Kelimeler arşivi içinde; başında "erv" olan, toplam 5 adet kelime bulunmaktadır. erv ile başlayan kelimeler listesini Scrabble, Kelimelik vb. gibi kelime bulma oyunları için veya Türkçe hakkında yapacağınız ders, araştırma veya ödev çalışmalarınızda kullanabilirsiniz.
Ayrıca sonu erv ile biten kelimeler listesine ulaşmak veyahut içinde erv olan kelimeler listesini incelemek isteyebilirsiniz. Bunlara ek olarak, kelimelerin anlamları için aşağıda bulunan "harfli kelimeler" bağlantılarından da faydalanabilirsiniz.
ERV
Soluk verme yedek hacmi.
ERVAN
Delikanlı.
ERVAH
Ruhlar.
ERVEÇ
Fırında ekmeği çevirmek için kullanılan ağaç.
ERVİN
Şeref, saygınlık. Barış. Rüzgâr. Veda.
Bu bölümde tanımı içerisinde ERV geçen kelimeler listesi verilmiştir.
AYIRTMA
Ayırtmak işi. Otel, gazino, lokanta vb. yerlerle uçak, tren, otobüs gibi taşıtlarda yer ayırma işi, rezervasyon.
ARDIÇ
Servigillerden, güzel kokulu yapraklarını kışın da dökmeyen, yuvarlak kara yemişleri ilaç olarak kullanılan bir ağaççık (Juniperus).
ABDAL
Gezgin derviş. Tasavvufta manevi üst bir rütbe. Safeviler devrinde İran'da yaşayan Türk oymaklarından biri. Dilenci kılıklı, üstü başı perişan kimse. Anadolu'da yaşayan oymaklardan bazısı.
BARHANA
Kafile, küçük kervan. Göç eşyası, ev eşyası.
ANAHTAR
Kilidi açıp kapamak için kullanılan araç, açar, açkı, miftah, dil. Kurgu. Şifre yazmak ve çözmek için kararlaştırılmış olan yol. Konserve kutularının kapağını keserek açmaya yarayan alet, açacak. Herhangi bir olayda belirleyici olan. İstenilen yere veya aygıta, isteğe göre elektrik akımının geçmesini sağlamak için kullanılan düzen, çevirici, çevirgeç, şalter, komütatör. Somunları veya vidaları çevirerek sıkıştırıp gevşetmek için kullanılan çelik saplı araç. Notaların müzik merdivenindeki yükseklik derecelerini göstermek ve buna göre okunmasını sağlamak için portenin başına konulan işaret. Vesile, araç, vasıta.
BODOSLAMA
Gemi omurgasının baş tarafından yukarıya uzanan ağaç veya demir direklerden her biri. (bodo'slama) Pervasızca. Bodoslamak işi.
ABA
Abla. Bu kumaştan yapılmış yakasız ve uzun üstlük. Bu kumaştan yapılan. Kepenek. Yünün dövülmesiyle yapılmış olan kalın ve kaba kumaş. Bu kumaştan yapılmış olan ve dervişlerce giyilen hırka. Anne.
ÇERVİŞLİ
Çervişi olan.
BİPERVA
Pervasız.
ARAKİYE
Dervişlerin giydikleri, tiftikten yapılmış ince külah. Bir tür küçük zurna.
BEDEVİ
Çölde, çadırda yaşayan göçebe. Böyle bir hayat sürdüren kimse. Bedevilik tarikatından olan derviş.
CUMHURİYETÇİLİK
Cumhuriyetçi olma durumu, cumhuriyetperverlik.
BARIŞSEVER
Barışı seven, barışçı, barışçıl, sulhçu, sulhsever, sulhperver.
ALPEREN
Derviş. Mücahit.
ANDIZ
Yaprakları dikenli olan bir tür ardıç. Kırlarda yetişen yabani bir otun kökü. Servi.
ACE
servis sayısı.
CUMHURİYETÇİ
Cumhuriyet yanlısı olan, cumhuriyetperver.
ÇEKİNCE
Herhangi bir konuda ileriyi düşünerek çekinmeyi gerektiren sebep veya durum, rezerv, ihtiraz.
BURÇAK
Baklagillerden, taneleri hayvan yemi olarak kullanılan yıllık bir yem bitkisi (Vicia ervilia). Bu bitkinin mercimeğe benzeyen ve genel olarak hayvan yemi olarak kullanılan tanesi.
BARIŞSEVERLİK
Barışsever olma durumu, barışçılık, barışçıllık, sulhçuluk, sulhseverlik, sulhperverlik.