Kelimeler arşivi içinde; sonunda "denli" olan, toplam 7 adet kelime bulunmaktadır. Sonu denli ile biten kelimeler listesinden; Türkçe hakkında yapacağınız ders ve araştırma çalışmalarında ya da Scrabble, Kelimelik vb. gibi kelime bulma oyunlarında kelime türetmek için faydalanabilirsiniz.
Bunun yanı sıra, başında denli olan kelimeler listesine ulaşmak veya içinde denli olan kelimeler listesini incelemek isteyebilirsiniz. Ayrıca, burada verilen kelimelerin tanımları için aşağıda bulunan "harfli kelimeler" bağlantılarını kullanabilirsiniz.
KUZUGÜDENLİ
HEYDENLİ
LADENLİ, NEDENLİ, GÖDENLİ, MADENLİ
DENLİ
DENLİ
"Kadar" anlamında üstünlük derecesini belirten bir söz. Ağırbaşlı, sözleri ve davranışları ölçülü olan (kimse).
GÖDENLİ
Çok yiyen, obur. Geniş karınlı: İneğimiz çok gödenliydi.
LADENLİ
Laden sürülmüş olan.
NEDENLİ
Nedeni olan, sebepli.
MADENLİ
Adana kenti, Aladağ belediyesi, merkez nahiyesine bağlı bir yer. Çankırı ilinde, Kurşunlu ilçesi, merkez nahiyesine bağlı bir yerleşim yeri. Hatay şehrinde, Uluçınar nahiyesine bağlı bir yerleşim bölgesi. Isparta şehri, Gelendost belediyesi, merkez bucağına bağlı bir yer. Konya kenti, Seydişehir ilçesinde, merkez nahiyesine bağlı bir yerleşim yeri. Rize kenti, Çayeli ilçesinde, merkez bucağına bağlı bir yerleşim birimi. Sivas kenti, Gedikbaşı nahiyesine bağlı bir bölge. Tokat şehrinde, Doğanyurt bucağına bağlı bir yerleşim bölgesi.
KUZUGÜDENLİ
Kırıkkale ilinde, Keskin ilçesi, merkez bucağına bağlı bir yerleşim yeri.
HEYDENLİ
İriyarı, şişman kişi. Üstübaşı düzensiz, dağınık kişi.
Bu bölümde tanımı içerisinde DENLİ geçen kelimeler listesi verilmiştir.
ŞUNCA
Epey, çok. (şu'nca) Şu kadar, şu denli.
SPONTANEİZM
Kendiliğindenlik.
DENLİLİK
Denli olma durumu.
İNNELİK
Uzun karınlı ve ince kanatlı bir çeşit sinek. Turnagagası da denilen bir çeşit ot. İğnedenlik. Çatal iğne.
KIZLIK
Cinsel ilişkide bulunmamış bayanın durumu, erdenlik, bakirlik, bekâret, bikir. Bir kadının evlenmeden önceki yaşantısıyla ilgili, o döneme özgü. Üvey kız.
KADAR
Ölçüsünde, derecesinde. Miktarda, derecede. Gibi. Denli. Büyüklüğünde, genişliğinde. Süre belirten bir söz. Bir sayıdan sonra geldiğinde kesinlikle belli olmayan bir niceliği belirten söz. Dek.
ONCA
O kadar, o denli. (o'nca) Ona göre, onun düşüncesine göre.
HERVANİYE
Geniş kollu, geniş bedenli bir çeşit cübbe.
KOLAYLAŞTIRMA
Kolaylaştırmak işi. Üstün tutma, benimseyerek koruma, kişiye yapılacak işlemde kolaylık gösterme. Küme çözümleme yordamlarında gözlemcinin özgür tartışmalar, kendiliğindenli ilişkilerin örtük anlamlarını açığa çıkarma ve sorunları ya da ilişki düğümlenmelerini, çözümleme de üstlendiği yardım ve ayrıştırma işi.
AŞIRIOYMA
Buzulların yerkabuğunu kimi kesimlerde taban düzeyinin altına inecek denli kazıp oyması.
ÖYLE
Onun gibi olan, ona benzer. O yolda, o biçimde, o tarzda. İçinde "ne, nasıl" vb. sorular bulunan cümlelerin sonuna geldiğinde o cümlede anlatılan şeyin hoş karşılanmadığını veya ona şaşıldığını anlatan bir söz. (ö'yle) O denli, o kadar, o derece.
DERECE
Bir süreç içindeki durumlardan her biri, basamak, aşama, rütbe, mertebe. Bir çemberin üç yüz altmışta birine eşit olan açı birimi. Başarı gösterme. Bir çözeltinin yoğunluğunu ölçmede kullanılan birim. Ölçü aletlerinin ölçeğinde belirtilmiş bulunan başlıca bölümlerden her biri. Denli, kadar. Sıcaklıkölçer.
BUNCA
Epey, çok. (bu'nca) Bu kadar, bu denli.
HERVANİ
Geniş kollu, geniş bedenli bir çeşit cübbe.
AŞIRINÜFUSLANMA
Bir bölge ya da ülkenin, doğal kaynaklarını ve bu kaynakları işleyip değerlendirme olanaklarını aşacak denli kalabalıklaşması.
KIBAL
Yüz. Yaradılış, huy. O derece, o denli : Dağa yukarı doğru o kıbal çıktı ki. Değişik ve özel biçim, yol. Biçim (giyim kuşam, görünüş için). Benzer: Şu adamın kıbalı. Durum, tarz, yol.
Kİ
Anlam bakımından birbirleriyle ilgili cümleleri birbirine bağlayan bir söz. "Öyle, o kadar, o denli" vb.nden sonra, kullanıldığı cümleye güç katan bir söz. Özneyi, tümleci güçlendirerek cümlenin temel bölümüne bağlayan bir söz. Yakınma, kınama vb. duygular anlatmak için bir cümlenin sonuna getirilen bir söz. İkinci cümledeki yargının birincideki hareketin yapılışı sırasında görülerek şaşıldığını bildiren bir söz. Bir soru cümlesinin sonuna getirildiğinde şüphe veya endişe anlatan bir söz. Bazı kelimelerin sonuna bir ek gibi eklenerek birtakım zarflar, yeni edatlar oluşturan bir söz: Belki, çünkü, hâlbuki, mademki, sanki gibi. İki cümlede anlatılan durumların uyuşmazlığını bildiren bir söz.
İĞNELİK
Üzerine iğne saplanan küçük yastık, iğnedenlik, iğne yastığı.
ALGILANAMAZ
Var olan koşullar altında duyu örgenleri ile ayırt edilemeyecek denli belirsiz olan.
BAKİRELİK
Bakire olma durumu, erdenlik.