Kelimeler arşivi içinde; başında "ezilme" olan, toplam 2 adet kelime bulunmaktadır. ezilme ile başlayan kelimeler listesini Scrabble, Kelimelik vb. gibi kelime bulma oyunları için veya Türkçe hakkında yapacağınız ders, araştırma veya ödev çalışmalarınızda kullanabilirsiniz.
Ayrıca sonu ezilme ile biten kelimeler listesine ulaşmak veyahut içinde ezilme olan kelimeler listesini incelemek isteyebilirsiniz. Bunlara ek olarak, kelimelerin anlamları için aşağıda bulunan "harfli kelimeler" bağlantılarından da faydalanabilirsiniz.
EZİLME
Ezilmek işi. Pigment ve dolgu maddesi gibi katı maddelerin bağlayıcı içinde bağdaşık olarak dağılması.
EZİLMEK
Ezme işine konu olmak.
Bu bölümde tanımı içerisinde EZİLME geçen kelimeler listesi verilmiştir.
CEĞAN
Dövende ezilmeyen çavdar, buğday sapı. Karışık atılmış veya yığılmış ot, arpa, buğday sapı.
BARIKMAK
Yük altında, sığır, sıpa arasında kalarak ezilmek.
EZME
Ezmek işi. Bitkilerin etli ve yumuşak kısımlarını macun kıvamına getirmek üzere parçalama, katı ve telsel kısımlarını süzerek ayıklama işlemi. Soğan ve domatesin çok küçük parçalara bölünmesiyle hazırlanan bir meze türü. Sebzelerin ezilmesiyle yapılmış olan meze.
EZİLİŞ
Ezilme işi.
KLİNKER
Çimento yapımında fırından ezilmeden çıkan pişirme ürünü.
HİSSEDİLMEK
Hissetme işine konu olmak. Sezilmek.
BEZİLME
Bezilmek işi.
GEZİLİŞ
Gezilme işi.
SEZİLME
Sezilmek durumu.
BASIKMAK
Yük altında ezilmek, çökmek. Hayvanlar daha çok sığır, kısrak çiftleşmek. Yük altında ezilmek. Bel vermek, sarkmak.
ZEDELENMEK
Vurma, çarpma, delme sonucu berelenmek, ezilmek. Zarar görmek.
CEGEN
Büyük çuval. Mısır koçanı, sapı. Dövende ezilmeyen çavdar, buğday sapı: Sop cegen oldu. Hasır, hasır otu.
KAPTIRMAK
Bir şeyin ele geçirilmesine, kapılmasına yol açmak. Elinden kaçırmak. Yanlış bir davranış sonucu birine uygun imkânı sağlamak, fırsat vermek. Vücudun herhangi bir organı, bir kaza sonucunda makine tarafından ezilmek veya koparılmak.
GEZİLME
Gezilmek işi.
ANDALMAK
Açlıktan içi geçmek, içi ezilmek: Açlıktan andaldım.
BEZİLEBİLMEK
Bezilme imkânı veya olasılığı bulunmak.
ASAK
Kuytu ve varılması zor yer. Gezilmesi zor, meyilli toprak. Topal, aksak. Hayvanların ayaklarında olan bir hastalık.
TURŞULAŞMAK
İyice ezilmek, turşu gibi olmak. Yorgunluktan hareket edemez duruma gelmek.
SIKIŞTIRMAK
Bir şeyi dar bir yere zorla sığdırmak, tıkmak. Bir nesneyi sıkıca duracak biçimde bir yere koymak, yerleştirmek veya orada tutmak. Gevşek veya seyrek olan şeyleri birbirine yaklaştırarak sıkı duruma getirmek. Sarkıntılık etmek. Kaçmayacak biçimde çembere almak, kıstırmak. Bir şeyin sıkışmasına, kısılmasına, ezilmesine sebep olmak. Ansızın, gizlice ve karşısındakinin isteyip istemediğine bakmadan bir şeyi vermek, tutuşturmak. Zorlamak.
AVILMAK
Yüreği ezilmek. El ile oğulup un gibi, toz gibi olmak.