Kelimeler arşivi içinde; sonunda "emeç" olan, toplam 30 adet kelime bulunmaktadır. Sonu emeç ile biten kelimeler listesinden; Türkçe hakkında yapacağınız ders ve araştırma çalışmalarında ya da Scrabble, Kelimelik vb. gibi kelime bulma oyunlarında kelime türetmek için faydalanabilirsiniz.
Bunun yanı sıra, başında emeç olan kelimeler listesine ulaşmak veya içinde emeç olan kelimeler listesini incelemek isteyebilirsiniz. Ayrıca, burada verilen kelimelerin tanımları için aşağıda bulunan "harfli kelimeler" bağlantılarını kullanabilirsiniz.
KÜSKÜLLEMEÇ
TEPELEMEÇ, SÖBELEMEÇ, KÖŞELEMEÇ
ÜFELEMEÇ, DİKLEMEÇ, SİNGEMEÇ, SERLEMEÇ, ÖVELEMEÇ, ÖFELEMEÇ, GÜNLEMEÇ
YÖREMEÇ, TİREMEÇ, SÜREMEÇ, SEKEMEÇ, GÜDEMEÇ, GİDEMEÇ, GEDEMEÇ, DÜZEMEÇ, DÜREMEÇ, DİREMEÇ, BÜLEMEÇ, BULEMEÇ, DÖNEMEÇ
ÖLEMEÇ, ÖREMEÇ, ÖZEMEÇ
GEMEÇ, DEMEÇ
EMEÇ
Su ve kara yosunlarının, kökü andıran tutunma organı.
ÖFELEMEÇ
Elle ufalanmış hamurdan yapılan çorba. Ufalanmış yufka ve peynirin karıştırılmasıyla yapılan yemek. İçine ekmek ya da yufka kırıntıları karıştırıldıktan sonra topacıklar durumuna sokulan çökelekten yapılan bölgesel besin maddesi. (Gökmenler, Çatak, Gedikli, Kızılağaç Saimbeyli Adana).
SİNGEMEÇ
Köşe bucak : Singemeçe saklamış.
SÜREMEÇ
Ses sinyalinin sonsuz sürede devam etmesini sağlayan devre.
SERLEMEÇ
Kor üstünde pişirilen ekmek.
ÜFELEMEÇ
Yufka ekmeğin ufalanıp, yağda kızartılmasıyla yapılan bir yemek. Ufak hamur parçalarından, yufkadan yapılan çorba. Bir hamur yiyeceği.
SÖBELEMEÇ
Yumurta biçimi, oval.
DİKLEMEÇ
Dikine.
ÖVELEMEÇ
Unla et suyundan yapılan çorba.
TİREMEÇ
Dayak, destek.
KÖŞELEMEÇ
Köşelemesine, köşesine doğru.
KÜSKÜLLEMEÇ
Ağaç ya da demir sopa (havuç, çiğdem ve benzerleri çıkarmakta kullanılır).
YÖREMEÇ
Kenevirden bükülmüş ince sicim, urgan.
GÜNLEMEÇ
Tarih.
TEPELEMEÇ
Tepe biçimi oluşturacak denli dolu.
SEKEMEÇ
Merdiven, merdiven basamağı.
Bu bölümde tanımı içerisinde EMEÇ geçen kelimeler listesi verilmiştir.
KIVRILMAK
Eğrilip bükülmek. Katlanmak, bükülmek. Dar bir yere büzülerek yatmak. Kıvrık bir duruma gelmek. Yuvarlak bir biçim almak. Dönmek, sapmak. Yol dönemeçli, virajlı olmak.
BÜKLÜM
Kıvrım. Dönemeç, viraj.
MİLDİYU
En çok bağlarda görülen, peronospora cinsinden, emeçlerini bitkilerin yapraklarına salarak yaşayan asalak bir mantarın oluşturduğu hastalık.
BEYANAT
Demeç, bildiri.
AKEBE
Yokuşlu, inişli, dönemeçli yol.
AKRAÇ
Arkadaş. Su kabı. Derelerin büklüm, dönemeç yeri. Eğimli toprak alan. Su akan, meyilli arazi.
KIVRINTI
Kıvrım. Kıvrılan yer, dönemeç.
VİRAJ
Dönemeç.
MANTARLAR
Sap, yaprak, çiçek vb. organlar yerine dallı veya düz iplikler görünüşünde emeçlerden oluşan, klorofilsiz, çiçeksiz, ilkel canlılar.
KIVRIM
Bükülmüş, kıvrılmış şeylerin oluşturduğu kat, büklüm. Ayrım, dönemeç. Bir tatlı türü. Kıvrılma sonunda oluşan toprak dalgası.
BAYRAKÇIK
Yarışlarda, zorlu inişleri, dönemeçleri, bitiş yerine yakınlığı ve benzerleri özellikleri göstermek için kullanılan küçük im bayrağı.
BELAN
İki tepe arasındaki alçak kısım, belen. Tarla, sert topraklı yer. Tepe, yüksek yer, üzeri yassı tepe, ufak tepe. Dağ üzerindeki yüksek geçit, yol, dönemeçli, dik dağ yolu.
BÜKÜNTÜ
Bükme sonucu oluşan biçim veya iz. Dönemeç, viraj. Bağırsakta olan ağrı.
AKTARMAÇ
Yollarda birdenbire çıkan dönemeçler.
CADISÜPÜRGESİ
Emeçleri özellikle dal uçlarındaki kabuk altında sıkı bir ağ örerek çekirdekli yemiş ağaçlarının çiçeklenmesine, dolayısıyla meyve verimine engel olan asklı mantar (Taphrina cerasi). Bu mantarın yol açtığı bitki hastalığı.
EĞMEÇ
Kavis. Çay ve ırmağın dönemeç yeri.
BÜK
Dönemeç. Ovada veya dere kıyısında çalı ve diken topluluğu. Böğürtlen. Akarsu kıyılarındaki verimli tarlalar, büklük.
GÖZETİCİ
Gözetleme yapan kimse. Atletizmde ellişer metre aralıkla dönemeçlere dizilen en az dört gözlemciden her biri. Koruyucu kimse.
SLALOM
Kayak sporunda bayraklarla işaretlenmiş birtakım dönemeçlerden oluşan pist üzerinde yapılmış olan bir yarış türü.
DİFERANSİYEL
Dönemeçlerde otomobilin iki arka tekerleğinin ayrı hızla dönmesini sağlayan bir dişli aygıt. Özellikle fonksiyonların değişmeleriyle ilgili matematik dalı.