Kelimeler arşivi içinde; başında "buyu" olan, toplam 28 adet kelime bulunmaktadır. buyu ile başlayan kelimeler listesini Scrabble, Kelimelik vb. gibi kelime bulma oyunları için veya Türkçe hakkında yapacağınız ders, araştırma veya ödev çalışmalarınızda kullanabilirsiniz.
Ayrıca sonu buyu ile biten kelimeler listesine ulaşmak veyahut içinde buyu olan kelimeler listesini incelemek isteyebilirsiniz. Bunlara ek olarak, kelimelerin anlamları için aşağıda bulunan "harfli kelimeler" bağlantılarından da faydalanabilirsiniz.
BUYURGANLAŞMAK
BUYURGANLAŞMA
BUYURABİLMEK
BUYURUCULUK, BUYURGANLIK, BUYURABİLME
BUYURULMAK, BUYURGANCA
BUYURULTU, BUYURANSU, BUYURETTİ
BUYUHMAH, BUYURUCU, BUYURMAK, BUYURGAN, BUYURDUM
BUYUMAK, BUYURMA, BUYUMAH, BUYURTU, BUYURUK, BUYUŞUK
BUYURU, BUYULU
BUYUM, BUYUK, BUYUZ
BUYU
BUYU
Bir kere, bir kez.
BUYURGANLAŞMA
Buyurganlaşmak işi.
BUYURULTU
Belge. Davetiye.
BUYURABİLMEK
Buyurma imkânı veya olasılığı bulunmak.
BUYUHMAH
Donmak, üşümek.
BUYURMAK
Bir şeyin yapılmasını veya yapılmamasını kesin olarak söylemek, emretmek. Söylemek, demek, düşüncesini bildirmek. Etmek, eylemek. Almak. Gelmek, gitmek, geçmek, girmek.
BUYURGANLAŞMAK
Buyurgan duruma gelmek.
BUYURANSU
Diyarbakır ilinde, Ovabağ nahiyesine bağlı bir yerleşim yeri.
BUYURUCULUK
Bir kişinin ya da küçük bir kümenin herhangi bir toplumsal sınıf yararına, devlet erkini kullanarak bütün toplumsal kurumları, toplum üyelerini tam ve gönlünce bir denetim altında bulundurduğu siyasal örgütleniş biçimi.
BUYURETTİ
Ağrı şehri, Doğubayazıt belediyesi, merkez nahiyesine bağlı bir yerleşim yeri.
BUYURGANCA
Buyurgana yakışır bir biçimde.
BUYURUCU
amir. Emir.
BUYURULMAK
Emir almak, emredilmek.
BUYURGANLIK
Buyurgan olma durumu.
BUYURABİLME
Buyurabilmek işi.
BUYURGAN
Sık sık buyruk veren, buyruk verir gibi konuşan. Kesin hüküm bildiren.
Bu bölümde tanımı içerisinde BUYU geçen kelimeler listesi verilmiştir.
EMREYLEMEK
Buyurmak, emretmek.
BARUTÇUBAŞI
Barut yapımı ile uğraşan ve cebeci ocağına bağlı olan barutçuların buyurucusu.
BUYIRMAK
Buyurmak.
YASAKLAMAK
Bir şeyin yapılmamasını buyurmak veya istemek.
ZAHİT
Dinin yasak ettiği şeylerden sakınıp buyurduklarını yerine getiren (kimse).
BUYRULMAK
Buyurma işi yapılmak.
CÜNÜP
Dinin buyurduğu biçimde henüz yıkanmadığı için temiz sayılmayan (kimse), cenabet.
BİNİCİBAŞI
Osmanlılarda binicilikle ilgili etkinliklerin en büyük buyurucusu. Osmanlılarda süvari birlikleri komutanı.
AMİR
Bir işte emir verme yetkisi bulunan kimse, mir. Buyuran, buyurucu. Satıcı veya ihracatçının gönderdiği malların bedelini almak üzere gerekli belgeleri göstererek bankaya başvuran kimse.
BUYRUMCU
Davet eden, karşılayan: Gapıya iki tane buyrumcu ister. Möhtü 'müftü' efendiye buyrumcu gitti mi?. Çağırıcı: Buyurumcu gönderdik.
YASALI
Yasaya uygun veya yasanın buyurduğu, kanuni.
BUYURMA
Buyurmak işi.
BUYRUK
Belirli bir davranışta bulunmaya zorlayıcı söz, buyuru, emir, ferman. Egemenlik.
BUYRUKÇU
Buyuran, emreden kimse.
BOYURMAK
Eski türkçe buyurmak: buyurmak.
ATMACACIBAŞI
Osmanlı sarayında atmaca yetiştiren ve onları av için eğiten atmacacıların buyurucusu.
TAKVA
Allah'tan korkma. Dinin yasak ettiği şeylerden sakınıp buyurduklarını yerine getirme, züht.
EMRETMEK
Buyurmak, emir vermek.
HAYDİSENE
Haydi sözünün buyurma, dilek bildiren pekiştirmeli biçimi, hadisene.
LEBBEYK
"Buyurun efendim, emredin" anlamlarında bir seslenme sözü.