Sonu CUL ile biten kelimeler

Kelimeler arşivi içinde; sonunda "cul" olan, toplam 17 adet kelime bulunmaktadır. Sonu cul ile biten kelimeler listesinden; Türkçe hakkında yapacağınız ders ve araştırma çalışmalarında ya da Scrabble, Kelimelik vb. gibi kelime bulma oyunlarında kelime türetmek için faydalanabilirsiniz.

Bunun yanı sıra, başında cul olan kelimeler listesine ulaşmak veya içinde cul olan kelimeler listesini incelemek isteyebilirsiniz. Ayrıca, burada verilen kelimelerin tanımları için aşağıda bulunan "harfli kelimeler" bağlantılarını kullanabilirsiniz.

 
 

8 harfli kelimeler

SORUNCUL, SOKUMCUL, YOSUNCUL, ÇOĞULCUL

7 harfli kelimeler

ODUNCUL, OLUMCUL, KURTCUL

6 harfli kelimeler

KUMCUL, CULCUL, TUZCUL, SONCUL

5 harfli kelimeler

CUCUL, ÇUCUL, HUCUL, SUCUL

4 harfli kelimeler

ACUL

3 harfli kelimeler

CUL

Bazı kelimelerin anlamları

CUL

Kıldan örülmüş çul, örtü. Eski kilim. Mısır destelerinden oluşan küçük öbek.

ODUNCUL

Odunla beslenen böcek.

CULCUL

Hindi. Çiş anlamında kullanılır. Kuş yemi.

ÇOĞULCUL

Hep çoğul şekliyle kullanılan kelimelere denir. Erenler, Fran. moeurs gibi.

HUCUL

Ufak taş.

SORUNCUL

Sorun yaratan ya da anlaşmazlıklara yol açan.

ÇUCUL

Kümes hayvanlarının yavrusu, civciv.

SUCUL

Suyu seven, suya düşkün. Suyu çeken, hidrofil, hidrofilik.

OLUMCUL

Olacak şey.

CUCUL

Erkeğin cinsiyet organı. Bir çeşit küçük darı. Kümes hayvanlarının yavrusu, civciv. Küçük çocukların erkeklik organı.

TUZCUL

Tuzlu toprakları seven (bitki).

KURTCUL

Kurtboğan, atılgan köpek.

SONCUL

Son bulma özelliği olan.

KUMCUL

Kumlu toprakta yetişen, kumlu toprağı seven (bitki).

SOKUMCUL

Obur.

YOSUNCUL

Yosunla beslenen veya yosunların içinde yaşayan.

  -   -   -  

Anlamında CUL bulunan kelimeler

Bu bölümde tanımı içerisinde CUL geçen kelimeler listesi verilmiştir.

BARAJ

Suyu toplama, sulama ve elektrik üretme amacıyla akarsu üzerine yapılmış olan bent. Herhangi bir alanda başarıyı tespit etmek için gerekli olan şart. Futbol veya hentbolda serbest atışı yapacak oyuncunun önünde karşı takım oyuncularının yan yana dizilip oluşturdukları set.

AĞITÇILIK

Ağıtçının yaptığı iş, ağlayıcılık, saguculuk, mersiyehanlık.

ANLATIMCILIK

Dışa vurumculuk.

AKTAVŞAN

Bir cins iri çöl sıçanı (Jaculus).

ANOFEL

Sıtma mikrobunu aşılayan bir tür sivrisinek (Anopheles maculipennis).

AYIKULAĞI

Bir tür çuha çiçeği (Primula auricula).

AĞIRLIK

Ağır olma durumu. Ağırbaşlılık. Terazilerde tartma işi yapılırken bir kefeye konulan nesne. Değerlendirmelerde herhangi bir konu veya evreye, olağanın üzerinde ve belli oranda tanınan değer. Yer çekiminin, bir cismin molekülleri üzerindeki etkisinin oluşturduğu bileşke, gravite. Uykudayken gelen ve insana boğulur gibi bir duygu veren durum. Uyuşukluk ve gevşeklik durumu. Sıkıcı, bunaltıcı, iç karartıcı durum. Orduda bir birliğin cephane, yiyecek ve eşya yükleri. Sorumluluk. Sıkıntı. Takı. Değerli olma durumu. Yük, külfet. Dikkati ve önemi bir şey üzerinde yoğunlaştırmak. Güreş, boks, halter, judo vb. spor dallarında, sporcuların kilolarına göre girdikleri kategori. Etki, baskı, güçlük. Çeyizini düzmek için damadın geline verdiği para, kalın.

ARİSTOTELESÇİLİK

Yunan filozoflarından derslerini öğrencileriyle birlikte gezinerek veren Aristoteles'in felsefesi, gezimcilik, Aristoculuk, peripatetizm. Bu felsefeyi benimsemiş olma durumu.

AVARYA

Bir deniz yolculuğunda geminin veya yükünün gördüğü zarar. Çeşitli sebeplerle dayanıklılığını ve esnekliğini kaybetmiş yapağı ve yün.

BAMYA

Ebegümecigillerden, sıcak ve ılıman yerlerde yetişen bir bitki (Hibiscus esculentus). Bu bitkinin hem taze hem kurutularak yenilen ürünü.

AĞARTMAK

Ak duruma getirmek, beyazlatmak. Kuyumculukta gümüşü temizlemek.

ALTINTOP

Greyfurt. İki çeneklilerden, uzun dikenli ve kürecikler hâlinde çiçekleri olan bir tür kaktüs (Trollius ranunculoides).

ARABOZANLIK

Arabozanın işi, ara bozuculuk, ordubozanlık, fesatlık, fesatçılık, fitçilik, nifakçılık, münafıklık, müzevirlik, müfsitlik.

AFYON

Olgunlaşmamış haşhaş kapsüllerine yapılmış olan çiziklerden sızan, güçlü bir zehir olmakla birlikte içinde morfin, kodein vb. uyuşturucular bulunan madde.

ABDÜLLEZİZ

Akdeniz bölgesinde ve Afrika'da yetişen, çok yıllık, yumrulu ve otsu bir bitki (Cyperus esculentus). Bu bitkinin yemiş olarak yenilen, tatlı ve yağlı ürünü.

ACELECİ

Tez iş gören, çabuk davranan, canı tez, farfara, fırtına gibi, içi tez, ivecen, iveğen, kıvrak, sabırsız, tez canlı, telaşlı, acul.

ARA

İki şeyi birbirinden ayıran uzaklık, aralık, boşluk, mesafe. İki olguyu, iki olayı birbirinden ayıran zaman, fasıla. Kişilerin veya toplulukların birbirine karşı olan durumu veya ilgisi. Toplu jimnastik dizilmelerinde, sıradakilerin birbirlerinden yanlamasına olan uzaklıkları. Spor karşılaşmalarında oyuncuların dinlenmek ve taktik almak için kullandıkları süre. İç. Bir oyunda, bir filmde izleme sırasında dinlenmek üzere verilen kısa süre, antrakt.

BALDIRAN

Maydanozgillerden, nemli yerlerde yetişen zehirli bitkilerin ortak adı, ağı otu, baldırgan (Conium maculatum). Bu bitkiden çıkarılan zehir, baldırgan.

AVLAMA

Avlamak işi. Voleybolda karşı oyuncuların boş bıraktığı ve yetişemeyeceği yere topu yavaşça indirip sayı kazanma.

BACAKLIK

Özellikle hokey oyuncularının dizlerine taktıkları deriden yapılmış koruyucu.