ALEY ile başlayan kelimeler

Kelimeler arşivi içinde; başında "aley" olan, toplam 12 adet kelime bulunmaktadır. aley ile başlayan kelimeler listesini Scrabble, Kelimelik vb. gibi kelime bulma oyunları için veya Türkçe hakkında yapacağınız ders, araştırma veya ödev çalışmalarınızda kullanabilirsiniz.

Ayrıca sonu aley ile biten kelimeler listesine ulaşmak veyahut içinde aley olan kelimeler listesini incelemek isteyebilirsiniz. Bunlara ek olarak, kelimelerin anlamları için aşağıda bulunan "harfli kelimeler" bağlantılarından da faydalanabilirsiniz.

 
 

12 harfli kelimeler

ALEYKÜMSELAM

11 harfli kelimeler

ALEYHTARLIK

10 harfli kelimeler

ALEYİSELAM

8 harfli kelimeler

ALEYHTAR

7 harfli kelimeler

ALEYÇİK, ALEYÇİN

6 harfli kelimeler

ALEYİŞ, ALEYLİ

5 harfli kelimeler

ALEYH, ALEYİ, ALEYO

4 harfli kelimeler

ALEY

Bazı kelimelerin anlamları

ALEY

Hep, bütün. Soy sop, sülâle: Onların aleyi çoktur. Alay (askeri) (Kuşu). Alay. Alay kalabalık grup.

ALEYHTAR

Karşı olan, karşıtçı.

ALEYO

Ağlıyor (Kuşu).

ALEYLİ

Küme küme, yer yer: Buğday aleyli bitmiş.

ALEYH

Bir şeyin veya bir kimsenin karşısında olma, leh karşıtı.

ALEYKÜMSELAM

"Esenlik, selamet sizin de üzerinize olsun" anlamında kullanılan bir söz.

ALEYİSELAM

Aleyhisselam.

ALEYÇİN

Çiçeği dökülmüş çiğdem.

ALEYÇİK

Üzeri dal veya hasırla örtülen çoban evi, tarla, bostan, bağ kulübesi, çardak. İçinde kaymak tutturmak için ağaç dallarından veya ince tahtadan yapılan kulübe.

ALEYİ

Alayı, tamamı. Tümü, hepsi.

ALEYİŞ

Ağlayış.

ALEYHTARLIK

Bir işe, harekete veya düşünceye karşı olma, karşıtçılık.

  -   -   -  

Anlamında ALEY bulunan kelimeler

Bu bölümde tanımı içerisinde ALEY geçen kelimeler listesi verilmiştir.

DAVALAŞMAK

Birbiri aleyhinde mahkemeye başvurmak.

MÜZEVİRLEMEK

Birinin başkası aleyhine yaptıkları veya söylediklerini karşı tarafa iletmek, ara bozmak.

GALEYANLI

Galeyana gelmiş olan.

PENALTI

Ceza atışı. Elemeli futbol maçlarının sonrasındaki eşitlik durumlarında takımların birbirlerine üstünlük sağlamaları için rakip kaleye en az beşer kez yaptığı vuruş.

LEH

Bir şeyden veya bir kimseden yana olma, aleyh karşıtı. Polonyalı.

KOREOGRAF

Baleyi oluşturan adım ve figürleri düzenleyen sanatçı. Defile, müzikli gösteri vb. gösterilerdeki programın genel hatlarını düzenleyen kimse. Koreografi eserleri yazarı.

OLUMSUZ

Yapıcı ve yararlı olmayan, hiçbir sonuca ulaşmayan, gözetilen amaca veya beklenilene uygun olmayan, menfi, negatif. Onaylamayan, kabul etmeyen, aleyhte olan. Davranışları beğenilmeyen, yıkıcı düşünceleri olan, zararlı, menfi. Olumsuzluk anlatan (kelime, cümle), menfi. Bir şeyi inkâr eden, inkâr veya ret özelliği taşıyan.

BARBAR

Uygarlaşmamış (kavim, topluluk). Kaba saba, ilkel. Kaba ve kırıcı. Birlikte. Gürültücü, patırtıcı kişi. Palavracı. Sert, haşin kişi. Atak: Barbar bir çocuk. Yabancı. Bir kimsenin aleyhinde bulunan, kötülük yapan. Gelişigüzel, saygısızca konuşan. Greklerle Romalıların, kendi kültür çevreleri dışında kalan budunlar için kullandıkları terim.

LİBRETTO

Bir operanın sözlerinin yazılı bulunduğu kitap. Bir pandomimi veya baleyi açıklayan kitap.

FUTBOL

Topu, kafa veya ayak vuruşları ile karşı kaleye sokma kuralına dayanan ve on birer kişilik iki takım arasında oynanan top oyunu, ayak topu.

KALECİ

Bazı top oyunlarda kalenin önünde durarak topun kaleye girmesini önlemekle görevli oyuncu, file bekçisi.

KRİKET

On birer kişilik iki takım arasında, küçük ve ağır bir topu, ucu kıvrılmış sopalarla vurarak karşı kaleye sokmak amacıyla oynanan bir oyun.

GOL

Futbol, hentbol, hokey ve buz hokeyi maçlarında topun kaleye sokulmasıyla kazanılan sayı.

KARŞITÇI

Bir işe, davranışa veya düşünceye karşı çıkan, karşı olan, aleyhtar.

ÇELTİKKARGASI

Karaleylek.

ATAŞLANMAK

Şehveti galeyana gelmek. Gübre buğulanmak. Coşmak, kaynaşmak: Arıla ataşlandı mı durma gaç.

KOREOGRAFİ

Dans adımlarının kâğıda geçirilmesi. Bir baleyi oluşturan adım, figür ve anlatımların bütünü. Defile, müzikli gösteri vb. gösterilerdeki programın genel hatları.

DAVALI

Dava edilen (kimse), müddeialeyh. Dava konusu olan. Davası olan (kimse).

COŞMAK

Duygu ve düşünceleri güçlü bir tepki ile dışarı vurmak, galeyan etmek. Heyecanlanmak, içten içe kaynamak, aşırı duygulanmak. Doğa olaylarından herhangi biri birdenbire çoğalıp hızlanmak.

COŞMA

Coşmak işi, galeyan.