BAŞKA ile başlayan kelimeler

Kelimeler arşivi içinde; başında "başka" olan, toplam 23 adet kelime bulunmaktadır. başka ile başlayan kelimeler listesini Scrabble, Kelimelik vb. gibi kelime bulma oyunları için veya Türkçe hakkında yapacağınız ders, araştırma veya ödev çalışmalarınızda kullanabilirsiniz.

Ayrıca sonu başka ile biten kelimeler listesine ulaşmak veyahut içinde başka olan kelimeler listesini incelemek isteyebilirsiniz. Bunlara ek olarak, kelimelerin anlamları için aşağıda bulunan "harfli kelimeler" bağlantılarından da faydalanabilirsiniz.

 
 

14 harfli kelimeler

BAŞKAHRAMANLIK, BAŞKALAŞTIRMAK

12 harfli kelimeler

BAŞKALDIRMAK

11 harfli kelimeler

BAŞKATİPLİK, BAŞKAHRAMAN, BAŞKARAKTER, BAŞKALAŞMAK

10 harfli kelimeler

BAŞKALDIRI, BAŞKATSAYI, BAŞKALAŞMA, BAŞKALAŞIM

9 harfli kelimeler

BAŞKANLIK, BAŞKAFİYE, BAŞKAYNAK

8 harfli kelimeler

BAŞKALIK, BAŞKAVAK, BAŞKATİP

7 harfli kelimeler

BAŞKALE, BAŞKAYA, BAŞKASI, BAŞKACA

6 harfli kelimeler

BAŞKAN

5 harfli kelimeler

BAŞKA

Bazı kelimelerin anlamları

BAŞKA

Bilinenden ayrı, değişik, farklı, özge. Nitelik yönünden alışılmışın dışında bir üstünlüğü olan. "Ayrıca, üstelik, bir yana" anlamlarında -den başka biçiminde kullanılan bir söz.

BAŞKALAŞMA

Başkalaşmak işi. Oğulcuk evresinden ergin olana değin bir hayvanın geçirdiği biçim ve yapı değişimleri, istihale, metamorfoz.

BAŞKATSAYI

Bir polinomda katsayıları 0'dan farklı olan terimler içerisinde derecesi en büyük olan terimin katsayısı.

BAŞKAHRAMAN

Bir eserde başrolü oynayan kişi, başkişi.

BAŞKANLIK

Başkan olma durumu. Başkanın görevi veya makamı, reislik, riyaset.

BAŞKALIK

Alışılana benzememe, değişik olma durumu, değişiklik.

BAŞKALAŞTIRMAK

Başka bir duruma getirmek.

BAŞKARAKTER

Oyunun asıl karakteri, asli tipi.

BAŞKAYNAK

En önemli kaynak, ilk kaynak. Elâzığ kenti, Sivrice belediyesi, merkez bucağına bağlı bir yer.

BAŞKALDIRI

Herhangi bir amaçla kurulu düzene veya devlet güçlerine karşı gelme, başkaldırma, ayaklanma, isyan. Bir düzene veya emre boyun eğmeme, uymama, itaat etmeme.

BAŞKALAŞMAK

Başka bir varlığa, niteliğe dönüşmek, değişmek, farklılık kazanmak. Biçim değiştirmek, istihale etmek. Kötüleşmek, bozulmak.

BAŞKAHRAMANLIK

Başkahraman olma durumu.

BAŞKALAŞIM

Bir kütlenin fiziki ve kimyasal özelliklerinin değişmesi, istihale, metamorfizm.

BAŞKATİPLİK

Başkâtip olma durumu, başyazmanlık. Başkâtibin yaptığı iş, başyazmanlık.

BAŞKAFİYE

Dize başlarında aynı kelime olmamak kaydıyla aynı sesleri veren kelimelerden oluşan uyak.

BAŞKALDIRMAK

Ayaklanmak, isyan etmek. İyice coşmak, kabarmak.

  -   -   -  

Anlamında BAŞKA bulunan kelimeler

Bu bölümde tanımı içerisinde BAŞKA geçen kelimeler listesi verilmiştir.

ACIMA

Acımak durumu. Başka bir kimsenin veya canlının mutsuzluğuna karşı duyulan üzüntü, merhamet.

ABORDA

Bir deniz teknesinin başka bir tekneye, bir iskeleye veya bir rıhtıma yanını vererek yanaşması.

AKMAK

Sıvı maddeler veya çok ince taneli katı maddeler bir yerden başka bir yere doğru gitmek. Kumaş yıpranıp iplikleri erimeye başlamak. Çabucak savuşmak, ortadan kaybolmak. Bir kap veya bir yer, içindeki veya üstündeki sıvıyı sızdırmak. Boya birbirine karışmak. Art arda ve toplu olarak gitmek. Karışmak, katılmak. Sıvı bir madde bir yerden çıkmak. Sıvı maddeler aşağıya yönelmek. Zaman çabuk geçmek. Sürüp gitmek.

AKTARMAK

Bir şeyi bir yerden, bir kaptan başka bir yere veya kaba geçirmek. Toprağı altı üstüne gelecek bir biçimde iyice bellemek. Alıntılamak. Bir kitabı başından sonuna kadar okumak. Bir lehçeyi başka bir lehçeye uyarlamak. Kaynak kişiden derlenen herhangi bir parçayı kitlelere duyurmak ve yaymak. Tür değişikliği yapmak. Bir şeyin yolunu, yönünü değiştirmek. Çatı kiremitlerinin kırık ve bozuk olanlarının yerlerine sağlamlarını koymak. Bir tekniğe göre biçimlendirmek, uyarlamak. Birinin başka biriyle telefonla konuşmasını sağlamak. Üretilmiş olan bir enerjiyi, başka organlara iletmek. İletmek, bildirmek.

AKTARMA

Aktarmak işi. Bir yolcunun gideceği yere birkaç araç değiştirerek ulaşması. Bir kimsenin herhangi bir hakkını bir başkasına geçirmesini sağlayan iş, transfer. Alıntı. Bir oyuncunun topu kendi takımından bir başka oyuncuya göndermesi. Bir taşıttan başka bir taşıta geçme. Sürülmemiş tarlayı ilk veya ikinci kez sürme. Para aktarımı. Arıları bir kovandan ötekine geçirme.

ACAYİPLEŞMEK

Başkalaşmak, yadırganacak bir duruma gelmek.

ALELACAYİP

Çok acayip, bambaşka.

ALDIRTMAK

Alma işini başkasına yaptırmak.

ALDIRMAK

Alma işini yaptırmak. Sığdırmak. Vücuttan herhangi bir parçayı veya organı sağlık sebebiyle çıkarttırmak. Önem vermek, değer vermek. Başkasına kaptırmak. Getirtmek.

ALINTI

Bir yazıya başka bir yazarın yazısından alınmış parça, aktarma, iktibas. Başka bir dilden alınmış kelime.

ACIMAK

Tadı acı duruma gelmek, acılaşmak. Başkasının uğradığı veya uğrayacağı kötü bir duruma üzülmek. Merhamet etmek. Acılı, ağrılı olmak.

AĞIŞ

Ağma işi. Su buharının ve başka gazların yerden havaya doğru çıkışı, yağış karşıtı.

AKBABA

Akbabagillerden, başı ve boynu çıplak olan, dağlık yerlerde yaşayan, leşle beslenen, çok yüksekten uçarak keskin gözleriyle çok uzakları görebilen, iri ve yırtıcı bir kuş, kerkes (Vultur monachus). İhtiyar. Çıkarı için başkalarını sömüren.

ALİ

Yüce, yüksek. "Kurnazca ve haince düzen" anlamında Ali Cengiz oyunu, "çok zorba" anlamında Ali kıran baş kesen, "bir kimse birinden aldığını ötekine, ötekinden aldığını bir başkasına vererek işini yürütmek" anlamında Ali'nin külahını Veli'ye, Veli'nin külahını Ali'ye giydirmek deyimlerinde geçen bir söz.

ACINMAK

Acıma işine konu olmak. Başkasının hesabına üzülmek, yazıklanmak, yerinmek.

ADAY

Bir görev, bir iş için kendini ileri süren veya başkaları tarafından ileri sürülen kimse. Bir iş için yetiştirilmekte, eğitilmekte olan kimse, namzet.

AĞYAR

Başkaları, yabancılar, eller.

ALINTILAMAK

Bir yazıya başka bir yazarın yazısından cümle veya cümleler almak, alıntı yapmak, aktarmak, iktibas etmek.

AKTARICI

Dam kiremitlerini aktarıp kırıkları yenileyen kimse. Kaynak kişiden derlenen herhangi bir parçayı kitlelere duyuran ve yayan kimse. Görüntüyü bir bölgeden başka bir bölgeye ileten araç.

AHALİ

Aralarında aynı yerde bulunmaktan başka hiçbir ortak özellik bulunmayan kişilerden oluşan topluluk, halk. Bir yerde toplanan kalabalık.