Kelimeler arşivi içinde; sonunda "ezilme" olan, toplam 4 adet kelime bulunmaktadır. Sonu ezilme ile biten kelimeler listesinden; Türkçe hakkında yapacağınız ders ve araştırma çalışmalarında ya da Scrabble, Kelimelik vb. gibi kelime bulma oyunlarında kelime türetmek için faydalanabilirsiniz.
Bunun yanı sıra, başında ezilme olan kelimeler listesine ulaşmak veya içinde ezilme olan kelimeler listesini incelemek isteyebilirsiniz. Ayrıca, burada verilen kelimelerin tanımları için aşağıda bulunan "harfli kelimeler" bağlantılarını kullanabilirsiniz.
EZİLME
Ezilmek işi. Pigment ve dolgu maddesi gibi katı maddelerin bağlayıcı içinde bağdaşık olarak dağılması.
BEZİLME
Bezilmek işi.
GEZİLME
Gezilmek işi.
SEZİLME
Sezilmek durumu.
Bu bölümde tanımı içerisinde EZİLME geçen kelimeler listesi verilmiştir.
ÇİYENEK
Hamur, tarhana, yoğurt ve benzerleri nin suda ezilmeyen parçaları.
BARIKMAK
Yük altında, sığır, sıpa arasında kalarak ezilmek.
EZME
Ezmek işi. Bitkilerin etli ve yumuşak kısımlarını macun kıvamına getirmek üzere parçalama, katı ve telsel kısımlarını süzerek ayıklama işlemi. Soğan ve domatesin çok küçük parçalara bölünmesiyle hazırlanan bir meze türü. Sebzelerin ezilmesiyle yapılmış olan meze.
TURŞULAŞMAK
İyice ezilmek, turşu gibi olmak. Yorgunluktan hareket edemez duruma gelmek.
CEĞAN
Dövende ezilmeyen çavdar, buğday sapı. Karışık atılmış veya yığılmış ot, arpa, buğday sapı.
ANDALMAK
Açlıktan içi geçmek, içi ezilmek: Açlıktan andaldım.
HİSSEDİLMEK
Hissetme işine konu olmak. Sezilmek.
CEGEN
Büyük çuval. Mısır koçanı, sapı. Dövende ezilmeyen çavdar, buğday sapı: Sop cegen oldu. Hasır, hasır otu.
AVILMAK
Yüreği ezilmek. El ile oğulup un gibi, toz gibi olmak.
CEĞEN
Mısır koçanı, sapı. Dövende ezilmeyen çavdar, buğday sapı.
ZEDELENMEK
Vurma, çarpma, delme sonucu berelenmek, ezilmek. Zarar görmek.
CILĞALMAK
Ezilmek.
GEZİLİŞ
Gezilme işi.
ASAK
Kuytu ve varılması zor yer. Gezilmesi zor, meyilli toprak. Topal, aksak. Hayvanların ayaklarında olan bir hastalık.
KAPTIRMAK
Bir şeyin ele geçirilmesine, kapılmasına yol açmak. Elinden kaçırmak. Yanlış bir davranış sonucu birine uygun imkânı sağlamak, fırsat vermek. Vücudun herhangi bir organı, bir kaza sonucunda makine tarafından ezilmek veya koparılmak.
BEZİLEBİLMEK
Bezilme imkânı veya olasılığı bulunmak.
KLİNKER
Çimento yapımında fırından ezilmeden çıkan pişirme ürünü.
EZİLİŞ
Ezilme işi.
BASIKMAK
Yük altında ezilmek, çökmek. Hayvanlar daha çok sığır, kısrak çiftleşmek. Yük altında ezilmek. Bel vermek, sarkmak.
SIKIŞTIRMAK
Bir şeyi dar bir yere zorla sığdırmak, tıkmak. Bir nesneyi sıkıca duracak biçimde bir yere koymak, yerleştirmek veya orada tutmak. Gevşek veya seyrek olan şeyleri birbirine yaklaştırarak sıkı duruma getirmek. Sarkıntılık etmek. Kaçmayacak biçimde çembere almak, kıstırmak. Bir şeyin sıkışmasına, kısılmasına, ezilmesine sebep olmak. Ansızın, gizlice ve karşısındakinin isteyip istemediğine bakmadan bir şeyi vermek, tutuşturmak. Zorlamak.