Sonu AVAN ile biten kelimeler

Kelimeler arşivi içinde; sonunda "avan" olan, toplam 31 adet kelime bulunmaktadır. Sonu avan ile biten kelimeler listesinden; Türkçe hakkında yapacağınız ders ve araştırma çalışmalarında ya da Scrabble, Kelimelik vb. gibi kelime bulma oyunlarında kelime türetmek için faydalanabilirsiniz.

Bunun yanı sıra, başında avan olan kelimeler listesine ulaşmak veya içinde avan olan kelimeler listesini incelemek isteyebilirsiniz. Ayrıca, burada verilen kelimelerin tanımları için aşağıda bulunan "harfli kelimeler" bağlantılarını kullanabilirsiniz.

 
 

10 harfli kelimeler

YASAKSAVAN, NAHIRKAVAN

9 harfli kelimeler

ORTATAVAN

8 harfli kelimeler

PİŞTAVAN, PEYLAVAN, MARSAVAN, ACALAVAN, BAŞTAVAN, GALTAVAN, GOLLAVAN

7 harfli kelimeler

GILAVAN, SALAVAN, KILAVAN, KAZAVAN, KASAVAN, HASAVAN, GOGAVAN, AKYAVAN, PASAVAN, PARAVAN, KARAVAN, KAKAVAN

5 harfli kelimeler

HAVAN, GAVAN, ÇAVAN, KAVAN, YAVAN, TAVAN, SAVAN, RAVAN

Bazı kelimelerin anlamları

AVAN

Devlet memuru: Avanların yüzü soğuk olur. Obur. Hırsız. İri-yarı insan. Sert, titiz, sinirli. Vurucu kırıcı, zorba. Kurt: Avan yiyesi. Sürülmesi güç olan tarla. Vurucu, kırıcı, zorba. Sürekli ağlayan bebek. Zorba, fesatçı, kötü adam.

PEYLAVAN

Güreşçi. Pehlivan.

MARSAVAN

Sınır gözetçisi.

ACALAVAN

Aç açına, açken.

NAHIRKAVAN

Bir aralık.

BAŞTAVAN

Kalın kereste.

SALAVAN

1.Suyolu, suyun bölündüğü yer. 2.Suterazisi.

KAZAVAN

Kendini beğenerek, kasılarak yürüyen kimse.

GOLLAVAN

İrin.

ORTATAVAN

Ortancı, ikinci : Büyük yanımızda değil, ortancıl oğlan var. Oyunda ortadaki oyuncu. 4 cm. kalınlığında 30-35 cm. genişliğinde tahta.

KASAVAN

Palavra, yalan, abartılmış söz. Kibirli, onurlu, kendini beğenmiş.

GILAVAN

Gelin teli. Anlayışı az, düşüncesiz: Mustafa çok gılavan adam.

KILAVAN

Düğün halkı. Gömütlerin başına dikilen söğüt dalı.

GALTAVAN

Ağır, hantal, kof (hayvan için).

YASAKSAVAN

Kolay ve ucuz elde edilip, armağan verilen şey.

PİŞTAVAN

İçe ve dışa konulan iki hatılı çivi ile birbirine tutturan ağaç.

  -   -   -  

Anlamında AVAN bulunan kelimeler

Bu bölümde tanımı içerisinde AVAN geçen kelimeler listesi verilmiştir.

BEZEKÇİ

Duvar ve tavanları boyayıp birtakım resim veya şekillerle süsleyen kimse, nakkaş. Gelinleri süsleyen kadın.

ÇATI

Bir yapının, bir evin damını kuran parçaların bütünü. Bir yapıyı örten ve eğik yüzeyleri olan damın tahtadan iç yapısı. Belli bir maksada yönelik kimselerin oluşturduğu birlik. Özne, nesne durumlarına göre, belirli çatı eklerinin fiil kök veya gövdelerine getirilen türev, bina: Sevinmek (sev-in-), sevdirmek (sev-dir-), sevindirmek (sev-in-dir-) gibi. İnsan ve hayvanda iskeletin kuruluşu. Yapının tavanı ile damı arasındaki kullanılan yer. Birbirine çatılmış, çakılmış şeylerin bütünü. Barınılan, sığınılan yer. Hikâye, roman, piyes vb. edebî türlerde olay kuruluşu, kurgu.

AERODİNAMİK

Hareket hâlinde olan bir cisim üzerinde havanın yarattığı etkiyi inceleyen bilim. Gazların hareketini inceleyen bilim dalı. Bu bilim alanlarıyla ilgili olan.

AKINTI

Akma işi. Sıvı yapıştırıcıların ağaç yüzeylerine gereğinden çok sürülmesi ile oluşan durum. Hastalık sebebiyle vücudun herhangi bir yerinden sulu madde akması. Havanın veya suyun herhangi bir yöne doğru yer değiştirmesi, akım, cereyan. Eğiklik, eğim, meyil. Çam türü ağaçlarda bulunan reçinenin eriyerek akması olayı.

AVANTAJLILIK

Avantajlı olma durumu.

ALDANMAK

Görünüşe bakarak yanlış bir yargıya varmak, yanılmak. Hayal kırıklığına uğramak. Havanın birden ısınmasıyla zamansız açan çiçek, soğuk sebebiyle donmak. Bir hileye, bir yalana kanmak. Avunmak, oyalanmak.

ÇIĞ

Dağın bir noktasından kopup yuvarlanan ve yuvarlandıkça büyüyen kar kümesi. Bölme veya paravana.

AVİZE

Tavana asılan, şamdanlı, lambalı, cam veya metal süslü aydınlatma aracı.

BERİLYUM

Atom numarası 4, atom ağırlığı 9,013, yoğunluğu 1,84 olan, 2970 °C'de eriyen, zümrüt vb. taşların birleşiminde bulunan, havanın etkisine karşı ince bir oksit tabakasıyla kaplı element (simgesi Be).

BÖN

Budala, saf, avanak, ahmak.

ÇANDI

Çivisiz, birbirine geçirilme yöntemine göre kesilmiş hazır kereste. Tahta kapak ya da tavan.

BAROSKOP

Havanın içinde bulunduğu cisimlerin ağırlığı üzerine yaptığı hafifletici etkiyi gösteren ve havası boşaltılabilen bir fanus içinde terazisi bulunan fizik cihazı.

BOĞUMLANMA

Boğumlanmak işi. Ciğerlerden gelen havanın, ağız ve burundaki çeşitli nokta ve bölgelerde engellemeye uğrayarak ses olarak çıkması, telaffuz, artikülasyon.

AVANTACILIK

Avantacı olma durumu.

AVANAKLIK

Avanak olma durumu, avanakça davranış.

BAĞDADİ

Ağaç direkler üzerine çakılmış çıtalara sıva vurularak yapılmış olan (duvar veya tavan). Yapılarda kullanılan çıta. 0,0501 gram olan ağırlık ölçü birimi.

BALLIBABAGİLLER

Nane, lavanta çiçeği, kekik vb. kokulu bitkileri içine alan ve iki çenekli bitişik taç yapraklılardan oluşan bir familya.

ALÇICI

Alçı taşını çıkaran kimse. Tavan ve duvarların alçı ile kaplanmasında çalışan işçi.

AVANAKÇA

Avanak gibi, avanağa yakışır bir biçimde.

ASKI

Üzerine herhangi bir şey asmaya yarar nesne. Elbise, gömlek, tişört, ceket gibi elbiselerin kırışmadan düzgün bir biçimde elbise dolabına asılması için insan omzu biçiminde tasarlanmış, bazılarının altında pantolon asmak için düz bir çıta, bazılarının her iki kenarında etek asmak için çengel bulunan alet, elbise askısı. Saz şairleri arasında yapılmış olan deyiş yarışında üstün gelene verilmek için duvara asılan kumaş, tabanca vb. ödül. İpek böceğinin kozasını sarması için yanına konulan çalı çırpı. Düğünlerde geline yakınları tarafından takılan hediye. Artırma, eksiltme vb. resmî iş ilanlarının ilgili daire duvarında belli bir zaman süresince asılı durması. Kadınların kullandığı altın dizisi veya zincirli mücevherat. Hastanelerde kırık kol veya bacakların asılarak tutturulduğu araç. Gelinin odasına asılan süs. Yeni yapılmış olan yapıların çatısına, ev sahibi tarafından usta için veya düğün arabalarına düğün sahibi tarafından arabacı için armağan olarak asılan kumaş. Pantolon veya giysilerin düşmesini önlemek için omuzdan aşırılan bağ. Çay, kahve taşımaya yarar kahveci tepsisi, fener. Saklanmak için tavana asılmış dizi veya hevenk.