EPEK ile başlayan kelimeler

Kelimeler arşivi içinde; başında "epek" olan, toplam 1 adet kelime bulunmaktadır. epek ile başlayan kelimeler listesini Scrabble, Kelimelik vb. gibi kelime bulma oyunları için veya Türkçe hakkında yapacağınız ders, araştırma veya ödev çalışmalarınızda kullanabilirsiniz.

Ayrıca sonu epek ile biten kelimeler listesine ulaşmak veyahut içinde epek olan kelimeler listesini incelemek isteyebilirsiniz. Bunlara ek olarak, kelimelerin anlamları için aşağıda bulunan "harfli kelimeler" bağlantılarından da faydalanabilirsiniz.

 
 

Bazı kelimelerin anlamları

EPEK

Arsa: Muhtarın epeği.

  -   -   -  

Anlamında EPEK bulunan kelimeler

Bu bölümde tanımı içerisinde EPEK geçen kelimeler listesi verilmiştir.

BONKALİT

Buğdaydan un elde edilirken ele geçen, buğdayın ince kepek ve endosperm kısmından oluşan en az % 10 protein ve en çok % 3 ham selüloz içeren, B grubu vitaminlerce zengin, değirmencilik yan ürünü.

GALINTI

Öğütülmüş bulgurun kalburdan geçmesiyle kalan kepek ve bulgur parçaları. Evlenmemiş kız.

DONRALI

Başı kepekli, konaklı kişi.

EVİSMEK

Arpa, buğday, bulgur gibi tahılların kepeklerini ayırmak. Tarla sürülürken yabancı otları toplamak. Arpa, buğday, bulgur gibi tahılların kepeklerini ayırmakta kullanılan silindir biçiminde, ortası çukurca bir aygıt.

KONAK

Büyük ve gösterişli ev. Kundak çocuklarının başlarında görülen kepek tabakası. Araba veya hayvanla bir günde alınan yol. İzmir iline bağlı ilçelerden biri. Gözde oluşan ince tabaka. Vali, kaymakam gibi yüksek dereceli devlet görevlilerinin resmî konutu. Yolculukta geceyi geçirmek için inilen, konaklanılan yer. Konakçı.

KEPEKÇİ

Kepek satan kimse.

PİKE

Kabartmalı pamuklu kumaş. Bu kumaştan yapılmış olan yatak örtüsü. Uçağın yüksekten hedefin üzerine dik olarak saldırması. Uçağın yüksekten, hedef üzerine büyük bir açı ile inmesi. Bu kumaştan yapılan. Yüksek bir yerden suya dik olarak dalma. İyi ayrılamama sebebiyle un veya irmik içerisinde kalmış olan, gözle görülebilen, iri ve koyu renkli kepek vb. parçacık.

BOKDAN

Hayvan gübresinden yapılmış silindir şeklinde tahıl, kepek ambarı. içinde ekin saklanan, hayvan pisliği ile toprak karışımından yapılan küçük fıçı biçiminde kap. (Çarıksaray Şarkikaraağaç Isparta).

FODLA

Çoğunlukla imaretlerde yoksullara verilen kepekli undan yapılmış pideye benzer bir ekmek türü.

KEPEKLİ

İçinde kepeği olan. Üzerinde kepek oluşmuş olan. Un gibi, susuz ve tatsız (elma).

KEPEKÇİLİK

Kepekçinin yaptığı iş.

DEPİTME

Vuruk ve ezikleri iyileştirmekte kullanılan biraz pişirilmiş hamur. Çoban köpekleri için kepekli undan yapılan yiyecek, ekmek, hamur topacı. Hamur tutulduktan sonra ayrılan küçük parçalar, pazı.

KEPEKLENMEK

Başta kepek oluşmak. Elma, susuz ve tatsız duruma gelmek.

GANAK

Aldanan kimse: Ahmet usta çok ganak adam. Çocukların başındaki kepek. Çizildiği zaman beyaz bir salgı akan ot ya da otsular.

RAZMOL

İri, kepekli un.

PASPAL

Bakımsız, dağınık, pis (kimse, kılık vb.). Çok kepekli un. Kötü cins esrar.

DEPİT

Kırmızı renkli kuru üzüm. Vuruk ve ezikleri iyileştirmekte kullanılan biraz pişirilmiş hamur. Çoban köpekleri için kepekli undan yapılan yiyecek, ekmek, hamur topacı.

CONAK

Küçük çocukların başlarındaki kepekler, konak.

KEMRE

Gübre, tezek. Deride kalınlaşmış kir tabakası. Başta olan kepek.

YAL

Köpek ve sığırlara yedirilmek için un ve kepekle hazırlanan yiyecek.