Kelimeler arşivi içinde; başında "düzel" olan, toplam 26 adet kelime bulunmaktadır. düzel ile başlayan kelimeler listesini Scrabble, Kelimelik vb. gibi kelime bulma oyunları için veya Türkçe hakkında yapacağınız ders, araştırma veya ödev çalışmalarınızda kullanabilirsiniz.
Ayrıca sonu düzel ile biten kelimeler listesine ulaşmak veyahut içinde düzel olan kelimeler listesini incelemek isteyebilirsiniz. Bunlara ek olarak, kelimelerin anlamları için aşağıda bulunan "harfli kelimeler" bağlantılarından da faydalanabilirsiniz.
DÜZELTİLEBİLMEK
DÜZELTİLEBİLME
DÜZELTMECİLİK, DÜZELTEBİLMEK
DÜZELTTİRMEK, DÜZELTİCİLİK, DÜZELTEBİLME, DÜZELEBİLMEK
DÜZELTTİRME, DÜZELTİLMEK, DÜZELEBİLME
DÜZELTMECİ, DÜZELİŞMEK, DÜZELTİLME
DÜZELTMEN, DÜZELTMEK, DÜZELTİCİ
DÜZELTİM, DÜZELTİŞ, DÜZELTME, DÜZELTEÇ, DÜZELDEK, DÜZELMEK
DÜZELME, DÜZELTİ
DÜZEL
DÜZEL
Eline ayağına düzgün kimse.
DÜZELİŞMEK
Anlaşmak.
DÜZELEBİLME
Düzelebilmek işi.
DÜZELTİLEBİLMEK
Düzeltilme imkânı veya olasılığı bulunmak.
DÜZELTTİRME
Düzelttirmek işi.
DÜZELTEBİLME
Düzeltebilmek işi.
DÜZELEBİLMEK
Düzelme imânı veya olasılığı bulunmak.
DÜZELTİLMEK
Düzeltme işine konu olmak veya düzeltme işi yapılmak.
DÜZELTİLEBİLME
Düzeltilebilmek işi.
DÜZELTMECİLİK
Eldeki imkânlarla, ihtilale başvurmadan toplum düzeninin daha iyi duruma getirilebileceğini, sosyal adaletin sağlanabileceğini ileri süren siyasi sistem, ıslahatçılık, reformculuk.
DÜZELTEBİLMEK
Düzeltme imkânı veya olasılığı bulunmak.
DÜZELTTİRMEK
Düzeltme işini yaptırmak.
DÜZELTİLME
Düzeltilmek işi.
DÜZELTİCİLİK
Düzelticinin yaptığı iş, musahhihlik.
DÜZELTMECİ
Düzeltmecilik yanlısı, ıslahatçı, reformist. Düzeltmeyi yapan kişi.
DÜZELTMEN
Düzeltici.
Bu bölümde tanımı içerisinde DÜZEL geçen kelimeler listesi verilmiştir.
DÜZELTME
Düzeltmek işi, tashih. Düzelti. Daha iyi duruma getirmek için yapılmış olan değişiklik, ıslahat, reform.
ÇIKIKÇI
Çıkıkları düzelten kimse.
CUMBALAMAK
Bir parçanın dar kenarındaki testere izi vb. girinti ve çıkıntıları düzeltmek.
DÜZELTİCİ
Basılmak üzere dizilmekte olan bir eserin provalarını düzeltme ile görevli kimse, düzeltmen, musahhih.
BUL
Yalnız iki geniş yüzü testere ile düzeltilmiş tahta.
ÇIKINTI
Bir yüzeyde ileri doğru çıkan bölüm. Bir metni düzeltmek veya ona bir şey eklemek için satır dışına yazılan yazı, çıkma. Her şeye itiraz eden, huzursuzluk çıkaran (kimse). Kambur.
ESTETİK
Sanatsal yaratının genel yasalarıyla sanatta ve hayatta güzelliğin kuramsal bilimi, güzel duyu, bedii, bediiyat. Güzellik duygusuna uygun olan. Güzellik duygusu ile ilgili olan. Kusurlu bir organı düzeltmek veya güzelleştirmek amacıyla uygulanan (yöntemler). Güzelliği ve güzelliğin insan belleğindeki ve duygularındaki etkilerini konu olarak ele alan felsefe kolu, güzel duyu, bedii.
AYARLAMAK
Bir ölçünün doğruluğunu belli bir örneğe göre düzeltmek, doğrulamak. Bir aygıtı belli bir iş yapabilecek duruma getirmek. Kandırmak. Düzenlemek. İşleri birbiriyle çatışmayacak veya zamanında bitirecek bir biçimde düzenlemek.
DÜZLETME
Düzeltmek işi.
AYARLI
Ayarlanmış, doğru çalışması sağlanmış, düzeltilmiş (saat, makine vb.). Belirli bir ayarda olan (altın veya gümüş).
BİTEVİYELİK
Tekdüzelik.
DÜZELME
Düzelmek durumu.
DERZ
Duvar taşlarının veya tuğlalarının harçla doldurulup üzerinden mala çekilerek düzeltilen aralığı.
AKIŞKANLAŞTIRMA
Akışkanlaştırmak işi. Akışkanların niteliğini düzeltmek üzere yoğunlaşmış bir akım içinde parçacıkların yüzmesini sağlayan yöntem.
DİYET
İslam hukukuna göre, öldürme ve yaralamalarda suçlunun ödemek zorunda olduğu para veya mal, kan pahası, kan parası, kefaret. Sağlığı korumak veya düzeltmek amacıyla uygulanan beslenme düzeni, perhiz, rejim.
DÜZELTİM
Düzeltme işi.
DOĞRULTMAK
Doğrulmasını sağlamak, doğru duruma getirmek. Yön bulmak. Düzeltmek. Para sağlamak, kazanmak. Yöneltmek.
DÜZELTİ
Düzeltme işi, tashih. Basılmakta olan bir eserin provaları üzerinde özel düzeltme işaretleriyle yanlışları gösterme, tashih.
BALAST
Demir yollarında traverslerin altına, şoselerde düzeltilmiş toprak üzerine döşenen taş kırıkları. Safra.
ÇUBUKLAMAK
Halı, kilim vb. örtülerin tozunu temizlemek veya şilte, pamuk gibi şeyleri kabartıp düzeltmek için üzerlerine değnekle vurmak.