Kelimeler arşivi içinde; başında "cad" olan, toplam 23 adet kelime bulunmaktadır. cad ile başlayan kelimeler listesini Scrabble, Kelimelik vb. gibi kelime bulma oyunları için veya Türkçe hakkında yapacağınız ders, araştırma veya ödev çalışmalarınızda kullanabilirsiniz.
Ayrıca sonu cad ile biten kelimeler listesine ulaşmak veyahut içinde cad olan kelimeler listesini incelemek isteyebilirsiniz. Bunlara ek olarak, kelimelerin anlamları için aşağıda bulunan "harfli kelimeler" bağlantılarından da faydalanabilirsiniz.
CADISÜPÜRGESİ, CADALOZLAŞMAK
CADALOZLAŞMA
CADALOZLUK, CADILAŞMAK
CADIBİTİK, CADILAŞMA
CADALOS, CADALOZ, CADAMAN, CADILOZ, CADILIK
CADARA
CADAL, CADAK, CADDE, CADIR, CADAH
CADİ, CADI, CADE, CADA
CAD
CAD
Darı ekmeği.
CADILIK
Cadıya yakışır davranış, huysuzluk.
CADILOZ
Ağız kalabalığıyla bir şeyi elde eden, şirret.
CADALOS
Cömert, yiğit, becerikli. Ağız kalabalığıyla bir şeyi elde eden, şirret.
CADIBİTİK
Düşmanlık muskası.
CADARA
Paçavra, eski bez parçası.
CADALOZLAŞMAK
Cadaloz gibi davranmak.
CADAK
Yol.
CADILAŞMAK
Kadın huysuzlaşmak. Bitki, bakımsızlıktan yabanileşmek.
CADILAŞMA
Cadılaşmak işi.
CADALOZ
Çok konuşan, huysuz ve şirret (kadın). Çirkin, yaşlı (kadın).
CADALOZLAŞMA
Cadalozlaşmak işi.
CADAMAN
İki taraflı kapanan yelek.
CADALOZLUK
Cadaloz olma durumu.
CADAL
Züğürt.
CADISÜPÜRGESİ
Emeçleri özellikle dal uçlarındaki kabuk altında sıkı bir ağ örerek çekirdekli yemiş ağaçlarının çiçeklenmesine, dolayısıyla meyve verimine engel olan asklı mantar (Taphrina cerasi). Bu mantarın yol açtığı bitki hastalığı.
Bu bölümde tanımı içerisinde CAD geçen kelimeler listesi verilmiştir.
BOĞUŞMAK
Birbirinin boğazına sarılmak, dövüşmek. Çabalamak, altından kalkmaya çalışmak, uğraşmak. Mücadele etmek.
MASAL
Genellikle halkın yarattığı, hayale dayanan, sözlü gelenekte yaşayan, çoğunlukla insanlar, hayvanlar ile cadı, cin, dev, peri vb. varlıkların başından geçen olağanüstü olayları anlatan edebî tür. Boşuna söylenmiş söz.
MÜCADELECİ
Mücadele etmeyi seven, savaşımcı.
NAMAZLIK
Seccade. Namazda okunan kısa sureler. Namaz süresi kadar olan.
BAKIMEVİ
Bakıma gereksinimi olan kimselerin bakıldıkları, barındıkları kuruluş. Belirli noktalarda özellikle kar mücadelesinde kullanılan araç ve gereçlerin barındırıldığı bina. Kurum ve kuruluşlarda motorlu araçların onarıldığı ve korunduğu yer veya birim. Kademe.
MİLİTAN
Bir düşüncenin, bir görüşün başarı kazanması için savaşan, mücadele eden kimse. Bir siyasal örgütün etkin üyesi. Mücadelesini zor kullanarak ve yasa dışı yollarla yapan taraftar.
NAMAZLAĞI
Üstünde namaz kılınan seccade.
ASILMAK
Asma işi yapılmak veya asma işine konu olmak. Bir şey isterken karşısındakini tedirgin edecek derecede üstelemek, ısrar etmek, ileri gitmek. Bir yere tutunup sarkmak. Sonuna kadar mücadele etmek. Karşı cinsin ilgisini çekmek için rahatsız edici davranışlarda bulunmak. Hızla eline almak. Tutup çekmek. Boynuna ip geçirip sallandırılarak öldürülmek, idam edilmek.
ALDATMAK
Beklenmedik bir davranışla yanıltmak. Oyalamak, avutmak. Ayartmak, kötü yola sürüklemek, baştan çıkarmak, iğfal etmek. Karşısındakinin dikkatsizliğinden, ilgisizliğinden yararlanarak onun üzerinden kazanç sağlamak. Karı ve kocadan biri eşine sadakatsizlik etmek, ihanet etmek. Yalan söylemek. Bir şeyin görünürdeki durumu, o şeyin niteliği bakımından yanlış bir kanı vermek. Birine verilen sözü tutmamak.
KOMİTACI
Siyasi bir amaca ulaşmak için silahlı mücadele yapan gizli topluluk veya örgüte bağlı kimse.
GÜREŞMEK
İki kişi türlü oyunlarla birbirinin sırtını yere getirmeye çalışmak. Mücadele etmek.
CENDERELEŞMEK
Manevi baskı altında mücadele etmek.
KAVGA
Düşmanca davranış ve sözlerle ortaya çıkan çekişme veya dövüş, münazaa. Herhangi bir amaca erişmek, bir şeyi elde etmek veya bir şeye karşı koyabilmek için harcanan çaba, verilen mücadele. Savaş.
KAVGACI
Kavga etmeyi seven, kavga çıkaran kimse. Bir amaç uğruna çaba harcayan, mücadele veren kimse.
EKONOMİZM
Her şeyin ekonomik sebeplerle belirlendiği ve işçi sınıfı mücadelesinin yalnızca ekonomik bir mücadele olduğunu ileri süren düşünce akımı.
BULVAR
Şehir içinde ağaçlı, geniş cadde.
CENK
Kahramanca mücadele, çarpışma, savaş. Büyük çaba, uğraş, kavga, çekişme.
MİHRACE
Hindistan'da racadan daha büyük hükümdarlara verilen unvan.
MÜCADELECİLİK
Mücadeleci olma durumu.
EHİL
Bir işte yetkili olan, bir işi yapan, erbap. Sahip. Karı kocadan her biri, eş. Topluluk, cemaat.