZ
Sözcükler, sözler.
METAFAZ
Kromozomların iğ ipliklerinin ekvator düzlemi üzerine yıldız biçiminde sıralandıkları mitoz ve mayoz bölünmelerinin ikinci evresi. Mitoz bölünmede kromozomların ortada bir düzlem üzerinde toplandığı ve mayoz bölünmenin birinci ve ikinci olgunluk bölünmelerinde de gözlenen ikinci evre. Mitoz ve mayoz bölünmelerinin ikinci evresi; kromozomların iğin ekvator düzlemi üzerinde yıldız biçiminde sıralandıkları evre.
HAPLOFAZ
Çekirdeklerin haploit olduğu bir organizmanın hayatında bir safha. Bir organizmanın çekirdeklerinin haploit olduğu bir evre.
İNFAZ
Bir kararı, bir yargıyı yerine getirme, uygulama, yürütüm. Birine sözünü geçirme.
İNTERFAZ
İki mitoz bölünmesi arasındaki evre; çekirdek ve sitoplâzma bölünmesi yapıldıktan sonra başlar. DNA kopyalanmasının yapıldığı S (sentez) safhası ile bundan önceki G0, G1 ve sentez sonrasındaki G2 (G:gap:ara) safhalarından oluşur. Hücre döngüsünde hücrenin bölünme olmayan G1, S ve G2 aşamalarını içeren zaman aralığı.
Bu bölümde tanımı içerisinde FAZ geçen kelimeler listesi verilmiştir.
BAĞINTI
Bir nesneyi başka bir nesne ile uyarlı kılan bağ. İki veya daha fazla değişken arasındaki bağıntı. Görelik. İki ayrı veri grubu arasında bulunan ilişki derecesinin ölçümü, deneştirme, korelasyon. İki veya daha çok nitelik arasında matematik işlemleri yardımı ile kurulan bağlılık veya eşitlik. Organizmanın değişik yapı, özellik ve olaylarında görülen karşılıklı ilgi, bağlılık, korelasyon.
ARALAMAK
İki şey arasında açıklık oluşturmak, az açmak. Bitkilerin fazla dal ve çubuklarını kesmek, seyrekleştirmek. Aralıklı duruma getirmek, seyrekleştirmek.
AKAK
Yatak. Eğimi, inişi fazla olan yer. Suyun ivinti yeri. Irmak, dere, çay, küçük akarsu.
AKIŞKANLIK
Akışkan olma durumu. Para ve ticaretle ilgili işlemlerde kullanılabilecek durumda olan satın alma gücü, likidite. Kolaylıkla paraya çevrilebilme özelliği fazla olan varlıklar, likidite.
AĞDACI
Şeker, tatlı ve helva yapımında ağda hazırlayan işçi. Ağda ile vücuttaki fazla tüyleri veya kılları temizlemeyi meslek edinmiş kimse.
ARTAĞAN
Alışılandan veya beklenilenden artık verimi olan, bereketli. Çoğalan, fazlalaşan, artımlı.
ANGIÇ
Harman zamanı fazla sap yüklemek için öküz ve at arabalarının iki tarafına takılan parmaklık, kanat.
ARTI
Toplama işleminde + işaretinin adı, zait. Fazlalık. Sıfırdan büyük, önünde artı işareti bulunan (sayı), eksi karşıtı, pozitif.
ARTMAK
Büyük heybe. Değeri yükselmek, fazlalaşmak. Çoğalmak. Harcandıktan sonra bir miktar geri kalmak.
ABARTILI
Olduğundan fazla gösterilen, abartmalı, mübalağalı. Abartarak, abartılı olarak, mübalağalı bir biçimde.
ARTIK
İçildikten, yenildikten veya kullanıldıktan sonra geriye kalan. Daha çok, daha fazla. (a'rtık) Bundan böyle, bundan sonra. Bir şeyin harcandıktan veya kullanıldıktan sonra artan bölümü. Büyük ve tam aralıkların yarım ses artmış hâli.
AYRIŞIK
Ayrışmış olan. Birbirlerine çok fazla benzer özellikler taşımayan parça veya birimlerden oluşan bütün veya topluluk, ayrı cinsten, heterojen. Ayrı türden, çeşit çeşit, muhtelif, heterojen.
AMBALE
"Birini düşünemez duruma getirmek, çok yormak, fazla gaz vererek otomobili çalışamaz duruma getirmek" anlamlarındaki ambale etmek ve "çok yorulup iş göremez, düşünemez duruma gelmek" anlamındaki ambale olmak birleşik fiillerinde geçen bir söz.
AŞK
Aşk hakkında çok fazla tanımlama yapılmıştır. Burada hepsinden bahsedersek, sayfalar dolusu metinler yazmamız gerekir. O yüzden, bu sayfada, diğer sayfalardaki tanımlamalardan farklı olarak, sadece aşk ve aşka benzer kelimelerin tanımını vererek, esas anlamını size bırakıyoruz.
ASTRONOMİK
Gök bilimsel. Aşırı, çok yüksek, çok veya aşırı fazla.
AŞIRI
Alışılan veya dayanılabilen dereceden çok daha fazla, taşkın. Gereğinden fazla, çok. Gereğinden fazla olarak, çokça. Bir şeye gereğinden çok fazla bağlanan, önem veren, müfrit, ekstrem. Ötede, ötesinde.
ABARTMAK
Bir nesneyi veya durumu olduğundan daha önemli, daha büyük veya daha çok göstermek, mübalağa etmek. Bir iş, bir davranış vb.nde gereğinden fazlasına kaçmak, aşırıya kaçmak.
AĞIRLIKLI
Ağırlığı olan. Değerlendirmelerde üzerinde fazlaca durulan. Çoğunluğu oluşturan.
ARTAKALMAK
Artmak, geriye kalmak, fazla bulunmak.
AŞKIN
Belli bir süreyi aşmış, ötesine geçmiş. Benzerlerinden üstün. Çok, fazla.