Kelimeler arşivi içinde; başında "bet" olan, toplam 55 adet kelime bulunmaktadır. bet ile başlayan kelimeler listesini Scrabble, Kelimelik vb. gibi kelime bulma oyunları için veya Türkçe hakkında yapacağınız ders, araştırma veya ödev çalışmalarınızda kullanabilirsiniz.
Ayrıca sonu bet ile biten kelimeler listesine ulaşmak veyahut içinde bet olan kelimeler listesini incelemek isteyebilirsiniz. Bunlara ek olarak, kelimelerin anlamları için aşağıda bulunan "harfli kelimeler" bağlantılarından da faydalanabilirsiniz.
BETİMLEYEBİLMEK, BETİMLENEBİLMEK, BETİMLEYİVERMEK
BETİMLEYEBİLME, BETİMLENEBİLME, BETONLAŞTIRMAK, BETİMLEYİVERME, BETİMLEMECİLİK
BETONLAŞTIRMA
BETİMLENMEK, BETİMLEMELİ, BETİMLEYİCİ, BETİMLEMECİ, BETONLAŞMAK, BETERLEŞMEK, BETOKSİKAİN
BETONLAŞMA, BETONCULUK, BETONKARAR, BETİMLEYİŞ, BETİMLENİŞ, BETİMLEMEK, BETİMLENME, BETELENMEK
BETİMLEME, BETONİYER, BETONARME, BETONLAMA
BETİMSEL, BETATRON, BETLEMEK, BETNESİZ, BETNASIZ
BETÜLAY, BETONCU, BETİSİZ, BETONSU
BETMEZ, BETMAN, BETLEK, BETLAM, BETİRE, BETİLİ
BETRE, BETÜL, BETİN, BETON, BETNİ, BETME, BETİM, BETİK, BETER
BETİ, BETA
BET
BET
Beniz kelimesi ile birlikte, "yüz rengi" anlamında ikileme oluşturan bir söz. Bereket kelimesi ile birlikte "bolluk" anlamında ikileme oluşturan bir söz.
BETİMLEYİCİ
Bir tek nesnenin gerçeklediği px birli açık önermesinden, sözü geçen tek nesneyi gösteren deyimini oluşturan "İX birli değişken bağlayıcısı. Dizimsel türü: a | p.
BETİMLENEBİLME
Betimlenebilmek işi.
BETONLAŞTIRMA
Betonlaştırmak işi.
BETERLEŞMEK
Beter duruma gelmek.
BETİMLEYİVERMEK
Çabucak betimlemek.
BETİMLEMECİLİK
Betimlemeci olma durumu, tasvircilik.
BETİMLENMEK
Betimleme işi yapılmak.
BETİMLEYEBİLME
Betimleyebilmek işi.
BETONLAŞTIRMAK
Betonlaşma işini yaptırmak.
BETİMLENEBİLMEK
Betimlenme imkânı veya olasılığı bulunmak.
BETİMLEMELİ
Tasvirî.
BETONLAŞMAK
Beton durumuna gelmek.
BETİMLEYİVERME
Betimleyivermek işi.
BETİMLEMECİ
Betimlemeye ağırlık veren, tasvirci.
BETİMLEYEBİLMEK
Betimleme imkânı veya olasılığı bulunmak.
Bu bölümde tanımı içerisinde BET geçen kelimeler listesi verilmiştir.
BABA
Çocuğu olan erkek, peder. Kazılarda çıkarılan toprağın miktarını hesaplayabilmek için yer yer bırakılan toprak dikme. Çok kaliteli, üstün nitelikli. Tarikatların bazısında tekke büyüğü. Çocuğun dünyaya gelmesinde etken olan erkek. Koruyucu, babalık duyguları ile dolu kimse. Çatı merteği. Bir ülkeye veya bir topluluğa yararlı olmuş kimse. Gemi veya iskelede halatın takıldığı yuvarlak başlı iri demir, ağaç veya beton dikme. Anlayışlı, iyi huylu erkek. Silah kaçakçılığı, kara para aklama ve uyuşturucu madde ticareti vb. kirli ve gizli işler yapan çetenin başı. Ata. Bir merdivende, tırabzanın sahanlıkla birleştiği yerde bulunan dikey öge. Bu gibi kimselere verilen unvan.
ALIŞVERİŞ
Satın alma ve satma işi, alım satım, iş, muamele, ahzüita, aksata, pazar. İlişki, münasebet.
AZAMETLİ
Ulu, çok büyük. Debdebeli. Çalımlı, kurumlu. Gururlu. Görkemli, heybetli.
AVARYA
Bir deniz yolculuğunda geminin veya yükünün gördüğü zarar. Çeşitli sebeplerle dayanıklılığını ve esnekliğini kaybetmiş yapağı ve yün.
BETONARME
Yapıda gücü, esnekliği artırmak için metal ve çimentodan yararlanma yöntemi, demirli beton. Bu yöntemle yapılmış.
BASMAK
Vücudun ağırlığını verecek bir biçimde ayak tabanını bir yere veya bir şeyin üzerine koymak. Bir şeyi, üzerine kuvvet vererek itmek. Basınç yaparak sıvı ve gazları itmek. Sıkıştırarak yerleştirmek. Kümes hayvanları kuluçkaya yatmak. Bir kimse bir yaşa girmek. Örtmek, bürümek, kaplamak. Bir şey üzerinde kalıp, mühür vb.yle iz yapmak. Uygunsuz vaziyette yakalamak. Baskın yapmak. Bası işi yapmak, tabetmek. Küçük çocuklar ayakta durabilmek. Duman, sis vb. çevreyi kaplamak, çökmek. Bir şeyin etkisinde kalıp eziklik, üzüntü ve ağırlık duymak.
ABECESEL
Alfabetik.
AĞDALAŞMAK
Ağda durumuna gelmek, ağdalanmak. Sohbet tam tadına varılır durum almak, koyulaşmak.
ATKI
Soğuğa karşı omuzlara, başa, sırta veya boyna alınan örtü, bürgü. Büyük yaba. Dokuma tezgâhlarında mekikle enine atılan iplik, argaç. Bazı kadın ayakkabılarında ve çocuk patiklerinde ayağın üstünden geçen, yandan iliklenen ince uzun parça. Kapı ve pencerelerin yapımında üst tarafa konan ağaç, taş veya beton destek, üst eşik.
BETONCULUK
Betoncunun yaptığı iş.
BABALI
Babası olan. Zaman zaman sinir nöbeti geçiren.
BAKLAVA
Çok ince yufkadan yapılarak arasına kaymak, fıstık, ceviz, badem vb. konulup pişirilen ve üzerine şeker şerbeti dökülen bir tatlı türü. Eşkenar dörtgen biçiminde olan nesne.
BETONCU
Yapılarda beton dökme işleriyle uğraşan usta veya işçi.
BESBETER
Çok kötü, beş beter.
AKLIEVVEL
Akıllı geçinen. Densiz, münasebetsiz, sağduyu sahibi olmayan.
BETİM
Betimleme işi, betimleme. Bir şeyi, bir kimseyi, bir olay veya duyguyu betimleyen söz veya yazı, tasvir.
AKSE
Hastalık nöbeti, kriz.
BAYILMAK
Baygın duruma girmek, uyur gibi olmak, kendinden geçmek, kendini kaybetmek. Vermek, ödemek. Sıcak, açlık, susuzluk, yorgunluk vb. etkenlerle dayanma gücünü yitirmek. Çok hoşlanmak, çok sevmek.
ATAK
Düşüncesizce her işe atılan, cüretkâr. Saldırı, saldırış, hücum, hamle, akın. Gol atmak veya sayı kazanmak amacıyla yapılmış olan akın, ofans. Çevik, hareketli. Atılım. Geveze. Aniden başlayan hastalık nöbeti.
AZAMET
Ululuk, büyüklük. Görkem, gösteriş, heybet. Gurur. Çalım, kurum, tekebbür. Debdebe.