Kelimeler arşivi içinde; başında "ayı" olan, toplam 140 adet kelime bulunmaktadır. ayı ile başlayan kelimeler listesini Scrabble, Kelimelik vb. gibi kelime bulma oyunları için veya Türkçe hakkında yapacağınız ders, araştırma veya ödev çalışmalarınızda kullanabilirsiniz.
Ayrıca sonu ayı ile biten kelimeler listesine ulaşmak veyahut içinde ayı olan kelimeler listesini incelemek isteyebilirsiniz. Bunlara ek olarak, kelimelerin anlamları için aşağıda bulunan "harfli kelimeler" bağlantılarından da faydalanabilirsiniz.
AYIKLANABİLMEK, AYIKLANIVERMEK, AYIKLATABİLMEK, AYIKLAYABİLMEK, AYIKLAYIVERMEK, AYIPLAYABİLMEK
AYIKLANABİLME, AYIKLANIVERME, AYIKLATABİLME, AYIKLAYABİLME, AYIKLAYIVERME, AYIPLAYABİLME
AYILTABİLMEK, AYIRDILANMAK, AYIRTABİLMEK
AYILABİLMEK, AYILTABİLME, AYINGACILIK, AYIRABİLMEK, AYIRIVERMEK, AYIRTABİLME, AYIRTLANMAK, AYIRTLAŞMAK, AYIRTMANLIK, AYIRTTIRMAK
AYIAPALAĞI, AYIHLANMAK, AYIKDIRMAK, AYIKLANMAK, AYIKLATMAK, AYIKLAYICI, AYILABİLME, AYILTILMAK, AYIMANTARI, AYIPENÇESİ, AYIPLANMAK, AYIPSANMAK, AYIPSINMAK, AYIPSIZLIK, AYIPSİNMEK, AYIRABİLME, AYIRICILIK, AYIRIVERME, AYIRLANMAK, AYIRTILMAK, AYIRTLAMAK, AYIRTTIRMA
AYIBACAĞI, AYIGİLLER, AYIGULAĞI, AYIHJAMAK, AYIKLAMAK, AYIKLANMA, AYIKLATMA, AYIKULAĞI, AYILAŞMAK, AYILDAMAK, AYILLAMAK, AYILTILMA, AYIPLAMAK, AYIPLANMA, AYIPSAMAK, AYIRTILMA, AYIRTSAMA, AYITLAMAK, AYIYEMİŞİ
AYIBOĞAN, AYICILIK, AYIERİĞİ, AYIKLAMA, AYILAMAK, AYILAŞMA, AYILTMAK, AYINGACI, AYINKACI, AYIPLAMA, AYIRTMAÇ, AYIRTMAK, AYIRTMAN, AYIRTTIK, AYITDERE, AYITLAMA
AYIĞIŞİ, AYIHMAH, AYIHMAK, AYIKLIK, AYIKMAK, AYILGAN, AYILMAK, AYILTMA, AYIMBET, AYINGEÇ, AYINPAÇ, AYIPLIK, AYIPSIZ, AYIRDIM, AYIRGAN, AYIRICI, AYIRMAÇ, AYIRMAK, AYIRTAÇ, AYIRTIM, AYIRTMA, AYIŞIĞI, AYIŞINI, AYITMAK
AYICIK, AYIKMA, AYILEN, AYILIK, AYILMA, AYILTI, AYIMŞA, AYINGA, AYINKA, AYIPLI, AYIRAÇ, AYIRAN, AYIRIK, AYIRIM, AYIRIŞ, AYIRMA, AYIRTI, AYIŞAM
AYIBA, AYICI, AYINA, AYIRD, AYIRT
AYIB, AYIF, AYIĞ, AYIH, AYIK, AYIL, AYIM, AYIN, AYIP, AYIT
AYI
AYI
Memelilerin etobur takımından, beş parmaklı, tabanlarına basarak yürüyen, yurdumuzda boz türü bulunan, iri gövdeli hayvan, kocaoğlan (Ursus arctos). Kaba saba olan insanlar için kullanılan bir seslenme sözü.
AYIKLANABİLMEK
Ayıklanma imkânı veya olasılığı bulunmak.
AYIKLANIVERME
Ayıklanıvermek işi.
AYIKLAYIVERME
Ayıklayıvermek işi.
AYIKLAYABİLMEK
Ayıklama imkânı veya olasılığı bulunmak.
AYIKLANABİLME
Ayıklanabilmek işi.
AYIKLATABİLME
Ayıklatabilmek işi.
AYIKLANIVERMEK
Çabucak ayıklanmak.
AYIKLATABİLMEK
Ayıklatma imkânı veya olasılığı bulunmak.
AYIPLAYABİLME
Ayıplayabilmek işi.
AYIRDILANMAK
Ayırtlanmak, ayıklanmak.
AYIPLAYABİLMEK
Ayıplama imkânı veya olasılığı bulunmak.
AYIKLAYABİLME
Ayıklayabilmek işi.
AYIKLAYIVERMEK
Çabucak ayıklamak.
AYIRTABİLMEK
Ayırtma imkânı veya olasılığı bulunmak.
AYILTABİLMEK
Ayıltma imkânı veya olasılığı bulunmak.
Bu bölümde tanımı içerisinde AYI geçen kelimeler listesi verilmiştir.
AÇIKLAYICI
Bir sorunu gerekli açıklığa kavuşturan. Kendinden önce gelen kelimeyi belirten, açıklayan (kelime veya kelimeler): "Atatürk, yeni Türkiye'nin kurucusu, daima saygı ile anılacaktır" cümlesindeki 'yeni Türkiye'nin kurucusu' sözü Atatürk adının açıklayıcısıdır.
ADA
Deniz veya göl suları ile çevrilmiş küçük kara parçası, cezire. Tali yoldan ana yola güvenli çıkışı sağlamak için tali yolun sağ tarafına yapılan, çizgilerle ayrılmış bölüm. Çevresi yollarla belirlenmiş olan arsa ve böyle bir arsayı kaplayan yapılar topluluğu. Kavşaklarda trafiği düzenleyici, yönlendirici veya ayırıcı olmak üzere bordürle sınırlandırılmış veya yer çizgileriyle belirlenmiş alan.
ABONELİK
Abone olma durumu. Belirli sayıda abonesi olan.
AÇMALIK
Kiri çıkarmak veya eşyayı iyice temizlemek için kullanılan her türlü madde.
ABANDONE
Boks sporunda dövüşemeyecek duruma gelen boksörün karşılaşmayı yarıda bırakması. Herhangi bir olay karşısında çaresiz duruma düşme.
ABAKÜS
Sayı boncuğu. Sütun başlığının üstüne yatay olarak konan ve kenarlarından biraz dışarı taşan taş blok.
ABRAŞ
Alaca benekli. Klorofil azlığından dolayı açık renkte lekeleri olan (bitki yaprağı). Cildin rengini bozup beyaz benekler ve lekeler yapan hastalık. Ters, kaba, görgüsüz (kimse). Deseni ve atkısı bozuk halı. Atın tüysüz yerlerinde görülen uyuza benzer bir hastalık. Çarpık, eğri, düzgün olmayan. Çilli, çopur yüzlü, gözleri açık renk olan (kimse).
ABONE
Süreli yayınları, parasını önceden ödeyerek alma işi. Bir şeyi sürekli olarak kullanmak için hizmeti verenle sözleşme yapan kimse, sürdürümcü. Bir yere gitmeyi alışkanlık hâline getiren (kimse).
ACE
servis sayısı.
ACI
Bazı maddelerin dilde bıraktığı yakıcı duyu, tatlı karşıtı. Kırıcı, üzücü, incitici, dokunaklı, kötü. Herhangi bir dış etken dolayısıyla duyulan rahatsızlık, ızdırap. Keskin, şiddetli. Çarpıcı, göz alıcı (renk). Tadı bu nitelikte olan. Ölüm, yangın, deprem vb. olayların yarattığı üzüntü, keder, elem.
ABULLABUT
Kaba saba ve anlayışsız (kimse). Biçimsiz ve kötü giyinen, giyimine özen göstermeyen (kimse).
ABARTI
Bir şeyi, bir olayı olduğundan büyük veya çok gösterme, mübalağa.
ABDEST
Müslümanların, belli ibadetleri yapabilmek için bir düzen içerisinde bazı organları yıkayıp bazılarını mesh etme yoluyla yaptıkları arınma.
AD
Bir kimseyi, bir şeyi anlatmaya, tanımlamaya, açıklamaya, bildirmeye yarayan söz, isim, nam. Canlı ve cansız varlıkları, duygu ve düşünceleri, çeşitli durumları bildiren kelime, isim. Sayma. Sayılma. Herkesçe tanınmış veya işitilmiş olma durumu.
AÇMAK
Bir şeyi kapalı durumdan açık duruma getirmek. Yakışmak, güzel göstermek. Engeli kaldırmak. Savaşla almak, fethetmek. Bir kuruluşu, bir iş yerini işler duruma getirmek. Sarılmış, katlanmış, örtülmüş veya iliklenmiş olan şeyleri bu durumdan kurtarmak. Birbirinden uzaklaştırmak. Satranç, poker vb. oyunları başlatmak. Ayırmak, tahsis etmek. Yarmak. Bir şeyi, bir yeri oyarak veya kazarak çukur, delik oluşturmak. Düğümü veya dolaşmış bir şeyi bu durumdan kurtarmak. Yapmak, düzenlemek. Avunmak veya danışmak üzere söylemek, içini dökmek. Alışverişi başlatmak. Görünür duruma getirmek. Geçit sağlamak. Bir toplantıyı, etkinliği başlatmak. Bulutların dağılmasıyla gökyüzü aydınlanmak. Ferahlık vermek. Bir konu ile ilgili konuşmak. Tıkalı bir şeyi bu durumdan kurtarmak. Sıkılganlığını, utangaçlığını gidermek. Rengin koyuluğunu azaltmak. Beğenmek. Bir aygıtı, bir düzeneği çalıştırmak. Alanını genişletmek.
AÇIKLAYICILIK
Açıklayıcı olma durumu.
ABAT
Bayındır. Şen, rahat.
AÇILMA
Açılmak işi. Bir grupta, sıraların jimnastik alıştırmaları için dağınık düzene girmesi. Bir film çekiminde karanlıkta başlayıp gittikçe aydınlanarak görüntülerin belirmesine dayanan noktalama. Çatlama.
AÇINIM
Açınma işi, inkişaf. Bir cismin yüzeylerinin açılıp bir düzlem üzerine yayılması, inkişaf.
AÇIORTAY
Bir açıyı, ölçüleri birbirine eşit olan iki açısal bölgeye ayıran doğru parçası.