BİÇİ ile başlayan kelimeler

Kelimeler arşivi içinde; başında "biçi" olan, toplam 65 adet kelime bulunmaktadır. biçi ile başlayan kelimeler listesini Scrabble, Kelimelik vb. gibi kelime bulma oyunları için veya Türkçe hakkında yapacağınız ders, araştırma veya ödev çalışmalarınızda kullanabilirsiniz.

Ayrıca sonu biçi ile biten kelimeler listesine ulaşmak veyahut içinde biçi olan kelimeler listesini incelemek isteyebilirsiniz. Bunlara ek olarak, kelimelerin anlamları için aşağıda bulunan "harfli kelimeler" bağlantılarından da faydalanabilirsiniz.

 
 

17 harfli kelimeler

BİÇİMLENDİREBİLME, BİÇİMSİZLEŞTİRMEK, BİÇİMSELLEŞTİRMEK, BİÇİMSİZLEŞEBİLME

16 harfli kelimeler

BİÇİMLENDİRİLMEK, BİÇİMSİZLEŞTİRME, BİÇİMSELLEŞTİRME

15 harfli kelimeler

BİÇİMLENİVERMEK, BİÇİMLENEBİLMEK, BİÇİMLENDİRİLME

14 harfli kelimeler

BİÇİMLENİVERME, BİÇİMSİZLEŞMEK, BİÇİMLENEBİLME, BİÇİMLENDİRMEK

13 harfli kelimeler

BİÇİMSİZLEŞME, BİÇİMLEŞTİRME, BİÇİMLENDİRME, BİÇİMLENDİRİŞ

12 harfli kelimeler

BİÇİMBİLGİSİ, BİÇİNÇİZILKI, BİÇİLEBİLMEK

11 harfli kelimeler

BİÇİMBOZUMU, BİÇİMLENMEK, BİÇİMSİZLİK, BİÇİLEBİLME, BİÇİMLEYİCİ, BİÇİMSELLİK

10 harfli kelimeler

BİÇİMLİLİK, BİÇİMLEŞME, BİÇİMSİZCE, BİÇİVERMEK, BİÇİMLENİŞ, BİÇİMLENİM, BİÇİMLEMEK, BİÇİMDICAK, BİÇİMCİLİK, BİÇİMLENME

9 harfli kelimeler

BİÇİMLEME, BİÇİVERME

8 harfli kelimeler

BİÇİRGEN, BİÇİNLİK, BİÇİKSEL, BİÇİLGEN, BİÇİNMEK, BİÇİLMEK, BİÇİRGAN, BİÇİMSİZ, BİÇİMSEL, BİÇİMDİK, BİÇİMLİK

7 harfli kelimeler

BİÇİNTİ, BİÇİLİŞ, BİÇİNGİ, BİÇİNGI, BİÇİNÇİ, BİÇİLME, BİÇİMCE, BİÇİMCİ, BİÇİMLİ

5 harfli kelimeler

BİÇİK, BİÇİN, BİÇİM, BİÇİŞ, BİÇİT

4 harfli kelimeler

BİÇİ

Bazı kelimelerin anlamları

BİÇİ

Erkek çocuk.

BİÇİMSELLEŞTİRME

Biçimselleştirmek işi.

BİÇİMSİZLEŞEBİLME

Biçimsizleşebilmek işi.

BİÇİMLENDİRİLME

Biçimlendirilmek işi, şekillendirilme.

BİÇİMLENEBİLMEK

Biçimlenme imkânı veya olasılığı bulunmak.

BİÇİMLENEBİLME

Biçimlenebilmek işi.

BİÇİMSELLEŞTİRMEK

Biçimsel duruma getirmek. Bir kuramı biçimsel bir kurama dönüştürmek.

BİÇİMSİZLEŞTİRME

Biçimsizleştirmek işi.

BİÇİMSİZLEŞME

Biçimsizleşmek işi.

BİÇİMLENİVERME

Biçimlenivermek işi.

BİÇİMLENDİREBİLME

Biçimlendirebilmek işi.

BİÇİMLENDİRMEK

Bir şeye belirli bir biçim vermek, şekillendirmek. Yazı ve simgeleri bilgisayara elverişli duruma getirmek, formatlamak. Bilgisayarda disket vb.ni kullanılabilir duruma getirmek veya disket vb.ni zararlı ögelerden temizlemek, formatlamak.

BİÇİMSİZLEŞTİRMEK

Biçimsiz duruma getirmek, biçimini bozmak.

BİÇİMLENDİRİLMEK

Bir şeye biçim verilmek, şekillendirilmek.

BİÇİMSİZLEŞMEK

Biçimsiz duruma gelmek, biçimi bozulmak.

BİÇİMLENİVERMEK

Çabucak biçimlenmek.

  -   -   -  

Anlamında BİÇİ bulunan kelimeler

Bu bölümde tanımı içerisinde BİÇİ geçen kelimeler listesi verilmiştir.

AĞIZLI

Ağzı herhangi bir biçimde olan.

AFFETTUOSO

Bir parça yumuşak ve duygulu bir biçimde çalınarak.

AĞIRŞAK

Yün veya iplik eğrilen iği ağırlaştırmak için alt ucuna geçirilen yarım küre biçiminde, ortası delik ağaç veya kemik parça. Teker biçiminde yassı nesne, kurs (I).

ABARTISIZ

Olduğu gibi gösterilen, abartmasız, mübalağasız. Abartmadan, abartısız olarak, mübalağasız bir biçimde.

ACIMASIZCA

Acımasız olarak, acımasız bir biçimde, acımasızcasına, zalimce, zalimcesine, zalimane.

AĞIR

Tartıda çok çeken, hafif karşıtı. Değeri çok olan, gösterişli. Dokunaklı, insanın gücüne giden, kırıcı. Yoğun. Sindirimi güç (yiyecek). Çetin, güç. Çapı, boyutu büyük. Yavaş. Ağır sıklet. Keskin, boğucu (koku). Fiziksel sebeplerden dolayı güç işiten (kulak). Kısık, alçak. Yavaş bir biçimde. Ciddi. Ağırbaşlı, ciddi. Sıkıntı veren, bunaltan. Davranışları yavaş olan.

AÇIK

Açılmış, kapalı olmayan, kapalı karşıtı. Örtüsüz, çıplak. Bir gereksinimin karşılanamaması durumu. Görevlisi olmayan, boş (iş, görev), münhal. Çalışır durumda olan. Gizliliği olmayan, olduğu gibi görünen. Sevişme sahnelerini bütün çıplaklığıyla anlatan (kitap, resim, film vb.). Boş. Belirgin bir biçimde. Rengi koyu olmayan, koyu karşıtı. Belli bir yerin biraz uzağı. Engelsiz, serbest. Aralığı çok. Kolay anlaşılır, vazıh. Denizin kıyıdan uzakça olan yeri. Her türlü düşünceyi hoşgörüyle karşılayabilen, etkisinde kalabilen.

AGİTATO

Canlı ve coşkulu bir biçimde (çalınmak).

AĞIRCA

Oldukça ağır. Kötüleşmiş (hasta). (ağı'rca) Oldukça ağır bir biçimde.

ABES

Gereksiz, yersiz, boş. Akla ve gerçeğe aykırı. Gereksiz bir biçimde.

AĞIRCANLILIK

Hareketlerin yavaş olması, tembelce davranış biçimi.

AĞIZ

Yüzde, avurtlarla iki çene arasında bulunan, ses çıkarmaya, soluk alıp vermeye yarayan ve besinlerin sindirilmeye başlandığı organ. Bu boşluğun dudakları çevreleyen bölümü. Birkaç yolun birbirine kavuştuğu yer, kavşak. Koy, körfez, liman vb. yerlerin açık tarafı. Aynı dil içinde ses, şekil, söz dizimi ve anlamca farklılıklar gösterebilen, belli yerleşim bölgelerine veya sınıflara özgü olan konuşma dili. Uç, kenar. Kapların veya içi boş şeylerin açık tarafı. Bir bölge ezgilerinde görülen özelliklerin tümü. Çıkış yeri. Kesici aletlerin keskin tarafı. Bir akarsuyun denize veya göle döküldüğü yer, munsap. Yeni doğurmuş memelilerin ilk sütü. Üslup, ifade biçimi.

ADACYO

Yavaş, ağır bir biçimde çalınan beste.

AÇILIM

Açılma işi. Herhangi bir konuyla veya sorunla ilgili olarak düşünce ve uygulamalarda yeni koşulların gerektirdiği değişiklikleri veya yenilikleri yapma. Yeni bir bakış açısı getirme. Sağ açıklık. Bir kısaltma veya formülün açık biçimi.

ABARTILI

Olduğundan fazla gösterilen, abartmalı, mübalağalı. Abartarak, abartılı olarak, mübalağalı bir biçimde.

İplik, sicim, tel vb. ince şeylerden kafes biçiminde yapılmış örgü. Ulaşım ve iletişim gibi alanlarda ülkenin her yerine yaygınlaştırılmış şebeke. Örümcek vb. hayvanların salgılarıyla oluşturdukları örgü. Çaprazlama örgü ile yapılmış olan ve kale direkleri arkasına gerilen örgü, file. Pantolon veya külotun apış arasına gelen yeri, apışlık. Tuzak. Oyun alanını ortadan ikiye bölen iple yapılmış örgü, file.

ABULLABUT

Kaba saba ve anlayışsız (kimse). Biçimsiz ve kötü giyinen, giyimine özen göstermeyen (kimse).

AÇIKÇA

Gizli bir yönü kalmaksızın, kolay anlaşılır bir biçimde, alenen, aşikâre.

AĞIRŞAKLANMAK

Ergenlik döneminde çıbanda veya memede ağırşak biçiminde bir tümsek oluşmak.

ADAMCA

İnsana yaraşır bir biçimde, adamcasına. İnsan sayısı bakımından.