DÜZEL ile başlayan kelimeler

Kelimeler arşivi içinde; başında "düzel" olan, toplam 26 adet kelime bulunmaktadır. düzel ile başlayan kelimeler listesini Scrabble, Kelimelik vb. gibi kelime bulma oyunları için veya Türkçe hakkında yapacağınız ders, araştırma veya ödev çalışmalarınızda kullanabilirsiniz.

Ayrıca sonu düzel ile biten kelimeler listesine ulaşmak veyahut içinde düzel olan kelimeler listesini incelemek isteyebilirsiniz. Bunlara ek olarak, kelimelerin anlamları için aşağıda bulunan "harfli kelimeler" bağlantılarından da faydalanabilirsiniz.

 
 

15 harfli kelimeler

DÜZELTİLEBİLMEK

14 harfli kelimeler

DÜZELTİLEBİLME

13 harfli kelimeler

DÜZELTMECİLİK, DÜZELTEBİLMEK

12 harfli kelimeler

DÜZELTTİRMEK, DÜZELTİCİLİK, DÜZELTEBİLME, DÜZELEBİLMEK

11 harfli kelimeler

DÜZELTTİRME, DÜZELTİLMEK, DÜZELEBİLME

10 harfli kelimeler

DÜZELTMECİ, DÜZELİŞMEK, DÜZELTİLME

9 harfli kelimeler

DÜZELTMEN, DÜZELTMEK, DÜZELTİCİ

8 harfli kelimeler

DÜZELTİM, DÜZELTİŞ, DÜZELTME, DÜZELTEÇ, DÜZELDEK, DÜZELMEK

7 harfli kelimeler

DÜZELME, DÜZELTİ

5 harfli kelimeler

DÜZEL

Bazı kelimelerin anlamları

DÜZEL

Eline ayağına düzgün kimse.

DÜZELİŞMEK

Anlaşmak.

DÜZELEBİLME

Düzelebilmek işi.

DÜZELTİLEBİLMEK

Düzeltilme imkânı veya olasılığı bulunmak.

DÜZELTTİRME

Düzelttirmek işi.

DÜZELTEBİLME

Düzeltebilmek işi.

DÜZELEBİLMEK

Düzelme imânı veya olasılığı bulunmak.

DÜZELTİLMEK

Düzeltme işine konu olmak veya düzeltme işi yapılmak.

DÜZELTİLEBİLME

Düzeltilebilmek işi.

DÜZELTMECİLİK

Eldeki imkânlarla, ihtilale başvurmadan toplum düzeninin daha iyi duruma getirilebileceğini, sosyal adaletin sağlanabileceğini ileri süren siyasi sistem, ıslahatçılık, reformculuk.

DÜZELTEBİLMEK

Düzeltme imkânı veya olasılığı bulunmak.

DÜZELTTİRMEK

Düzeltme işini yaptırmak.

DÜZELTİLME

Düzeltilmek işi.

DÜZELTİCİLİK

Düzelticinin yaptığı iş, musahhihlik.

DÜZELTMECİ

Düzeltmecilik yanlısı, ıslahatçı, reformist. Düzeltmeyi yapan kişi.

DÜZELTMEN

Düzeltici.

  -   -   -  

Anlamında DÜZEL bulunan kelimeler

Bu bölümde tanımı içerisinde DÜZEL geçen kelimeler listesi verilmiştir.

DÜZELTME

Düzeltmek işi, tashih. Düzelti. Daha iyi duruma getirmek için yapılmış olan değişiklik, ıslahat, reform.

ÇIKIKÇI

Çıkıkları düzelten kimse.

CUMBALAMAK

Bir parçanın dar kenarındaki testere izi vb. girinti ve çıkıntıları düzeltmek.

DÜZELTİCİ

Basılmak üzere dizilmekte olan bir eserin provalarını düzeltme ile görevli kimse, düzeltmen, musahhih.

BUL

Yalnız iki geniş yüzü testere ile düzeltilmiş tahta.

ÇIKINTI

Bir yüzeyde ileri doğru çıkan bölüm. Bir metni düzeltmek veya ona bir şey eklemek için satır dışına yazılan yazı, çıkma. Her şeye itiraz eden, huzursuzluk çıkaran (kimse). Kambur.

ESTETİK

Sanatsal yaratının genel yasalarıyla sanatta ve hayatta güzelliğin kuramsal bilimi, güzel duyu, bedii, bediiyat. Güzellik duygusuna uygun olan. Güzellik duygusu ile ilgili olan. Kusurlu bir organı düzeltmek veya güzelleştirmek amacıyla uygulanan (yöntemler). Güzelliği ve güzelliğin insan belleğindeki ve duygularındaki etkilerini konu olarak ele alan felsefe kolu, güzel duyu, bedii.

AYARLAMAK

Bir ölçünün doğruluğunu belli bir örneğe göre düzeltmek, doğrulamak. Bir aygıtı belli bir iş yapabilecek duruma getirmek. Kandırmak. Düzenlemek. İşleri birbiriyle çatışmayacak veya zamanında bitirecek bir biçimde düzenlemek.

DÜZLETME

Düzeltmek işi.

AYARLI

Ayarlanmış, doğru çalışması sağlanmış, düzeltilmiş (saat, makine vb.). Belirli bir ayarda olan (altın veya gümüş).

BİTEVİYELİK

Tekdüzelik.

DÜZELME

Düzelmek durumu.

DERZ

Duvar taşlarının veya tuğlalarının harçla doldurulup üzerinden mala çekilerek düzeltilen aralığı.

AKIŞKANLAŞTIRMA

Akışkanlaştırmak işi. Akışkanların niteliğini düzeltmek üzere yoğunlaşmış bir akım içinde parçacıkların yüzmesini sağlayan yöntem.

DİYET

İslam hukukuna göre, öldürme ve yaralamalarda suçlunun ödemek zorunda olduğu para veya mal, kan pahası, kan parası, kefaret. Sağlığı korumak veya düzeltmek amacıyla uygulanan beslenme düzeni, perhiz, rejim.

DÜZELTİM

Düzeltme işi.

DOĞRULTMAK

Doğrulmasını sağlamak, doğru duruma getirmek. Yön bulmak. Düzeltmek. Para sağlamak, kazanmak. Yöneltmek.

DÜZELTİ

Düzeltme işi, tashih. Basılmakta olan bir eserin provaları üzerinde özel düzeltme işaretleriyle yanlışları gösterme, tashih.

BALAST

Demir yollarında traverslerin altına, şoselerde düzeltilmiş toprak üzerine döşenen taş kırıkları. Safra.

ÇUBUKLAMAK

Halı, kilim vb. örtülerin tozunu temizlemek veya şilte, pamuk gibi şeyleri kabartıp düzeltmek için üzerlerine değnekle vurmak.