Sonu AKIŞ ile biten kelimeler

Kelimeler arşivi içinde; sonunda "akış" olan, toplam 14 adet kelime bulunmaktadır. Sonu akış ile biten kelimeler listesinden; Türkçe hakkında yapacağınız ders ve araştırma çalışmalarında ya da Scrabble, Kelimelik vb. gibi kelime bulma oyunlarında kelime türetmek için faydalanabilirsiniz.

Bunun yanı sıra, başında akış olan kelimeler listesine ulaşmak veya içinde akış olan kelimeler listesini incelemek isteyebilirsiniz. Ayrıca, burada verilen kelimelerin tanımları için aşağıda bulunan "harfli kelimeler" bağlantılarını kullanabilirsiniz.

 
 

10 harfli kelimeler

TARMATAKIŞ

8 harfli kelimeler

İÇEBAKIŞ, TÜMBAKIŞ

7 harfli kelimeler

BIRAKIŞ, KARAKIŞ

6 harfli kelimeler

ALAKIŞ

5 harfli kelimeler

BAKIŞ, ÇAKIŞ, KAKIŞ, YAKIŞ, NAKIŞ, SAKIŞ, TAKIŞ

4 harfli kelimeler

AKIŞ

Bazı kelimelerin anlamları

AKIŞ

Akma işi. Belirlenen biçimde, kurallarına ve doğasına uygun olarak gerçekleşme. Akın. Geçip gitme, sürüp gitme.

YAKIŞ

Yakma işi.

BAKIŞ

Bakma işi.

İÇEBAKIŞ

Bireyin kendi düşünce, duygu ve güdülerini çözümlemesi. Yetişmiş bir deneycinin bilinçlilik öğelerini çözümlemesi işlemi. İnsanın düşünme yoluyla kendi kendini gözlemesi. Yapısal ruhbilimde, deneğin bilincinde olanları izleyerek ruhsal süreçlerin özellik ve nitelikleri hakkında bilgi verme durumu. Davranış ve tutumların temelinde yatan güdüleri, eğilimleri açığa çıkarmak üzere başvurulan ve bireyin kendisini derinliğine gözlemesini öngören yordam.

TÜMBAKIŞ

Bir bilimin ya da öğretim konusunun tümüne kısa bakış. Bir filmin konusunun kısa özeti ya da bir senaryonun taslağı.

ÇAKIŞ

Çakma işi.

NAKIŞ

Genellikle kumaş üzerine renkli iplikler veya sırma ve sim kullanarak elle, makineyle yapılan işleme, el işi, ince iş. Özellikle duvar ve tavanları süslemek için yapılan resim. Beste ve semainin, dört yerine iki haneli olanı. Hile. İpekböceğinin üçüncü değişim uykusu, küçük aladı. (Resim). Osmanlılarda, resim, duvar resmi ve süsleme. Bugün, kadınların yaptıkları elişleri. a. bk. bezekleme, örge. Renkli keçe kalıbı. (Bor Niğde).

ALAKIŞ

Az yağışlı, yarı güneşli hava: Bu gün hava alakışlı geçti.

KAKIŞ

Kakma işi.

TARMATAKIŞ

Altüst olmuş, karmakarışık.

TAKIŞ

İleri çıkık (alın için). Teke. Yumru, çıkıntılı.

KARAKIŞ

Kışın ilk ayları.

BIRAKIŞ

Bırakma işi.

SAKIŞ

Fikir, düşünce.

  -   -   -  

Anlamında AKIŞ bulunan kelimeler

Bu bölümde tanımı içerisinde AKIŞ geçen kelimeler listesi verilmiştir.

AMERİKANVARİ

Amerikalıya yakışan bir biçimde, Amerikalı gibi.

AHMAKÇA

Biraz ahmak. (ahma'kça) Ahmağa yakışır bir biçimde, aptalca, angutça.

AKIŞKANLAŞTIRMAK

Akışkan duruma getirmek.

AKIŞKANLAŞTIRMA

Akışkanlaştırmak işi. Akışkanların niteliğini düzeltmek üzere yoğunlaşmış bir akım içinde parçacıkların yüzmesini sağlayan yöntem.

AKIŞKANLAŞMAK

Akışkan duruma gelmek.

AKIŞKANLIK

Akışkan olma durumu. Para ve ticaretle ilgili işlemlerde kullanılabilecek durumda olan satın alma gücü, likidite. Kolaylıkla paraya çevrilebilme özelliği fazla olan varlıklar, likidite.

AKIŞKANLAŞMA

Akışkanlaşmak durumu.

AKIŞMALI

Akışma özelliği olan.

AKIŞMASIZ

Akışma özelliği olmayan.

AÇIKGÖZLÜLÜK

Açıkgöz olanın durumu. Açıkgöze yakışacak davranış.

AÇILIM

Açılma işi. Herhangi bir konuyla veya sorunla ilgili olarak düşünce ve uygulamalarda yeni koşulların gerektirdiği değişiklikleri veya yenilikleri yapma. Yeni bir bakış açısı getirme. Sağ açıklık. Bir kısaltma veya formülün açık biçimi.

AKIŞMAZLIK

Akışmaz veya durağan maddenin durumu.

AÇMAK

Bir şeyi kapalı durumdan açık duruma getirmek. Yakışmak, güzel göstermek. Engeli kaldırmak. Savaşla almak, fethetmek. Bir kuruluşu, bir iş yerini işler duruma getirmek. Sarılmış, katlanmış, örtülmüş veya iliklenmiş olan şeyleri bu durumdan kurtarmak. Birbirinden uzaklaştırmak. Satranç, poker vb. oyunları başlatmak. Ayırmak, tahsis etmek. Yarmak. Bir şeyi, bir yeri oyarak veya kazarak çukur, delik oluşturmak. Düğümü veya dolaşmış bir şeyi bu durumdan kurtarmak. Yapmak, düzenlemek. Avunmak veya danışmak üzere söylemek, içini dökmek. Alışverişi başlatmak. Görünür duruma getirmek. Geçit sağlamak. Bir toplantıyı, etkinliği başlatmak. Bulutların dağılmasıyla gökyüzü aydınlanmak. Ferahlık vermek. Bir konu ile ilgili konuşmak. Tıkalı bir şeyi bu durumdan kurtarmak. Sıkılganlığını, utangaçlığını gidermek. Rengin koyuluğunu azaltmak. Beğenmek. Bir aygıtı, bir düzeneği çalıştırmak. Alanını genişletmek.

AKIŞMAZ

Dış etkenlerin tesiriyle akışmazlığı değişmeyen, durağan.

AKIŞKAN

Akış özellikleri gözlenebilen (sıvı veya gaz), seyyal.

AMCALIK

Amca olma durumu. Amcaya yakışan davranış.

AKIŞMA

Akışmak işi. Bir sıraya gelen ses, hece veya kelimelerin birbirleriyle uyuşarak kulağa hoş ve dile kolay gelen bir bütün oluşturması.

AKIM

Akma işi. Sanatta, siyasette, düşünce hayatında ortaya çıkan yeni bir görüş, yöntem, hareket, cereyan, tarz. Debi. Hava, su vb. akışkan maddelerin veya elektrik yüklerinin belli bir yönde akışı, yer değiştirmesi, cereyan.

ABANİ

Genellikle sarık, bohça, kundak ve yorgan yüzü yapımında kullanılan, zemini beyaz, üzerinde safran renginde nakışlar bulunan ipek kumaş. Bu kumaştan yapılmış.

AÇILMAK

Açma işine konu olmak. Kendine gelmek, biraz iyileşmek, ferahlamak. Kıyıdan uzaklaşmak. Yeni bir bakış açısı getirmek. Renk koyuluğunu yitirmek. Kapı, yol vb. geçit vermek. Gereken güce ulaşmak. Kuruluşlar ilk kez veya yeniden işe başlamak. Sıkılması, çekinmesi, tutukluğu kalmamak. Herhangi bir konuyla veya sorunla ilgili olarak düşünce ve uygulamalarda yeni koşulların gerektirdiği değişiklikleri veya yenilikleri yapmak. Ayrıntıya girmek. Sırrını, üzüntüsünü, sorunlarını birine söylemek. Genişlemek, bollaşmak. İşini gereğinden veya yapabileceğinden geniş tutmak. Delinmek, yırtılmak. Sis, karanlık, duman vb. dağılmak, yoğunluğunu yitirmek.