Kelimeler arşivi içinde; sonunda "atık" olan, toplam 22 adet kelime bulunmaktadır. Sonu atık ile biten kelimeler listesinden; Türkçe hakkında yapacağınız ders ve araştırma çalışmalarında ya da Scrabble, Kelimelik vb. gibi kelime bulma oyunlarında kelime türetmek için faydalanabilirsiniz.
Bunun yanı sıra, başında atık olan kelimeler listesine ulaşmak veya içinde atık olan kelimeler listesini incelemek isteyebilirsiniz. Ayrıca, burada verilen kelimelerin tanımları için aşağıda bulunan "harfli kelimeler" bağlantılarını kullanabilirsiniz.
TATLIKATIK
MAMATATIK, AKÇAKATIK, AKÇAGATIK, AHCIKATIK, AKCAKATIK
BALKATIK, YILMATIK
YARATIK, AKKATIK, ORNATIK
YATIK, FATIK, GATIK, KATIK, NATIK, PATIK, SATIK, TATIK, ÇATIK, BATIK
ATIK
ATIK
Hastane, ev, fabrika vb. yerlerde kullanılmış, artık işlenemez veya çevre için zarar oluşturan her türlü madde. Atılmış, atılan. Üretimden tüketime kadar olan tüm aşamalarda ortaya çıkan ve kullanıcının artık işine yaramayan maddelerin tamamı.
YATIK
Dik olmayan, eğik, yatırılmış bir durumda olan. Çevrilmiş, devrik. Zamanla dayanıklılığını yitirmiş. Yayvan su kabı.
KATIK
Ekmekle karın doyurmak gerektiğinde, ekmeğe katılan peynir, zeytin, helva vb. yiyecek. Yağı alınmış yoğurt, ayran.
AKKATIK
Kışa saklanmak üzere kurutulan, yağlı, süzülmüş yoğurt. Yağlı sütten yapılan yoğurt. Yoğurdun üzerinden alınıp bir yerde biriktirilen kaymak. Süt.
AKÇAGATIK
Yağlı ve süzülmüş yoğurttan yapılan ve kışa saklanan bir çeşit peynir.
AKÇAKATIK
Yağlı ve süzülmüş yoğurttan yapılan ve kışa saklanan bir çeşit peynir.
BALKATIK
Tatlı gelen, ağıza tat veren katık: Sağ olana soğan ekmek balkatık.
FATIK
Fıtık.
TATLIKATIK
Yağı alınmamış yoğurttan yapılan bir çeşit peynir.
AHCIKATIK
Yoğurttan yapılan bir çeşit peynir.
MAMATATIK
Anlayışsız, aptal.
GATIK
Ayran. Bir şeye karıştırılan katık.
YILMATIK
Düzgün, parlak.
YARATIK
Yaratılmış canlı varlık, mahluk.
ORNATIK
Özdeciğin bir öğeciği, topağı yerine geçmiş başka bir öğecik ya da topak.
AKCAKATIK
Ayran. Kışa saklanmak üzere kurutulan, yağlı, süzülmüş yoğurt. Yağlı ve süzülmüş yoğurttan yapılan ve kışa saklanan bir çeşit peynir.
Bu bölümde tanımı içerisinde ATIK geçen kelimeler listesi verilmiştir.
ÇEKİK
Yanlara doğru çekilerek gerilmiş gibi olan. İçeriye doğru kaçmış, batık.
DİK
Yatay bir düzleme göre yer çekimi doğrultusunda bulunan, eğik olmayan. Sert, kalın, tok (ses). Ters, aksi (söz). Birbirine dikey olan doğrulardan oluşmuş. Sert (bakış). Yatık durmayan, sert. Kaba, yersiz (davranış).
İLİŞKEN
Deniz dibinde batık ve atıkların oluşturduğu tabaka.
HORTLAK
Mezardan çıkarak insanları korkuttuğuna inanılan yaratık. Hortlamış.
GİDER
Bir iş için harcanan paranın bütünü, masraf. Binalarda ortak kullanımla ilgili atık suların merkezî kanalizasyona iletilmesini sağlayan boru hattı. Gelecekte sağlanacak değerler karşılığı yapılmış olan harcamalar.
İNTAK
Konuşturma söyletme. Kişileştirilen varlıklara, hayalî yaratıklara söz söyletme sanatı, dillendirme.
DESTUR
İzin, müsaade. (destu:r) "Yol verin, savulun, izin verin" anlamlarında kullanılan bir söz. (destu:r) Karanlık, ıssız yerlere pis veya atık su dökerken cin çarpmasın diye yüksek sesle söylenen bir söz.
ÇATKIN
Çatık.
CİN
Dinî inanışa göre duyularla kavranamayan, insanlar gibi irade ve anlama yeteneğine sahip, ilahi emirlere uymakla yükümlü tutulan yaratık. Masallarda göze görünmeyen, türlü biçimlere girebilen, iyilik de kötülük de yapabilen yaratık. Akıllı, zeki, uyanık kimse. Buğday, arpa, yulaf vb.nden elde edilen ve ardıçla kokulandırılan bir alkollü içki türü, ardıç rakısı. Pamuklu, kalın kumaştan giysi veya pantolon.
BASTON
Yürürken dayanmaya yarayan, ağaç veya metalden yapılmış olan araç. Geminin baş tarafındaki yatık direğin dışarıya doğru uzanan parçası.
BOŞALTI
Boşaltım. Vücuttan atılan dışkı, balgam, idrar vb. atıkların genel adı.
ÇATIKLIK
Çatık olma durumu.
HAYVAN
Duygu ve hareket yeteneği olan, içgüdüleriyle hareket eden canlı yaratık. At, eşek, katır gibi türlü hizmetlerde kullanılan yaratık. Kızılan bir kimseye söylenen bir söz. Akılsız, duygusuz, kaba, hoyrat (kimse).
ÇATILDAMAK
Çatık duruma gelmek.
GERMEN
Canlı yaratıklarda gametlere dayanan ve gametlerle taşınan üreme ögelerinin tümü.
DOĞAL
Doğada olan, doğada bulunan. Olağan, alışılmış, her zamanki gibi olan, beklenildiği gibi. Yapmacık olmayan. Kendiliğinden olan, insan eliyle yapılmamış, yapay karşıtı. Doğada rastlandığı gibi, doğaya uygun olan, doğa güçlerine, kurallarına uyan, tabii, natürel. Katıksız, saf. Sağduyuya, mantığa, olağan düzene uygun olan.
CAĞ
Parmaklık, korkuluk. Hamam, duş, banyo vb. yerlerde atık suyun akmasını sağlayan delik. Lavabo, banyo. Büyük bez veya deri torba, cav.
ABUS
Somurtkan (kimse). Çatık, asık (yüz). Garip, acayip.
ÇATIKLAŞMAK
Çatık duruma gelmek.
CANLI
Canı olan, diri, yaşayan. Hareketli, hayat dolu, dinamik. Güçlü, etkili. Yaşayıp yer değiştirebilen yaratık, hayvan. Dikkat çekici, göz alıcı, parlak (renk), ateş parçası. Canlı yayın. Hareketli, hayat dolu, dinamik bir biçimde.