Kelimeler arşivi içinde; sonunda "atı" olan, toplam 78 adet kelime bulunmaktadır. Sonu atı ile biten kelimeler listesinden; Türkçe hakkında yapacağınız ders ve araştırma çalışmalarında ya da Scrabble, Kelimelik vb. gibi kelime bulma oyunlarında kelime türetmek için faydalanabilirsiniz.
Bunun yanı sıra, başında atı olan kelimeler listesine ulaşmak veya içinde atı olan kelimeler listesini incelemek isteyebilirsiniz. Ayrıca, burada verilen kelimelerin tanımları için aşağıda bulunan "harfli kelimeler" bağlantılarını kullanabilirsiniz.
ÇARDAKÇATI
SARAYPATI, BAĞRIKATI, BEŞİKÇATI, BÖRTÜBATI, ŞAHİNÇATI, ŞEYTANATI, ÇADIRÇATI, KUZEYBATI, DESSANATI, KASIMPATI, GÜNEYBATI, YAYLAÇATI, KIRMAÇATI, GİDİPBATI, ZAMANKATI
MALAKATI, İPEKMATI, DEREÇATI, ÇATIPATI, ÖZALDATI, GELİNATI, PAPAZATI, KARASATI, APSUMATI, APSOMATI, APSIMATI, DENİZATI, AĞAÇÇATI, YARIKATI
ARAYATI, GÜLÇATI, YOLÇATI, YERKATI, KATKATI, KUMÇATI, KASKATI, YAĞMATI, DAĞÇATI, ÇAYÇATI, TUMBATI, ÇARKATI, TALTATI, ALAÇATI, PATPATI, ARABATI
SUÇATI, YELATI, SUCATI, ANLATI, GUBATI, AĞLATI, BAYATI, DONATI, YARATI, AKÇATI, ALDATI, BOYATI, CİNATI, HAYATI, ELÇATI, EVRATI
ANATI, UZATI
ZATI, CATI, BATI, GATI, ÇATI, FATI, KATI, SATI, VATI, TATI, YATI, MATI, PATI
ATI
ATI
Düğün bahşişi.
DESSANATI
Rençberlik. (Aşağıdinek Şarkikaraağaç Isparta).
ŞEYTANATI
Bisiklet.
BÖRTÜBATI
Pişmiş yemek. (Hacılar Güdül Ankara) Hayvanların ısırmalarını önlemek amacıyla ağız kesimlerine geçirilen aygıt. (Kemalpaşa İzmir; Terme-Son; Çerkezgüveyi Fatsa Ordu).
ŞAHİNÇATI
Kastamonu şehrinde, Taşköprü ilçesi, merkez bucağına bağlı bir yerleşim birimi.
GİDİPBATI
Gidiyor anlamında kullanılır.
BAĞRIKATI
Merhametsiz kişi.
SARAYPATI
Güzel çiçekleri için yetiştirilen bir süs bitkisi (Callistephus sinensis).
ÇARDAKÇATI
Kars ili, Karakurt bucağına bağlı bir bölge.
GÜNEYBATI
Güneyle batı arasındaki yön.
KUZEYBATI
Kuzeyle batı arasındaki yön.
KIRMAÇATI
(Mimarlık) Dört yüzeyli çatı olup, yapının dar yüzlerine bakan çatı yüzeyleri üçgen, geniş yüzlerine bakanları da ikizkenar yamuk biçimindedir. a. bk. beşikçatı, çadırçatı, sundurma çatı, mansard çatı.
BEŞİKÇATI
(Mimarlık) Mahya aşığından başlayarak yalnız iki yana eğimi olan çatı. a. bk. çadırçatı, sundurma çatı, kırmaçatı, oturma çatı.
ÇADIRÇATI
(Mimarlık) Ortasından başlayarak dört bir yöne eğik yüzeyleri olan çatı. a. bk. beşikçatı, sundurmaçatı.
YAYLAÇATI
Samsun ilinde, Çakıralan bucağına bağlı bir yerleşim bölgesi.
KASIMPATI
Birleşikgillerden, çiçekleri iri, katmerli ve türlü renkte, sonbahardan kışa değin açan bir süs bitkisi, krizantem (Chrysanthemum).
Bu bölümde tanımı içerisinde ATI geçen kelimeler listesi verilmiştir.
AĞINMAK
Hayvan yere yatıp yuvarlanmak.
ACAR
Atılgan. Güçlü ve becerikli, çevik, enerjik. Yeni. Güneybatı Kafkasya'nın Türkiye sınırına yakın bölgesinde yaşayan bir halk, Acara.
AĞDA
Kaynatılarak çok koyu ve yapışkan bir macun durumuna getirilen pekmez veya limonlu şeker eriyiği. Şekerle yapılmış olan ürünlerin hazırlanması veya beklemesi sırasında şekerin ulaştığı koyuluk.
AĞARTILMAK
Temizlenmek, beyazlatılmak.
AKICILIK
Akıcı olma durumu. Söz, yazı ve anlatımın akıcı olma özelliği, selaset.
AĞNAMAK
Hayvan, yere yatıp yuvarlanmak.
AĞIZLIK
Bir ucuna sigara takılan, öbür ucundan nefes çekilen çubuk biçimindeki araç. Hayvanın ısırmasına, zararlı bir şey yemesine engel olmak için ağzına takılan tel, deri vb. kafes. Nefesli çalgılarda ağza gelen yer. Kuyu bileziği. Su tesisatında su alıp vermeye yarayan vanalı uç. Yemiş küfelerinin üzerine yapraklı dallarla yapılmış olan kapak. Telefon vb. cihazlarda ağza yaklaştırılan bölüm. Huni. Bir şeyin başladığı yer. Dokumacılıkta çözgünün açılıp kapandığı ve içinde mekiğin geçtiği yer.
ABONMAN
Bir satıcı veya kamu kuruluşu ile alıcılar arasında yapılmış olan anlaşma, sürdürüm. Abone olma durumunu gösteren belge. Kent içinde ulaşımı sağlayan otobüslerde para yerine geçen bilet veya kart.
ABUS
Somurtkan (kimse). Çatık, asık (yüz). Garip, acayip.
AÇMAZ
Satranç oyununda şahı koruyan taşlardan birinin yerinden oynatılamaması durumu. Tuluatta karşısındakine bir nükte veya tekerleme söyleme kolaylığını veren söz. İçinden zor çıkılır durum.
AKAMBER
Özellikle amber balığının bağırsaklarından çıkarılan, kül renginde, yapışkan, bükülgen ve misk gibi kokusu olan bir taş. Sıcak ülkelerde yetişen bir ağaçtan elde edilen katı, güzel kokulu reçine.
ACIMASIZ
Acıma duygusu olmayan, katı yürekli, merhametsiz. Acıma duygusu olmadan, merhametsizce.
AÇIKLAMAK
Bir konuyla ilgili gerekli bilgileri vermek, izah etmek. Açıkça söylemek, ifşa etmek. Belirtmek, göstermek, açığa vurmak, izhar etmek. Bir sorunla ilgili aydınlatıcı bilgi vermek, tavzih etmek. Bir sözün, bir yazının ne anlatmak istediğini belirtmek, yorumlamak.
ADIM
Yürümek için yapılmış olan ayak atışlarının her biri. Bir yarışın belirli uzaklığı kapsayan bölümlerinden her biri, etap. Ayakta, esas duruşta, bir ayağın türlü yönlerde iki ayak boyu kadar yer değiştirmesi. Girişim, hamle. Bir ayak atışıyla alınan ve uzunluğu yaklaşık 75 santimetre olan mesafe. Bir gösterge ucunun eş olarak ayrılmış yaylardan biri boyunca aldığı yol. İki diş arasındaki aralık.
ACILI
Acı katılmış olan. Acısı olan, kederli.
AKICI
Akma özelliği olan. Kesintisiz. Kolay anlaşılabilen, okunabilen, anlamca açık (anlatım), selis.
ABRAŞ
Alaca benekli. Klorofil azlığından dolayı açık renkte lekeleri olan (bitki yaprağı). Cildin rengini bozup beyaz benekler ve lekeler yapan hastalık. Ters, kaba, görgüsüz (kimse). Deseni ve atkısı bozuk halı. Atın tüysüz yerlerinde görülen uyuza benzer bir hastalık. Çarpık, eğri, düzgün olmayan. Çilli, çopur yüzlü, gözleri açık renk olan (kimse).
AGREGA
Katışmaç.
AĞIRLAMAK
Konuğa saygı göstererek onun her türlü rahatını, gereksinimini sağlamak, ikram etmek, izaz etmek.
AGANTA
Yısa veya laçka edilmekte olan bir halatın ve zincirin kısa bir süre elde tutulup bırakılmaması için verilen emir.