Kelimeler arşivi içinde; sonunda "fasıl" olan, toplam 4 adet kelime bulunmaktadır. Sonu fasıl ile biten kelimeler listesinden; Türkçe hakkında yapacağınız ders ve araştırma çalışmalarında ya da Scrabble, Kelimelik vb. gibi kelime bulma oyunlarında kelime türetmek için faydalanabilirsiniz.
Bunun yanı sıra, başında fasıl olan kelimeler listesine ulaşmak veya içinde fasıl olan kelimeler listesini incelemek isteyebilirsiniz. Ayrıca, burada verilen kelimelerin tanımları için aşağıda bulunan "harfli kelimeler" bağlantılarını kullanabilirsiniz.
FASIL
Bölüm, kısım, devre. Osmanlı ve Arap tiyatrosunda oyunun perde bölümü. Dönem, devre. Belli bir sürede yapılmış olan iş, karşılaşılan durum veya olay. Bütçede ayrı ayrı gösterilen bölümler. Orta oyununa başlamadan önce saz takımının çaldığı köçek havası ve curcuna. Peşrev, nakış, şarkı, saz semaisi vb. parçaların belli bir sıraya göre çalınıp söylenmesi.
MUNFASIL
Ayrı duran, ayrılmış, ayrık, ayrılı.
KARAFASIL
Kastamonu kenti, Pınarbaşı ilçesinde, merkez nahiyesine bağlı bir yerleşim bölgesi.
SARIFASIL
Bartın kenti, Ulus belediyesi, merkez bucağına bağlı bir bölge.
Bu bölümde tanımı içerisinde FASIL geçen kelimeler listesi verilmiştir.
ARALIKLI
Birbirine bitişik olmayan, aralarında açıklık bulunan, aralı, fasılalı. Dizgide kelimeler, harfler veya satırlar arasında açıklık olan, espaslı. Kesik kesik.
FASILYA
Fasulye, bk. fasılye, fasule.
AYRILI
Ayrılmış olan, ayrı duran, munfasıl.
ARAM
Fırsat, uygun zaman: Aramını bulsam babamdan para istiyeceğim. Aralık, fasıla.
FLAT
Bir sesin yarım ton kalınlaştırılacağını gösteren nota işareti. Çalgı veya düzeneğin doğal ve yalın tonunu alabilmek için tüm fasılaların tonu etkilemeyecek biçimde eşit ve tam orta seviyede konumlandırılması.
AYIRIM
tefrik. fasıl. Nesneler ve uyaranları yeğinlik, kimlik ve nitelik açılarından birbirinden ayırt edebilme işi.
ARA
İki şeyi birbirinden ayıran uzaklık, aralık, boşluk, mesafe. İki olguyu, iki olayı birbirinden ayıran zaman, fasıla. Kişilerin veya toplulukların birbirine karşı olan durumu veya ilgisi. Toplu jimnastik dizilmelerinde, sıradakilerin birbirlerinden yanlamasına olan uzaklıkları. Spor karşılaşmalarında oyuncuların dinlenmek ve taktik almak için kullandıkları süre. İç. Bir oyunda, bir filmde izleme sırasında dinlenmek üzere verilen kısa süre, antrakt.
FASAL
Tahıl, sebze, meyve ve yün gibi şeylerin döküntüsü. Suyun dibine çöken tortu. Köylerde izinsiz olarak ekilen tütün. Usul, kural. Fasıl. Toprak dam yaparken kullanılan içi dolu, yumuşak kamış. (Yenikent Aksaray Niğde).
TESLİM
Bir şeyi sahibine verme. Fasıl müziğinde peşrevin ve saz semaisinin her hanesi sonunda tekrarlanan parça. Emanet alınan bir şeyi sahibine geri verme. Gerçek olduğunu kabul etme, doğrulama. Bırakma, devretme, terk etme. Teslim ol veya teslim oluyorum sözü.
FESL
Fasıl. Arapça kökenli fasl: fasl.
ULAŞTURU
Ardı kesilmeksizin, muttasıl, sürekli, devamlı, fasılasız.