Kelimeler arşivi içinde; sonunda "cur" olan, toplam 35 adet kelime bulunmaktadır. Sonu cur ile biten kelimeler listesinden; Türkçe hakkında yapacağınız ders ve araştırma çalışmalarında ya da Scrabble, Kelimelik vb. gibi kelime bulma oyunlarında kelime türetmek için faydalanabilirsiniz.
Bunun yanı sıra, başında cur olan kelimeler listesine ulaşmak veya içinde cur olan kelimeler listesini incelemek isteyebilirsiniz. Ayrıca, burada verilen kelimelerin tanımları için aşağıda bulunan "harfli kelimeler" bağlantılarını kullanabilirsiniz.
YAĞMACUR
GUNCUR, PANCUR, MUNCUR, MESCUR, MEHCUR, MAVCUR, KULCUR, KAPCUR, HANCUR, GULCUR, CURCUR, CUNCUR, KANCUR, MAHCUR, ABACUR, CANCUR, CARCUR
GUCUR, UMCUR, UHCUR, ECCUR, OHCUR, OĞCUR, MUCUR, MOCUR, ANCUR, AVCUR, MACUR, BOCUR, KUCUR, KOCUR, CACUR
CUR
Arıların baş oğuldan sonra verdikleri oğul. Oyunda sayıların boşa gitmesi hali. Arının son oğulu.
HANCUR
Yanmış paçavra ve külü.
GUNCUR
İnatçı adam.
MAHCUR
Kısıtlı.
KANCUR
İzmarit balığının küçüğü.
PANCUR
(Mimarlık) Pencerelerden içeri yaz güneşinin ve kuvvetli rüzgarların girmesine engel olmak için, aynaları açılır kapanır yatay tahtalardan yapılmış pencere kanadı, pencere kepengi.
MUNCUR
Karıştırıcı, arabozucu. Dudak. Kadının dişilik organı. Burun. Hayvanlarda burun delikleri ve ağız bölümü.
KAPCUR
Hayvan vergisi.
MAVCUR
Göçmen.
KULCUR
Erkeklik bezi, haya.
MEHCUR
Bırakılmış, unutulmuş. Uzaklaşmış, ayrılmış.
CURCUR
Devamlı ve kuvvetli akma (fak.). Çiş anlamında kullanılır: Gel çocuğum curcur yapalım.
CUNCUR
Lahanaya dadanan yeşil, küçük böcek.
YAĞMACUR
Bir nevi tatlı.
GULCUR
Fıtık, fıtık hastalığı olan kişi.
MESCUR
Taşkın su, deniz. Alevli ateş.
Bu bölümde tanımı içerisinde CUR geçen kelimeler listesi verilmiştir.
CURACI
Cura yapan veya çalan kimse.
KABAK
Kabakgillerden, sürüngen gövdeli, sarı çiçekli, birçok türü olan bir bitki (Cucurbita). Bu bitkinin türlerine göre yemeği ve tatlısı yapılmış olan ürünü. Kabak kemane. Dişleri aşınarak yüzeyi düzleşmiş olan (taşıt lastiği). Ham, tatsız (kavun, karpuz). Bilgisiz, görgüsüz, kaba. Kısa boynuzlu hayvan. Tüysüz, dazlak. Esrarkeşlerin kullandığı bir tür nargile.
KÜRKAS
Sütleğengillerden, meyve çekirdekleri zehirli bir bitki, Hint fıstığı (Jatropha curcas).
AKİHİLOA
Ötücü kuşlar (Passeriformes) takımının, elbise kuşugiller (Drepanididae) familyasından, 17.5 cm kadar uzunlukta, sırtı zeytin yeşili, karnı sarı, kanatları kahverengi olan bir kuş türü. (Hemignetus obscurus), Ötücü-kuşlar (Passeriformes) takımının elbise-kuşugiller (Drepanididae) familyasından bir kuş türü. Uzunluğu 17.5 cm. Sırtı zeytin yeşili, karnı sarı, kanatları kahverengidir, Sandviç adalarında yaşar.
MICIR
Yol yapımında kullanılan taş kırıntısı, mucur. Bir şeyin işe yaramayan bölümü. Kömür kırıntısı, mucur.
TAMBURA
Türk halk müziğinde kullanılan, cura, bulgari, çöğür, bağlama gibi telli ve çalgıçla çalınan çalgıların genel adı.
ACIR
Buruşuk kabuklu, üzeri ince çizgili, boz renkli bir çeşit uzun hıyar. Dolması yapılan, üzeri tüylü bir çeşit küçük hıyar. Süs için yetiştirilen bir çeşit küçük kelek. Acur.
IRGAT
Tarım işçisi, rençper. Yapı işçisi. Gemilerde ve yapılarda yatay kollarla ve birkaç kişi tarafından çevrilen bocurgat.
KIZILKUYRUK
Karatavukgillerden, kışın göçen, küçük, güzel bir kuş (Phoenicurus).
KISITLI
Kısıtlanmış, kısıt altına alınmış, mahcur. Sınırlı.
ZERDEÇAL
Zencefilgillerden, kök saplarından safranı andıran boyalı bir madde çıkarılan, yaprakları sivri uçlu, çiçekleri sarı renkte, çok yıllık bir bitki, Hint safranı (Curcuma longa).
AKSAKLI
Eskişehir ilinde, Seyitgazi belediyesi, merkez bucağına bağlı bir yer. Kırşehir şehrinde, Mucur ilçesinde, merkez bucağına bağlı bir yerleşim bölgesi. Konya şehrinde, Obruk bucağına bağlı bir yerleşim birimi. Trabzon ili, Beşikdüzü ilçesi, merkez nahiyesine bağlı bir yerleşim bölgesi.
DIMBIRDATMAK
Saz, cura, tambur vb. çalgılar çalmak.
SAZ
Genellikle su kıyılarında, bataklık yerlerde yetişen ince, açık sarı renkli kamış, hasır otu, kiliz, kofa. Bu kamıştan yapılmış. Çalgılı eğlence yeri. Her tür müzik aracı, çalgı. Türk halk müziğinde bağlama, cura, tar vb. mızraplı çalgıların genel adı. Birden çok çalgının bulunduğu takım. Türk halk müziğinde kullanılan, gövdesi ağaçtan oyularak yapılmış, telli, uzun saplı çalgı, bağlama.
RADYUM
Atom numarası 88, atom ağırlığı 226,05 olan, 700 °C'de eriyen, 1898 yılında Pierre Curie ve eşi tarafından bulunan, soğukta suyu ayrıştıran, ışın etkinliği çok bir element (simgesi Ra).
FESTİVAL
Dönemi, yapıldığı çevre, katılanların sayısı veya niteliği programla belirtilen ve özel önemi olan sanat gösterisi. Düzensiz toplantı, curcuna. Belli bir sanat dalında oyun ve filmlerin sunulması ve gösterilmesi sonunda ödül, derece verilmesi biçiminde düzenlenen ulusal veya uluslararası gösteri dizisi, şenlik. Bir bölgenin en ünlü ürünü için yapılmış olan gösteri, şenlik.
FİTNECİ
Fitne çıkaran, karıştırıcı, ara bozucu, fitne fücur, fitne kumkuması.
FERMUAR
Giysi, çanta vb. yerlerde kullanılan, karşılıklı dişler ve bunların üzerinde yürüyen kapatıcıdan oluşan düzenek, cırcır, carcur.
ALTINYAZI
Edirne kenti, Hamidiye nahiyesine bağlı bir yerleşim birimi. Kırşehir ilinde, Mucur ilçesinde, merkez bucağına bağlı bir yer.
FASIL
Bölüm, kısım, devre. Osmanlı ve Arap tiyatrosunda oyunun perde bölümü. Dönem, devre. Belli bir sürede yapılmış olan iş, karşılaşılan durum veya olay. Bütçede ayrı ayrı gösterilen bölümler. Orta oyununa başlamadan önce saz takımının çaldığı köçek havası ve curcuna. Peşrev, nakış, şarkı, saz semaisi vb. parçaların belli bir sıraya göre çalınıp söylenmesi.