Kelimeler arşivi içinde; sonunda "dot" olan, toplam 12 adet kelime bulunmaktadır. Sonu dot ile biten kelimeler listesinden; Türkçe hakkında yapacağınız ders ve araştırma çalışmalarında ya da Scrabble, Kelimelik vb. gibi kelime bulma oyunlarında kelime türetmek için faydalanabilirsiniz.
Bunun yanı sıra, başında dot olan kelimeler listesine ulaşmak veya içinde dot olan kelimeler listesini incelemek isteyebilirsiniz. Ayrıca, burada verilen kelimelerin tanımları için aşağıda bulunan "harfli kelimeler" bağlantılarını kullanabilirsiniz.
AKRASPEDOT
KRASPEDOT
TABİLDOT
ANEKDOT, ANTİDOT, PERİDOT, KİYODOT, LEPİDOT
ANIDOT, EPİDOT
İSDOT
DOT
DOT
Baykuş. Bir parça. Dört.
KİYODOT
Yarasalar (Chiroptera) takımının, kanat ayaklıgiller (Pteropodidae) familyasından, 10 cm kadar uzunlukta, 30 cm kadar kanat açıklığı olan, Hindistan'dan Avustralya'ya kadar yayılmış bir tür. (Macroglossus minimus), Yarasalar (Chiroptera) takımının kanatayakligiller (Pteropodidae) familyasından bir memeli türü. Uzunluğu 10, kanat açıklığı 30 cm. Hindistandan Avustralyaya kadar yayılmıştır.
ANIDOT
Ekin demetlerini arabaya koymaya ve harmanı aktarmaya yarıyan, üç, dört, beş, yedi çatallı olabilen, uzun saplı aygıt, dirgen, yaba.
LEPİDOT
Küçük pullarla kaplı.
EPİDOT
Kayaç yapıcı mineral. (Ca2 (Al, F, Mn3) (OH/SiO4); metalimsi olmayan parıltı, yeşil, kahverengi, sarı, seyrek olarak kırmızı ve kara; çizgi ak, gri; sertlik 6-7; yoğunluk 3.3-3.5; monoklinal.).
ANTİDOT
Panzehir.
PERİDOT
Olivin.
TABİLDOT
Seçmesiz yemek, alakart karşıtı. Birçok kişinin erzak sağlayıp kendilerine yemek pişirtmek için kurdukları ortaklık.
ANEKDOT
Hikâyecik.
KRASPEDOT
Sestodlarda, öndeki halkanın arka kısmının kendisini takip eden halkanın ön kısmı seviyesini aştığı durum.
AKRASPEDOT
Sestodlarda halkaların arka kısmının, kendisini takip eden halkanın ön kısmını aşmaması.
İSDOT
Biber.
Bu bölümde tanımı içerisinde DOT geçen kelimeler listesi verilmiştir.
PANZEHİR
Zehrin etkisini ortadan kaldırabilme özelliği olan madde, antidot.
ASETİLSİSTEİN
Yapısında bulunan sülfidril gruplarının etkisiyle balgamın içindeki mukoproteinin disülfit (S-S) bağlarıyla tepkimeye girip mukusun kıvamını azaltarak dışarı atılmasını kolaylaştıran ilaç. Asetaminofenin antidotu olarak kullanılan ilaç.
ENDOKARDİYUM
Yüreğin iç boşluklarını astarlayan zar. Endokard. Kalpte en içte yer alan, endotel ve subendotelden oluşan katman. Subendotel içerisinde kalbin uyarı sistemine ait Purkinje telleri bulunur.
GONADOTROPİN
Hipofizin ön lobundan salgılanan gonadların faaliyetini uyaran çeşitli hormonlar. Gonadotrop hormon.
ENDOTELİN
Damar endotelinden ve endotel hücre kültürlerinden salıverilen damar daraltıcı madde.
ECG
Gebe kısrak serum gonadotropini.
CANDİDA
Gıda endüstrisinde Candida utulis, Candida lipolytica, Candida mycoderma ve Candida pseudotropicalis (Candida kefyr, Torula kefyr) gibi türleri önem arz eden, yuvarlak veya oval hücreli maya cinsi.
EKSTÜBASYON
Anesteziden uyanma döneminde endotrakel tüpün çıkarılma işlemi.
ISIALAN
Oluşumu sırasında ısı alan (birleşme, tepkime), endotermik.
DESCEMENTZARI
Gözde korneanın endotel tabakası altında yer alan arka sınır laminasının zarı.
ANJİYOKERATOM
Subepiteliyal dermis, membrana nikitans ve konjunktivanın lamina proprisındaki damar endotellerinden köken alan, genellikle köpeklerde görülen iyicil tümör.
ENDOTEL
Yürek, kan, lenf damarları ve vücuttaki diğer içi sıvı dolu boşlukları astarlayan, pinositozla taşıma yapan tek tabakalı yassı epitel, endotelyum. Kalp ve damarların iç yüzeyini çevreleyen tek katlı yassı epitel, endotelyum.
ADEZYON
Farklı molekülleri birarada tutan çekim veya kuvvet. Normalde birbirinden ayrı iki organ veya zarın iltihap gibi nedenlerle birbirine yapışması. Moleküller arasında birbirilerine tutunmalarını sağlayan çekim kuvveti. Birbirinden ayrı iki organ veya zarın yangı ve benzeri nedenlerle yapışması. Yangı sürecinde nötrofil lökositlerin, venül ve kılcal damar endoteline yapışması. Birleşme, yapışma, tutunma.
ALAKART
Seçmeli yemek, tabildot karşıtı.
ENDOTOKSİKOZİS
Endotoksinlerin kana karışması sonucu gelişen zehirlenme hâli.
ARTERYOL
Yarım milimetre kadar ince ve lümeni dar, endotelyumla kaplı, duvarlarında 1-5 sıralı kas örtüsü bulunan, ince dış örtüsü olan, atardamarların dokular arasında uzanan, en ince dalları. Küçük atardamarlar.
DEFERROKSAMİN
Streptococcus pilosus' dan demirli şelat hâlinde elde edilen, sonradan demiri uzaklaştırılarak demirle zehirlenmelerde demirin sindirim kanalında çöktürülmesi ve emiliminin engellenmesi amacıyla sistemik antidot olarak kullanılan madde.
ANJİYOSARKOM
Damar endotel hücresinden köken alan, hemanjiyosarkom, lenfanjiyosarkom ve hemanjiyoperistom gibi kötücül damar tümörlerinin genel adı.
FİBROPLAZİ
Bağ dokusunda anormal artış meydana gelmesi. Endotel hücreli kan damarları, ödem ve yangı hücrelerinin eşlik ettiği fibröz bağ doku artışı.
OLİVİN
Sarımsı yeşil renkli, cam parıltılı, magnezyum ve demirli silikat, peridot.